Ağız Ve Nefes Kokusu Gazları Kanser Yapar Mı, Hangi Hastalıkları Yapar?

Tip 1 ağız kokusunun başlıca gazları uçucu kükürtlü bileşikler (UKB) dir. En baskın olan gaz hidrojen sülfit (H2S) tir. H2S gazını koklayarak algılama sınırı insandan insana değişmekler birlikte 10 ppb den 700 ppb ye kadardır. Salya içinde 0.05 -0.1 ppm konsantrasyonda iken tat vermeye başlar (WHO, 1993). Sağlıklı bireylerde H2S konsantrasyonu en çok 1-2 ppm’e kadar çıkar (Springfield J, Suarez FL, 2000). Bizim toplumuzda 5-10 pm’e kadar yükselen H2S konsantrasyonları ölçülebilmektedir. Bu sayılar periodontal cep içerisinde 1000 ppm’e kadar yükselir. Bu konsnatrasyon fevkalade toksiktir. Organizma metilasyon ve demetilasyon ile bu H2S ten kurtulur (Levit MD, et al., 1999) (Levine J, 1998). Bu kaçış, ortamda metil sülfit ve dimetilsülfit oluşması demektir. Diğer hangi gazlarının neler olduğu bu sayfada anlatılmıştır

  • UKB ağızdaki dokulara temas ettiğinde şunları yapabilir:
  • Diş eti epitel hücresi ölmektedir (Tonzetich J, 1996)
  • Fagositik hücrelerde oksijen üretimini artırmaktadır. (Yaegaki K. 1995)
  • Hücre içinde pH azalmasına sebep olur
  • Periodontal hücrelerin göç etmesine engel olur, (Lancero H,1996)( Johnson PW,1999)( Kapila YL, 1998)( Lancero H,1996)
  • Fibronektin azalmasına sebep olur (Lancero H,2002)
  • Dokunun protein içeriği %25-35 azalır. Bu etki kalıcıdır. Daha sonra doku temiz bir ortama alınsa bile hücre normale dönmez. (Johnson PW, Ng W,1992) (Johnson P, Yaegaki K, 1996)
  • Dokuda kollajen sentezi %40 azalmaktadır ve hücrenin içinde yeni sentez edilmiş kollajen varsa parçalanıp bozulmaktadır. Hücre dışındaki kollajen ise 13 kat azalmaktadır. (Johnson P, Yaegaki K, 1996).
  • Proline transportunu %40-50 oranında engeller. (Johnson PW, 1992) (Johnson PW, 1992) (Bilgi: Proline isimli amino asit kollajen sentezinde rol alır)
  • Proteoglikanların peptit zincirlerini koparabilir (Ng W, Tonzetich J., 1984), (Johnson PW, 1985) (Johnson PW, 1992),
  • Tip III kollajen için mRNA sentezi transkripsiyonu engellenir. (Johnson P, 1996),
  • Tip IV kollajen yapımını geciktirir,
  • Yara iyileşmesini geciktirir (Yaegaki K. 1995).
  • Diş eti fibroblastlarının DNA sentezinde %44.1 oranında azalmaya sebep olur. (Johnson PW, Ng W,1992)
  • Fibroblastların apoptozuna (intihar etmesine) sebep olur. (Yaegaki K, et al. 2008).
  • İnflamasyonu azdıran bir sitokin olan IL-1 in miktarını artırır. Ortamda LPS var iken bu artış daha da fazla olur. (Ratkay LG, 1991).
  • Prostoglandin E (PGE) artışına sebep olmaktadır (Ratkay LG,, 1991)
  • Hücrelerin Ras sinyal aktarımını bozar, bu durumda hücrelerin şekli değişir. (Maruta H,1999)
  • Hücreler daha yuvarlak, ve kısa olmaktadır, (Brunette DM, et al., 1996),
  • Kemik rezorpsiyon işareti olan cAMP seviyesinde artış tespit edilmiştir.
  • Katepsin-B enzimini artırmaktadır. (Ratkay LG,, 1991)
  • Periodontal hastalığa sebep olur (Yaegaki K, 1992)
  • Mukozasında geçirgenliğini %~60-105 oranında artırmaktadır. (Ng W, Tonzetich J., 1984), LPS geçirgenliği 2-3 katı, prostoglandin geçirgenliğini %66 oranında artmaktadır (Tonzetich J., 1996)
  • P. gingivalis ‘in ekstra selüler vezikül (kese) lerinin protein sindirebilme özelliklerini artırmaktadır. (Tonzetich J., 1996)
  • agiz-kokusu-kanser-yaparmi.jpg
  • Ağız kokusunun kanser yaptığını öne süren spekülatif bir iddia.
  • Biraz spekülatif bir yaklaşım olarak, madem UKB, genel olarak DNA hasarı yapıyor, permiabilite artırıyor, o halde neden ağızdaki H2S kanser yapmasın diye bir hipotez literatürde mevcuttur. (Yaegaki K, 2008) Bu hipotezin devamı olarak:
  • Oksidatif stresi artırdığı için kanserojendir.
  • Ras/MAPK (mitogen activated protein kinase) yolu üzerinden bir çok kanser türünü tetikler. (Deplancke B, 2003)
  • Caspase 3 enzimini indükler, seviyesinin yükselmesine sebep olur (Yaegaki K, et al. 2008). Bunun sonucunda insan diş eti hücrelerinde p21 gen ekspresyonu yaptırır ve apoptoza sebep olur. (Takeuchi H, 2008)( Murata T, 2008)
  • Toksik oksijen radikallerini ortadan kaldıran süperoksit dismutas enzimini de engeller, böylece genomik DNA hasarına yardım eder. (Yaegaki K, 2008). Bu hasarın birden fazla mekanizması vardır, bu DNA hasarı kromozomal stabilizasyonu bozduğu için mutajenik ve kanserojeniktir. (Matias S, 2006) apoptoza sebep olması kanserojenitesini destekleyen bir özelliktir. (Yang GD, 2007) Diğer yandan, oksijen radikallerinin yükselmesi oksidatif strese sebep olur. Bu durum kanseri hazırlar (Yaegaki K, et al. 2008).
  • Cytochrome c oxidase enzimi mitekondriyumlarda solunum sırasında kullanılan anahtar bir enzimdir. UKB, cytochrome c oxidase inhibisyonu yapar böylece ATP üretimi azalır. (Dorman DC, 2002).
  • Fare deneyleri kalın bağırsakta birikebilecek H2S gazının ülseratif kolit ve kolon kanseri ile ilişkili olduğunu göstermiştir. (Roediger WE, 2993) (Pitcher MC, 1996).

Çinko Klorit Ne Yapar?

  • Enteresandır ki, mukozaya %0.22 çinko klorit (ZnCl2) uygulandığında sadece UKB kaybolmakla kalmaz ayni zamanda mukozanın geçirgenliği de normale döner. Ayrıca ZnCl2, hem bakteri vezikülleri tarafından hem de metil merkaptan tarafından tip I kollajen yıkımını engellemektedir (Tonzetich J, 1996) .
  • Çinko sadece kokuyu engellemekle kalmaz ayni zamanda mukozanın geçirgenlik bariyerini de korur. (Johnson PW, Tonzetich J., 1985) (Johnson PW, 1992)
  • Üstelik P.gingivalis’in veziküllerini ve metil merkaptanın tip I kollajen üzerindeki yıkıcı etkisini de engellemektedir. (Tonzetich J, 1996) .
  • Çinko klorit sadece koku giderici değil ayni zamanda mukoza bariyerinin sağlam kalmasını sağlayan bir maddedir. Ayrıca iddia edilen ağız kokusunun kanser yapabileceği hipotezinin ilacı gibi görünmektedir.

Kanserde Ağız Ve Nefes Kokusu Gazları

Hiç bir ağız ve nefes kokusu kanserin habercisi olabilecek kadar özgün, sadık ve yegane değildir. Kanserin ilk belirtisi ağız ve nefes kokusu değildir. Ancak sonuncu belirtilerinden bir tanesi olabilir. Ağız kokusunun sebepleri arasında kanseri saymak (yanlış değildir fakat) abartılmamalıdır. Çünkü ağız ve nefes gaz profiline bakarak hiç bir hastalığa teşhis konulamaz.

Akciğer Kanserinde Nefes Kokusu

Akciğer kanserli hücreler (CALU-1) laboratuar ortamında çoğaltıldığında, yani kültürü yapıldığında, bulundukları ortama 2,3,3-trimethylpentane, 2,3,5-trimethylhexane, 2,4-dimethylheptane ve 4-methyloctane gazlarını salmaktadır. (Filipiak W, 2008). Bu gazların metillenmiş alkanlar olduklarına dikkat ediniz. Bu grup madeler akciğer kanserli bireylerin nefeslerinde de tespit edilmiştir. Aşağıdaki tabloda bu gazların bulunduğunu göreceksiniz.

Bu gazlar literatürde başka çalışmalarda da tespit edilmiştir. Akciğer kanserli bir başka hücre (A549) kültürüne bronş epitel hücreleri ve insan fibroblastları ilave edilmiş, ortama hangi gazların salındığı incelenmiştir. 2-pentanone and 2,4-dimethyl-1-heptene gazlarının yüksek olduğu görülmüştür (Filipiak W, 2010).

Bir başka akciğer kanserli hücre (NCIH2087) kültüründe 2-ethyl-1-hexanol ve 2-methylpentane gazları tespit edilmiştir. (Sponring A, 2009). O halde bir genelleme yapıldığında alkol, keton, alkanlardan oluşan bir gaz topluluğu bulunduğu görülmektedir. Fakat bunlar doku kültürü çalışmaları olup bağlayıcı değildir.
Akciğer kanserli hastaların nefeslerinde 103 farklı gaz tespit edilmiştir, Bunların üçte biri hidrokarbon (0.7 – 107.3 ppb) dur. Ayrıca keton (5.8-145.9 ppb), aldehit, asit, alkol (13.5-453.7 ppb), azot içeren bileşikler, furan ve furan türevleri de bulunmuştur.
17 akciğer kanserli hastayı, 170 kontrol bireyinin nefes gazlarında en fazla ayırt edenin formaldehit ve iso-propanol olduğu gösterilmiştir (Wehinger A, 2007) Ayrıca akciğer kanserli hastalarda nefesten gen paçalarının atıldığı da gösterilmiştir. (Carpagnano GE, ,2010) Fakat nefeste hücre bulunmaz. 65 akciğer kanseri ve 31 sağlıklı bireyde karşılaştırmalı yapılan incelemede kanserli hastaların nefeslerinde bulunan ama sağlıklı bireylerin nefeslerinde bulunmayan şu maddelerdir.

Akciğer kanserinde nefeste rastlanan gazlar

(Ligor M, 2009) n=65(Phillips M, 2008) n=193
1-propanol, 2-butanone, 3-butyn-2-ol, benzaldehyde, 2-methyl-pentane, 3-methyl-pentane, n-pentane n-hexane.Isopropyl alcohol; 4-penten-2-ol; ethane; 1,1,2,trichloro-1,2,2,-trifloropropene; 1-propene; hexanedione; 5,5-dimethyl-
1,3-hexadiene; 3-hexanone, 2-methyl-comphor; benzoic acid; ethyl ester; Pentanoic acid; tetroxane; benzophenone; Furan; benzene ve diğerleri.

Kalın Bağırsak Kanserinde Nefes Kokusu

108 bronkoskopi hastasının nefes örnekleri incelenmiş, biyopside kanser teşhis konulan 60 kanserli hastanın nefesleri ile diğerlerinin gaz deseni karşılaştırılmıştır. 22 farklı gazın kanserli hastaları %100 hassasiyet, %82.3 özgünlük ile ayırt edebildiği görülmüştür. Bu gazlar prensip olarak, 600 dalton’dan hafif, C4-C20 alkanlar, metillenmiş alkanlar ve benzen derivatlarıdır. (Phillips M, Gleeson K, 1999) (Phillips M, Cataneo RN, Cummin ARC, 2003) Başka kaynaklara göre duyarlılığının %84.5, özgünlüğünün %73.5 olduğunu hesaplamıştır. (Phillips M, 2008)

Meme Kanserinde Nefes Kokusu

51 meme kanserli kadın ile 42 sağlıklı kadının nefesleri karşılatırıldığında şu 5 maddenin yüksek miktarda bulunduğu tespit edilmiştir: 2-propanol (propil alkol), 2,3-dihydro-1-phenyl-4(1H)-quinazolinone, 1-phenyl-ethanone (acetophenone), heptanal, ve isopropyl myristate. Bunlardan heptanal kanser biyomarkırıdır. 2,3-dihydro-1-phenyl-4(1H)-quinazolinone’ın analogları anti kanser etkili maddelerdir. Acetophenone’in meme karsinoma hücreleri üzerine potansiyel antiinvazif aktivitesi vardır. (Phillips M, 2006).

Meme kanserinde nefes testinin hassasiyeti %93.8, özgünlüğü %84.6 bulunmuştur. (Phillips M, 2006). Aşağıdaki gazlar 54 meme kanseri olan kadınların nefeslerinde tespit edilmiştir, kontrol grubu olarak 204 sağlıklı kadında bulunmadığı görülmüştür (Phillips M, 2010 B). Okuyucu bunları öğrenmek yerine göz gezdirip fikir edinmelidir. Bu gazların VOC grubu hidrokarbonlar olduğuna dikkat ediniz:

Meme Kanserinde Nefeste Rastlanan Gazlar

(Ligor M, 2009)(Phillips M, 2003 A)
Cyclopropane, ethylidene; 1,4-Pentadiene; 1,3-Butadiene, 2-methyl-;
Cyclotetrasiloxane, octamethyl-; 3-Ethoxy-1,1,1,5,5,5-hexamethyl-3-(trimethylsiloxy)trisiloxane;
Benzoic acid, 4-methyl-2-trimethylsilyloxy-, trimethylsilyl ester;
D-Limonene; Cyclohexene, 1-methyl-5-(1-methylethenyl)-;
Cyclohexene, 1-methyl-5-(1-methylethenyl)-; Benzene, 1,2,3,5-
tetramethyl-; Benzene, 1-ethyl-3,5-dimethyl-; Tridecane;
Dodecane; Undecane; Tetradecane; Tridecane; Pentadecane;
Acetic acid, 2,6,6-trimethyl-3-methylene
-7-(3-oxobutylidene)oxepan-2-yl ester ve daha yüzlercesi…
Nonane; Tridecane, 5-methyl; Undecane, 3-methyl; Pentadecane, 6-methyl; Propane, 2-methyl; Nonadecane, 3-methyl; Dodecane, 4-methyl; Octane, 2-methyl

Meme kanserli doku artmış oksidatif stres ve sitokrom P450 oksidaz enzim indüksiyonu ile karakterizedir. Membrandaki doymamış poliyağ asitlerinin lipit peroksidasyonuna sebep olması kanserleşmenin tetiğini çekmektedir.. Sonuçta P450 enzimleri tarafından katabolize edilen alkanlar ve metillenmiş alkanlar üretilmektedir.

Asbest solunması sonucunda malign mesothelioma, asbestoz, interstitial pulmonary fibrosis, plevral plaklar, plevral kalınlaşma, akciğer kanseri meydana gelebilmektedir. Bu hastalarda nitröz oksit (NO), peroksit (H2O2), aldehyde, ethan, pentan ve alkan’lar ekshale edilmektedir. Araşidonik asit yıkımına bağlı 8-isoprostane ekshale edilmektedir. (Chapman EA, 2010)

Mide Kanserinde Nefes Kokusu

Mide kanserli 3 hastadan hem nefes hem de mide dokusandan emisyona uğrayan gazlar incelenmiş, Acetone, carbon disulfide, 2-propanol, ethyl alcohol ve ethyl acetate kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur. (Ligor T, 2007)

Teşhis Alternatifleri

İlginçtir ki, köpeklerin koklayarak kanseri tespit edebiliyor olması bilime ışık tutmuştur. Bazı kaynaklara göre gelecekte tomografiye gerek olmadan (radyasyon almadan) akciğer atılımlı gazları okuyarak akciğer kanserini erken teşhis etmek rutin uygulamaya sokulacaktır (Mazzone PJ, 2012) 193 kanser şüpheli vakayı ve 211 kontrol bireyini başarılı bir şekilde nefes gazlarından ayırmak mümkün olmuştur. Hassasiyeti %84.6, özgünlüğü %80 dir. Eskiden terk etmiş olsa bile sigara içenlerde nefesten bu biyomarkırların tespiti yanlış pozitif sonuca sebep olmamaktadır. (Phillips M, Altorki N, Austin JHM,2007) Yine bazı yazarlara göre akciğer kanseri, KOAH, sarkoidoz ve diğer akciğer hastalıklarında volatil olan ve olmayan sayısız gaz vardır. Bunların desenlerinin tespit edilmesi, güvenli, özgün ve tarama testi olarak kullanılacak kadar ucuzdur. (Amann A, 2011)

Ağız Kokusu Muayenesinde Bu Gazlar Nasıl Tespit Edilebilir?

Burada adı geçen gazlar VOC ve LEL gazlardır. Bu gazlar LEL veya PID sensorlar ile algılanabilir. Bunları tespit edebilmek için bu sensorların en az bir tanesinin bulunduğu bir cihaz kullanıyor olmak gerekir. Ancak organik gazları tespit edebilen cihazlar ile bu gazlar tespit edilebilir. Photo Ionisation (PID) ve Low explosive limit (LEL) sensoru ile karbon zincir ve halkalarından oluşan organik gazlar ölçülebilir

Kaynak:

Aydın M. Teşhisten tedaviye Ağız kokusu. Nobel kitapevi. İstanbul, 2008
Amann A, Corradi M, Mazzone P, Mutti A. Lung cancer biomarkers in exhaled breath. Expert Rev. Mol. Diagn., 2011; 11(2), 207-217.
Chapman EA, Thomas PS Yates DH. Breath analysis in asbestos-related disorders: a review of the literature and potential future applications. J. Breath Res. 4 (2010) 034001 (11pp)
Carpagnano GE, Palladinoa GP, Gramiccionia C, Barbaroa MPF, Martinelli D. Exhaled ERCC-1 and ERCC-2 microsatellite alterations in NSCLC patients. LungCancer J., 2010; 68(2):305-307
Filipiak W, Sponring A, Mikoviny T, Ager C, Schubert J, Miekisch W, Amann A., Troppmair J. Release of volatile organic compounds (VOCs) from the lung cancer cell line CALU-1 in vitro. Cancer Cell International, 2008; 8:17-28
Filipiak W, Sponring A, Filipiak A, Ager C, Schubert J, Miekisch W, Amann A, Troppmair J. TD-GC-MS Analysis of Volatile Metabolites of Human Lung Cancer and Normal Cells In vitro. Cancer Epidemiol Biomarkers Prev, 2010; 19(1); 182-195.
Sponring A, Filipak W, Mikoviny T, Acer C, Schubert J, Miekisch W, Amann A, Troppmair J. Release of Volatile Organic Compounds from the Lung Cancer Cell Line NCI-H2087 In Vitro. Anticancer Research, 2009; 29: 419-426
Ligor M, Ligor T, Bajtarevic A, Ager C, Pienz M, Klieber M, Denz H, Fiegl M, Hilbe W, Weiss W, Lukas P, Jamnig H, Hackl M, Buszewski B, Miekisch W, Schubert J, Amann A. Determination of volatile organic compounds in exhaled breath of patients with lung cancer using solid phase microextraction and gas chromatography mass spectrometry. Clin Chem Lab Med 2009;47(5):550-560.
Ligor T, Szeliga J, Jackowski M, Buszewski B. Preliminary study of volatile organic compounds from breath and stomach tissue by means of solid phase microextraction and gas chromatography–mass spectrometry. 2007 J. Breath Res. 1 (6pp)
Mazzone PJ. Exhaled breath volatile organic compound biomarkers in lung cancer. J. Breath Res., 2012; 6:027106.
Phillips M, Altorki N, Austin JHM, Cameron RB, Cataneo RN, Kloss R, Maxfield RA, Munawar MI, Pass HI, Rashid A, Romi WN, Schmitt P, Wai J. Detection of lung cancer using weighted digital analysis of breath biomarkers. Clinica Chimica Acta, 2008; 293:76-84.
Phillips M, Cataneo RN, Saunders C, Hope P, Schmitt P, Wai J. Volatile biomarkers in the breath of women with breast cancer. J. Breath Res. 4 (2010) 026003 (8pp)
Phillips M, Cataneo RN, Greenberg J, Grodman R, Gunawardena R, Naidu A. Effect of oxygen on breath markers of oxydative stress. Eur Respir J, 2003;21:1-5.
Phillips M, Gleeson K, Huges JMB, Greenberg J, Cataneo RN, Baker L, McVay WP. Volatile organic compounds in breath as marjers of lung cancer: a cross sectional study. The Lancet, 1999;353:1930-1933.
Phillips M, Cataneo RN, Ditkoff BA, Fisher P, Greenberg J, Gunawardena R, Kwon CS, Tietje O, Wong C. Prediction of breast cancer using volatile biomarkers in the breath. Breast Cancer Research and Treatment, 2006; 10:10549-.
Phillips M, Altorki N, Austin JHM, Cameron RB, Cataneo RN, Greenberg J, Kloss R, Maxfield RA. Prediction of lung cancer using volatile biomarkers in breath. Cancer Biomarkers, 2007; 3:95-109
Phillips KA. How to help patients with olfactory reference syndrome. Delusion of body odor causes shame, social isolation. The Journal of Family Practice, 2007; 6(3):1
Phillips M, Cataneo RN, Cummin ARC, Gagliardi AJ, Gleeson K, Greenberg J, Maxfield R, Rom WN. Detection of Lung Cancer With Volatile Markers in the Breath. Chest, 2003; 123: 2115-2123

Subjektif Ağız Kokusu, Tip 5 Ağız Kokusu

Bireyin kendisinden başka hiç kimsenin hissetmediği ağız kokusuna Tip 5(subjektif ağız kokusu) adı verilir. Bu insanlar, çok duygulu, içe dönük, hassas, asosyal, narin, takıntı yapmaya meğilli kişilerdir. Eksik yaşamak zorunda kalmıştır. (evlenememek, iş bulamamak, terk edilmek vs..). Genellikle içe dönük, hekime kızgındır, paramedikal uygulamalarda çare ararlar. Çünkü doğru teşhis edilemezler.

Subjektif Nörojenik ağız kokusu
Psikolojik ağız kokusu

1- Nörojenik Sebepler

Şahıs tat alma ile koku almayı birbirine karıştırabilir. Bu duruma genel ifadeyle kemosensor disfonksiyon denir. Şahıs aslında tat almaktadır fakat bunu koku zannetmektedir (Dysgeusia). Bu iki algı birbirine karığtırılmaya çok müsaittir.

Ayrıca self halitosis olarak tanımlanan 3 tane nörojenik ağızkokusu sebebi daha ayırt edilir:

Birincisi, koku alabilen almaçlar (olfaktör sensor) ile donatılmış epitel hücre adacıkları nasofarinksin ve oronasal mukozanın muhtelif yerlerine saçılmış olabilir. Böyle şahıs genzinden koku almaktadır (retronasal olfaksiyon). Bu vakalar aslında Tip 2 ağız kokusudur fakat Tip 5 ağız kokusu kılığında karşımıza çıkarlar. Özel ölçme yöntemleri ve dikkatli bir anamnez ile yakalanmazsa psikojenik zannedilir. Sayısız insan bu şekildedir. İkincisi, kana geçen bir kimyasal madde kan dolaşımı ile olfaktör reseptöre hematojen yolla ulaşmaktadır. (Blood borne olfacttion). Bir çok hastalık bunu yapabilir, hepsinde ortak mekanizma, kokulu maddenin kana geçmesi ve kan yolu ile buruna gelmesidir. Üçüncüsü, koku halüsinasyonlarıdır. Yüksek ateş, kafa içi tümörü, trafik kazaları, büyük ameliyatlar, kafa çarpışmaları, zehirlenmelerden sonra şahız mevcut olmayan kokuları duyabilir. Sürekli kullanılan bazı ilaçlar (öksürük ğurubu, hipertansiyon ve diyabet ilaçları vs) beyindeki koku merkezini etkileyip kakozmi (olmayan çirkin kokuları algılamak), sebep olabilir. Hipotiroidizm, anemi, mineral içeriğindeki bozulmalar ve 200 den fazla hastalık buna sebep olabilir. Phantosmia , (fantom koku) olarak isimlendirilebilir.

2- Psikojenik Sebepler

Bu şahıslarda yukarıda anlatılan nörojenik sebepler bulunmadığı halde ağızlarının (veya vücutlarının) koktuğuna inanırlar. Aslında bunları 3 grupta toplamak gerekir:

Ağız kokusu anskiyetesi (halitofobi): “Aslında bende ağız koksu yok fakat ya varsa? ve başkaları benden gizliyorsa?” diye tedirgin olarak doktora giderler. Psikojenik ağız kokusu formlarının en hafif cinsidir, en kolay ve hızlı şekilde tedavi olurlar. tedavisini psikiyatristler yapar. Diğer iki hastalık formu imajiner halitosis adını alır ve şöyle belirlenir:
Olfaktör obsesyon (obsesif kompülsif rahatsızlık): sık sık ağızları koklarlar ve başkasına ağızlarını koklatmak isterler. Hekimin kendisinin ağzını koklasın ister. Koklamazsa bunu talep eder Sık sık diş fırçalar ve gargara yaparlar, daima şeker yer ve sakız çiğnerler. Aslında ağız kokuları yokur veya fizyolojik ağız kokusunu abartırlar.
Delüsyonel halitosis (olfaktör referans sendrom, monosemptomatik hipokondriyal psikoz, olfaktör paranoid sendrom): Referans olarak başka birilerini gösterirler. Birisi bana bakarak parmağını burnuna koydu demekki bana ağız kokum sebebiyle ip ucu verdi, odaya girince birisi pencereyi açtı, otobüste yanıma oturmadılar, beni görünce arkasını döndü gibiifadeler ile başka insanları refere ederler. Aslında ağız kokuları yokur veya fizyolojik ağız kokusunu abartırlar. Başkalarında hiç ağız kokusu bulunmadığına inanır. Ne zamandan beri ağzı koktuğu sorulduğunda çocukluğundan beri veya kendini bildiğinden beri koktuğunu söyler. Ağız kokusunda kesinti olup olmadığı sorulduğunda 50 senelik ömründe 1 saat bile kesilmediğini söyler. Belli ki fizyolojik (normal) kokudan bahsetmektedir.

Bu hastalıklarun en kalıcı ve en doğru tedavisini psikiyatristler yapar. Fakat bazen hipnoz, akupuntur veya buna benzer uygulamalar da denenebilir.

Bu bir kuraldır: Her ağız kokusu, tedavi edilmeyip yeteri kadar beklerse sonunda Tip5 ağız kokusu da üzerine eklenecektir.

Kaynaklar:

  • Aydın M. , Harvey-Woodworth CN. Halitosis: a new definition and classification. British Dental Journal, 2014; 217: E1 doi 10.1038/sj.bdj.2014.552
  • Aydın M. , Bollen CML, Özen ME. Diagnostic value of halitosis examination methods. Compendium of Continuing Education in Dentistry, 2016, in press.
  • Aydin M, Ağız kokusu, 2008 Nobel Kitabevi, İstanbul
  • Aydin M, Bollen CM, Özen ME. Diagnostic Value of Halitosis Examination Methods. Compend Contin Educ Dent. 2016 37(3):174-178
  • Özen ME, Aydin M. Subjective halitosis: definition and classification. J N J Dent Assoc, 2015; 86(4):20 -24.
  • Aydın M. , Özen ME. Kirbiyik U, Evlice B, Ferguson M, Uzel I. A new measurement protocol to differentiate sources of halitosis. Acta Odontol Scand. 2016 in press
  • Ferguson M, Aydin M, Mickel J. Halitosis and the Tonsils A Review of Management. Otolaryngol Head Neck Surg 2014, 151(2):567-574 0194599814544881

Ağız Ve Nefes Kokusu Gazları

Ağız kokusu 3 ana grup gaz ile meydana gelir:

1- Kükürtlü ağız ve nefes kokusu gazları:
Ağız kokusunun büyük bölümü kükürtlü gazdır. Ağızda 75 ppb (Rösing CK, 2011) ile 250 ppb (Suzuki N, 2011) arasında kükürtlü gaz bulunur fakat 0.7 ppm’e kadar kabul edilebilir olarak bulunur. Ancak karaciğer infeksiyonu, yetmezliği, veya yağlanması bulunduğunda, alkolizmde nefeste kükürtlü gazlar görülür.

Ağızda başlıca H2S oluşur. Daha sonra metilsülfit ve daha sonra dimetilsülfite dönüşür:

H2S molekülü
Metil sülfit molekülü
Dimetil sülfit molekülü

Ağızda biriken H2S bakterileri ve insan hücrelerini rahatsız eder ve uzaklaştırılmaya çalışılır. Bu amaç ile H2S’e metil (solda pembe işaretli molekül) bağlanır. Bu şekilde metil sülfit gazı oluşur. Bu gaz H2S ten daha kötü kokar. Bir sonraki aşamada H2S uzaklaştırılmaya çalışılırken bir kere daha metil (sağda) bağlanır ve çok daha çirkin kokulu olan dimetil sülfit ortaya çıkar. Kural olarak bir molekül metillendikçe çirkin kokulu olmaya başlar. Bu durumda zaten çirkin kokulu olan H2S iki kere metillenmiştir ve çok daha çirkin kokmaya başlayacaktır.

2- Azotlu ağız ve nefes kokusu gazları
Amonyak (NH3) en sık rastlananıdır. Ağızda bakteriler sebebiyle hep vardır. Midede Helicobacter pylori sebebi ile de oluştuğu söylenir. Nefeste 400-2390 ppb arasında bulunur (Diskin AM,2003). Ayrıca azot metabolizması hastalıklarında (gut, protein emilim bozuklukları, yaşlılık, açlık durumunda ve aminoasit metabolizması bozukluklarında nefeste amonyak yükselir. Hücreler çeşitli hastalıklar sebebiyle stres altında kaldığında NO, NO2, N2O gibi diğer azotlu gazları ve nitril grubu gazlar nefes kokusuna karışır. Halimeter ile ölçülemez.
Amonyak molekülü görülmektedir.

amonyak molekülü

Bu gaz fevkalade uçucudur ve idrar kokusuna benzer çirkin kokuludur.
Bilhassa sabah uykudan uyanınca ağız ve nefesteki konsantrasyonu daha yüksektir.

3- Organik ağız ve nefes kokusu gazları
Sağlıklı bireyin nefesinde daima şu gazlar bulunur::
Aseton 283-870 ppb (Diskin AM,2003), Metanol 32-1684 ppb (Turner C, 2006), Etanol 27-153 ppb (Diskin AM,2003), Isopren 212 ppb (Turner C, 2008), Propanol 20 ppb (Enderby B, 2009), Asetaldehit 24 ppb (Turner C, 2006), Butan 24 ppb (Kharitonov SA,2002), Alkanlar (C13-20) 1.5 x10 -10 M/l (Phillips M, 2000), Hidrojen <10 ppm (Hamilton LH, 1998).
O halde sağlıklı bireylerin de nefeslerinde az veya çok bir miktar koku bulunabilir. Halimeter ile ölçülemez

Organik gaz molekülü

Şu hastalıklarda nefesteki kokulu gazlar yükselir:
Diyabet ,uyku apnesi, Helicobacter pylori infeksiyonu, orak hücreli anemi, astım, göğüs kanseri, akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH ), kistik fibroz,, siroz, üremi, böbrek yetmezliği, trimetilaminüri, (Whittle CL, 2007) (Ciaffoni L, 2011), bağırsak inflamasyonu, (Kokoszka J,1993), ülseratif kolit (Sedghi S,1994), (Pelli MA, 1999), Crohn’s hastalığı (Pelli MA, 1999), tüberküloz (verem) (Phillips M,2010), şizofreni (Phillips M, 1995), pnömoni (Julak J, 2006), asbest solumaya bağlı akciğer hastalıkları (Chapman EA, 2010), mide kanseri (Ligor T, 2007), kalp krizi (angina pectoris) (Phillips M, 2003).
Bu günün teknolojisi ile foto iyonizasyon detektörü (PID sensor) ve Low explosive limit (LEL) sensoru ile şu organik gazlar ağızda ve nefeste ölçülebilmektedir.

Kaynak:
Aydın M. Ağızdan mikrobiyolojik materyal alınması. Ed. Cengiz, Mısırlıgil, Aydın. Tıp ve diş hekimliğinde genel ve özel Mikrobiyoloji. Konu 18. Sa:153-160. Güneş yayınevi, Ankara, 2004.
Aydın M. Teşhisten tedaviye Ağız kokusu. Nobel kitapevi. İstanbul, 2008

Ağız Kokusu ile Nefes Kokusu Arasındaki Farklar

Nefes kokusu içinde (sağlıklı insanların nefeslerinde) 3481 farklı kimyasal madde sayılmıştır. Bunlardan 1753 tanesi akciğerden ağıza doğru gelir. Bazıları kokuludur. İdrarda bile bu kadar fazla sayıda kimyasal madde çeşitliliği yoktur.

Bu maddelerin çoğu karaciğer ve böbrekler tarafından kana ihraç edilen 300 g/mol’den daha hafif gazlardır. Kanda çözünmüş halde bulunurlar KAN GAZLARI ismini alırlar. Bu gazların önemli bir kısmı çirkin kokuludur. Alkan, metillenmiş alkan, aldehit, alkoller ve ketonlardır.

Bu maddeler akciğerler yolu ile kandan süzülüp alınır ve nefes verme sırasında dışarı atılır. Nefes kokusu böyle oluşur. Nefes kokusu belirli bir seviyenin üstüne çıkarsa, nefesten gelen gazlar konjuktivayı tahriş ederek, zaman-zaman gözlerde yanma hissi yaratabilir.

Nefes kokusu gazlarının başlıcaları hangileridir?

Akciğerden nefese karışarak dışarı atılan gazların içerisinde çirkin kokulu olanlar ve Tip-4 ağız kokusu (nefes kokusu)na sebep olanlar ve konsantrasyonları şöyledir:

Amonyak (628 ppb), aseton (297), metanol (193), etanol-alkol (187), isoprene (37), propanol (16), acetaldehyde (23) and pentanol (15) bulunmustur.

Ayrıca şunlar da bulunur: IL6 , 8-isoprostane, Nitrate, cyanide, Lökotrienler, 2,3-dihydro-1-phenyl-4(1H)-quinazolinone, 1-phenyl-ethanone, heptanal, n-propanol, methylethylketone, Hidrojen peroksit, Nitrosothiols, Nitrosothiols nitric oxide, 8-isoprostane, Leukotriene B4, IL8, limonene, C2-C5 aliphatic acids, Dimethylamine, trimethylamine, formol, formaldehit, asetoasetat, beta hidroksi bütirik asit, valerik asit, formik asit, HCN ve daha yüzlercesi. Bu hidrokarbonların içinde çirkin kokulu olmayanlar da vardır. Bunlar nefeste zemin kokusu adı verilen özgün bir koku yaratır. Gün içinde azalıp artarak, bazen kaybolur.

Açlıkta – oruçta neden nefes kokusu artar?

Organizma bulabilirse şeker (karbonhidrat) kullanarak enerji üretmeyi tercih eder. Açlık durumunda ise yedek enerji depolarını kullanmaya mecbur kalır.

Kan dolaşımına giren kokulu gazlar (mavi küreler) akciğer tarafından nefes ile dışarı atılır

Yağlar yakılarak dakikada 370 umol hızıyla asetoasetat üretilir. Bunun 137 umol’u (%37 si) asetona dönüşür. Asetonun büyük kısmı glukoz’a oksitlenerek uzaklaşır. İşte bu glukoz enerji olarak kullanır. Bu sırada ortaya çıkan aseton, asetoasetat ve Beta hidroksi butirik asit nefeste çirkin kokuludur. Bu 3 maddeye topluca keton cisimleri ismi verilir. Bu gazlar akciğerden nefese geçer. Gece boyunca aç kalan insanların sabah yataktan kalkınca ağızlarında çirkin koku duymasının onlarca sebebinden sadece birisi keton cisimleridir. Çok normaldir tedavi edilmez.

Oruç tutan bireylerin nefeslerindeki koku da bu şekilde oluşmaktadır. 15 tane sağlıklı gönüllü vitamin hapı ve su verilerek 21 gün oruç tutmuşlar kanlarındaki ve nefeslerindeki keton cisimleri günler geçtikçe yükselmiştir. Asetona paralel olarak nefeste kokulu olan propionaldehyde ve glycerol de yükselmiştir. Fakat nefesteki amonyak kokusu azalmıştır. Oruçta ve açlıkta deriden ihraç edilen keton cisimleri de artar. Bunun anlamı açlıkta ve diğer nefes kokusu durumlarında vücut ve ter kokusunda da artış oluyor demektir.

Kilo bakımından zayıf şahıslarda ve yaşlılarda nefeste aseton seviyesi yükselmeye daha meyillidir. Böyle bireyler açlık sırasında daha fazla nefes kokusu üretirler.

Nefes Kokusu Sebepleri?

Midede H. pylori gastriti bulunduğunda besinlerdeki proteinlerden gelen üre, bu bakteri tarafından parçalanarak amonyağa dönüştürülür. Amonyak kan gazı şeklinde nefese geçer (Tip 4 ağız kokusu) veya yemek borusundan ağıza yükselir (Tip 3 ağız kokusu)

Bağırsakta aşırı bakteri üremesi (İntestinal bacterial over Growth syndrom) varsa besinler putrifiye edilerek aromatik bileşikler şeklinde kan gazları şeklinde kana ve oradan nefese geçer

Kabızlıkta kolonda biriken dışkıdan gelen kokulu bileşikler kan gazlarına dönüşür. Önce kana sonra akciğere geçer ve nefese koku olarak gelir. İliochecal kapaktan tersine sızıntılarda ince bağırsağa bakteri girerse aşırı bakteri üremesi sebebiyle kan gazları yükselir.

Pankreas enzim defektlerinde sindirilemeyen besin öğeleri bakterilere terk edilmiş demektir. Bunlar önce kana ve sonra akciğerden nefese geçer. Nefes kokusu sebebidir

Neredeyse bütün karaciğer ve böbrek hastalıklarında, hamilelerde, zihinsel engelli, Parkinson, Celiac, diyabet, kanser, diyaliz, astım hastalarında kan gazları kokuludur. Sürekli ilaç kullananlarda, her hangi bir besini her gün daima ve bolca yiyenlerde nefes kokusu olur. Akciğer kanseri ve meme kanseri de ağız ve nefes kokusu sebebidir.

Nefes kokusu nasıl tedavi edilir, nefes kokusu nasıl önlenir?

Nefes kokusunun sebebi bulunup ortadan kaldırılır. Başka bir tedavisi olamaz. Bu konuda anlatacak çoooook fazla bilgi var fakat web sayfasına sığmaz.

Ağız Ve Vücut Kokusu Ölçme Cihazı Halitometre Olfaktometre

Halitor ağız kokusu ölçüm cihazıdır. Halitor tek elektro kimyasal sensorlu taşınabilir bir halitometredir. Halitor ağız (ve diğer) kokuları ve koku alma duyusunu ölçmeye yarar.

Halitor

Ağız Kokusunu Anlamak

Ağız kokusu baş ağrısı gibidir. Hasta ağız kokusu var diyorsa vardır. Hekimin bir ağrıya aritmetik ölçüm yapması zordur. Belirli bir koku seviyesinin (hele ki belirli bir gaza ait koku seviyesinin) aritmetik sınırlara göre koku var/yok şeklinde etiketlemek, gün içerisinde sürekli olarak (her 120 saniyede) değeri değişen kokuyu ölçerek ve bu sayılara bakarak teşhis koymak doğru değildir. Bu sebeple halitometreler teşhis amacı ile kullanılmazlar. 3 amaç ile kullanılırlar:

  • 1- Doğrulamak
  • 2- Karşılaştırmak
  • 3- İzlemek

Halitor bu amaçla düşünüldü ve üretildi.

Halitor’un kullanıcının kolayca kontrol edebileceği zarif ve kullanışlı bir ekranı vardır

Halitor’un dünya pazarında satılmakta olan popüler halitometrelere karşı üstünlükleri şunlardır.

  • 1- diğer halitometreler H2S benzeri kükürtlü gazlar içindir. Halbuki ağız kokusu kükürtlü gazlardan ibaret değildir. Organik ve azotlu gazlar da ağız kokusuna katılmaktadır. Halitor diğer gazları da tespit eder ve okur
  • 2- İki konumda çalışabilir. Ölçüm konumunda yaklaşık 1 dakikada ölçüm tamamlanır. Bekleme konumunda saniyeler içerisinde sıfırlanır. Yeni bir ölçüm yapmaya hazır hale gelir. Kalabalık poliklinklerde Halitor ile seri muayene yapmak mümkündür. Diğer halitometreler gibi neredeyse yarım saate varan beklemelere gerek kalmaz.
  • 3- Diğer halitometrelerde loş oda veya ışığa karşı ölçüm yapılırken ekran algılaması zayıftır. Halitor’un panel göstergesi ışıklıdır.
  • 4- Kullanışlı dizaynı vardır. Diğer halitometrelerde hastadan uzak tarafta ölçme borusu yer almaktadır. Cihazın kullanıcı göz seviyesine açılandırması yoktur. Halitor’u bir diş hekimi dizayn ettiği için hasta başında olabilecek en konforlu dizayna sahiptir ve kullanıcının konumuna göre en uygun göz açılanması verilebilecek ayakları vardır.
  • 5- Halitor, olfaktometre (koku algısı ölçen cihaz) olarak da kullanılabilmesi için tahliye deliği kontrollu bir şekilde kullanıcının insiyatifine bırakılmıştır. Bu tasarım dünyada bir ilktir.
  • 6- Bütün halitometreler içine salya kaçtığı için bozulur. Halitor’da filitre koruması vardır. Kaza ile 16 ml ye kadar salya emilse bile (üreticiye yollayıp temizletmek şartı ile) Halitor’a hiç bir zarar vermez. Bu özellik dünyada bir ilktir.


Halitor’un kullanılması (tanıtım el kitapçığı-indir)

Halitor pirize takılır, arka panelden cereyan açılır, pompa yarım saat kadar boşta çalıştırılır, giriş ucuna hava borusu ve pipet takılır. ön paneldeki düğmesinden ölçme konumuna getirilir, iki düğme ile (birinden kaba diğerinden ince) sıfır ayarı yapılır, ölçüm yapılacak bireyin ağzına pipet yerleştirilir. Yaklaşık 1 dakika içerisinde ekranda ortaya çıkan sayısal görüntü not edilir. Cihaz ayni düğme ile bekleme konumuna alınır.

Ağız Ve Nefes Kokusu Muayenehanesi

Ağız Kokusu Ve Nefes Kokusu Nasıl Ölçülür, Ölçme Teknikleri

Ağız kokusu ölçen cihazlar (halitometre) ile 1 defalık yapılan ölçümlerin hiç bir teşhis değeri yoktur. Ağız kokusu her 2-3 dakikada bir defa değerini değiştirir. Gün içerisinde her dakika başka bir sayı ölçülür. Ağız kokusu muayenesi sırasında anlık ölçülen sayı, fevkalade anlamsız, değersizdir. Çünkü insanlar muayeneye geldiği tarihte ve dakikada normalde sahip oldukları ağız kokusundan daha az veya daha fazla miktarda ağız kokusuna sahip olabilirler. Zayıf ağız kokusu ölçülen bir insan “sizin ağız kokunuz yoktur” denilirse bu bir hata olur. Bu birey aslında ağız kokusu sahibi olabilmekte, evine gittiği zaman ağız kokusundan şikayet etmeye devam etmektedir. Esas olan anlık ağız kokusunun değil ağız kokusu kapasitesinin tespit edilmesidir. Böylece bireyin ağız kokusu üretip üretmediği ortaya çıkarılmış olur. Nefeste 3481 tane nefes gazı bulunur. Bu gazları ancak gelişmiş ve çok çeşitli gazları ölçebilen bir halitometre tespit edebilir. Halimeter diye bilinen cihaz sadece 1 tane kokuyu ölçebileceği için yeterli olmayabilir. Bu klinikte Halitor kullanılır. Çok sayıda kokuyu ölçebilir. Doktorun hastasının ağzını koklayarak teşhis koymaya çalışması budalalıktır. Çünkü ağız kokusu gazları zehirlidir. Üstelik ağız kokusunu koklamak ve koklatmak ahlaki değildir, seviyesiz bir muayenedir, tıbbi ve psikolojik sakıncaları vardır.

Nasıl ölçüm yapıldığını anlatan videoyu tıklayarak izlemek mümkündür.

Ağız kokusunun sebebi ne olursa olsun 3 tane kaynağı vardır: Ağız-Burun-Nefes. Ölçümler bu 3 kaynağı hedef almak zorundadır. Sadece ağızdan yapılan ölçümler eksiktir. Halitorium ağız kokusu ölçme kliniğinde her hastaya aşağıdaki testlerin hepsi yapılır.

Ağızdan tip 1 ağız kokusu ölçmek
Burun içindeki tip 2 ağız kokusunu ölçmek
Nefesten tip 4 ağız kokusunu ölçmek

Ağız Kokusu Üretim Kapasitesi Ölçmek

Bireyin statik ağız kokusu ölçülür, ağzına 1 yudum protein solüsyonu verilir. 1 dakika ağızda bekletmesi istenir. Sonra ağızdan yeniden ölçüm yapılır. Ağız kokusu farkı tespit edilir
Bu durumda her sağlıklı birey 10 ppm seviyesinde ağız kokusu üretirken, ağız kokusu üretebilme kapasitesi yüksek olan bazı bireyler 15-20 ppm ağız kokusu üretir (ve hatta bazı bireyler 40 ppm den yüksek knsantrasyonda) ağız kokusu üretir. İşte bu bireylerin ağız kokusu seviyesi başlangıçta düşük ölçülmüş bile olsa ağız kokusu hastasıdır.

Aşağıdaki resimde burun kavitesi (solda) ve nefes (sağda) kokusu ölçümü yapılmaktadır. Nefes kokusu ağız kokusundan farklıdır. İnsanın kan gazları nefesine karıştığı için, bireyin nefesinde ölçülen gazlar aslında kan kimyasının bir yansımasıdır. Burada incelenmek üzere balona toplanan nefes gazları biraz sonra ölçülecektir.

Olfaktometrik Koku Hassasiyet Testi

Bireyin burnuna yukarıda solaki resimde görülen düzenek ile bilinen bir koku gönderilir. Musluk giderek açılır ve bireyin ilk koku algıladığı ,nda haber vermesi istenir. Böylece bireyin koku algılama hassasiyeti (eşik değeri) tespit edilir. Ağız kokusu hastalarında bu eşik değer yüksek bulunur ve teşhis edilmesini sağlar. Böylece bireyin anlık ağız kokusu kaç ölçülürse ölçülsün ağız kokusu hastası ise teşhis etmek mümkün olur.

Koku alma eşik değeri tespiti


Dorso-lingual koklamanın yoklanması

Bazı bireyler dillerindeki konjenital ektopik tat reseptörleri ile koku alırlar (kemosensor disfonksiyon veya disguzi). Bu hastalar dilindeki kok alma sensorları bulunur ve ağız kokusunu diliyle hissederler fakat kimseyi ikna edemezler. Aslında gerçekten hiç kimsenin duymadığı bir ağız kokusunu gerçekten duymaktadır. Bu bireyleri teşhis edebilmek için ağızda suni bir koku oluşturulur ve dil uyuşturulur. Koku algısı yoklanır.

Halitorium Klinikte Tespit Edilebilen Ağız Ve Nefes Kokusu Gazları Şunlardır:

  • Uçucu organik gazlar (116 tane)
  • Azotlu gazlar (amonyak-NH3)
  • Kükürtlü gazlar +4 değerlikli olanlar (SO2)
  • Kükürtlü gazlar -2 değerlikli olanlar (H2S vs..)
  • Parlayıcı gazlar (Hidrojen, metan grubu, (72 tane)
    Ölçülebilen gazların listesi için tıklayınız.

Ağız Ve Nefes Kokusu Ölçüm Raporu

Bütün ölçümler bir ağız kokusu ölçüm raporu şeklinde teslim edilir. Raporda hangi gazın ağız kokusu veya nefes kokusu yarattığı ve bireyin neresinden kokunun ağırlıklı olarak ortaya çıktığı anlaşılabilir. Bu rapor ile hangi doktora gideceği bireyin kendi insiyatifindedir. Örnek bir rapor görmek için tıklayınız.