Ağız Kokusunun Ve Nefes Kokusunun Bugünkü Durumu

Bu gün her 4 kişiden 3 tanesinin ağzı kokusu şikayeti vardır.Ağız kokusu sosyal bir incinme sebebidir. Psikolojik sorunları beraberinde getirir. Ağız kokusunun sebep olduğu sosyal problemler biyolojik problemlerden daha fazladır. Tedavisiz kaldığında psikolojik bir içe büzülme ile sonuçlanır. Hatta eğer ağız kokusu sosyal bir problem yaratmasaydı belkide bir hastalık olarak görülmeyecek, tedavisi için emek ve gayret sarfedilmeyecekti. Ağız kokusundan yakınan bireyler sosyal yaşantılarında kendilerine olan güvenlerini kaybederler, çok sayıda ve çeşitlilikte doktor dolaşırlar, çünkü ağız kokusu belirli bir tıp branşının içerisinde incelenmez. Bu hastalığın hangi diş hekimliği uzmanlık alanına girdiği bile belli değildir.

Bu gün ağız kokusu periodontolojinin kucağına bırakılmıştır. Bu çok isabetsiz bir teslimiyettir. Çünkü periodontit artınca ağız kokusu artmaz, tam tersine ağız kokusu azalır. Ağız kokusu tedavisi için diş hekiminin uzman olması gerekmez. Mutlaka bir uzmanlığa dahil edilecekse ağız mikrobiyolojisinin işidir.

Ağız kokusuAğız ve nefes kokusu hastaları için yol gösteren, hangi tetkiklerin yapılacağını hangi tıp branş(lar)ına müracaat edileceğini belirleyen bir tıbbi prosedür yoktur. Böylece ağız kokusu hastaları kaderlerine terk edilmiş gibidir. Pek çoğu tedavi olamaz. Ağız ve nefes kokusu tedavisini kendisi arayıp bulmaya çalışır. Önce naneli sakız, mentollü şeker ile ağız kokularını maskeleyip toplumdaki sosyal konumlarında tutunmaya eski sosyal aktivitelerini ve sosyal yakınlaşmalarını korumaya çalışırlar. Ağız kokularını maskelemeye, yok farz etmeye veya unutmaya çalışırlar. Nefes kokusunu maskeleme konusunda başarılı olamayanlar toplumda yalnızlaşmaya başlar. Bir çok ülkede ağız kokusu tedavi merkezleri açılmakta, bir çok yabancı üniversitede ağız ve nefes kokusu tedavi birimleri kurulmaktadır, diş hekimleri odaları tarafından kampanyalar düzenlenmekte, bir çok yurt dışı markette ağız kokusunu engelleyen çinkolu gargara, alkolsüz antiseptik gargara, sakız ve çinkolu macun satılmaktadır. Dünyada durum budur.

Bu hastalar ağız kokusunu azaltmayan, tam tersine ağız kokusunu artıran pahalı ithal ürünler, kozmetik sprey ve gargaralar, ve naneli şekerler arasında kararsız kalmakta, avuç dolusu para ödeyerek satın aldığı ürünlerin etkisiz olduklarını görerek daha fazla güvensizleşmekte ve daha da umutsuzlaşmaktadır. İnternetteki dedikodularda ve koca karı ilaçlarında çözüm aramakta, gümüş suyu içmekte, çeşitli otları kaynatarak içmekte, nar suyu, kudret helvası ve alkali diyet hurafesi ile para mesai ve umut tüketmektedir. Bir çok insan evlenemeyip bekar kalmakta, insanlarla yakın temasta bulunmamak için üst makama terfi olmayı reddetmekte, öğrencisine, öğretmenine ve eşine yakınlaşmamaktadır. Ağız ve nefes kokusu sebebiyle boşanma davaları açılmakta, hatta bazıları intihara teşebbüs etmektedir Maalesef ülkemizde ise ağız kokusu yok farz edilmektedir. Fakültelerimizde öğrenciler ağız kokusu üzerine yetersiz eğitilmektedir. Bu gün diş hekimleri ağız kokusu şikayeti ile kendisine müracaat eden ağız veya nefes kokusu hastasına yeterince yardımcı olamamaktadır. Ağız kokusu hastası diş hekimine müracaat ettiği zaman, diş hekimi bu konuda yeterli miktarda eğitilmediği için ne yapacağını tam olarak bilememekte, mesleki iç güdüleri veya mesleki bir refleks ile ağız kokusu hastasının dolgularını yapıp dişlerini temizlemektedir. Sayısız vaka bu şekilde iyileşmeden kalmaktadır.Murat Aydın Adana
Biz diş hekimleri yetersiz kalınca kulak burun boğaz veya gastroentereloji doktorları otorite boşluğunu doldurmaya çalışmaktadır. Her ağız kokusu mutlaka bademcikten gelir diye anlamsız çıkışlar yapan kulak burun boğaz doktorlarının sayısı giderek artmaktadır. Üstelik bu doktorlar kendi kliniklerinde ağız kokusu tedavisi yaptıklarını ilan etmektedirler. Tonsillektomi operasyonunu ağız kokusu hastalarına rutin uygulayıp bunu bir ticari önerme yapan kulak burun boğaz doktorları vardır. Veya bir gastroenterolog televizyon ekranlarına çıkıp ağız kokusunun çok büyük bir bölümünün mideden kaynaklandığını söyleyebilmektedir. Üstelik bunu söylediği televizyon programında yanındaki koltukta bir diş hekimi oturmaktadır. Biz diş hekimlerinin bıraktığı otorite boşluğunu kulak burun boğazcılar veya gastroenterologlar doldurduğu için halkımız şanslıdır. Bu boşluğu üfürükçüler de doldurabilirdi. Sonuçta ağız kokusu hastaları doktor doktor dolaşarak çaresizliklerini tescil etmekte sonunda bir köşeye çekilip sessiz çığlıklar atarak naneli sakız ile tedavisini ertelemektedir. Sadece tıbbi değil bu konuda ilaç çeşitliliği de yetersizdir. Ağız kokusunu engelleyen ürünler piyasamızda yeteri kadar bulunmamaktadır. Eczanelerimizdeki 52 gargara ve spreyden 51 tanesinde alkol bulunur ve bunlar ağız kokusu yaparlar. Ağız kokusu tedavisi için verilen gargaranın ağız kokusu sebebi olması ağız kokusu tedavisinin en azından şimdilik ne kadar derin bir açmazda olduğunu gösterir. Maalesef pahalı ithal ürünler ve kozmetik ağız kokusu maskeleri, bu gün vitrinlerde yer almıştır. İlaç pazarında ağız kokusu ürünleri adeta havada uçuşmakta, hastalar bunların arasında kararsız kalmakta, avuç dolusu para ödeyerek satın aldığı alkollü ithal ürünlerin etkisiz olduğunu gördükçe daha fazla güvensizleşmekte ve umutsuzlaşmaktadır. Bu ürünler ya alkol içerdikleri için, ya sabunsu içerdikleri için, ya sodyum hidroksit içerdikleri için, ya tatlandırıcı ve koku verici içerdikleri için ağız kokusunu önce azaltmakta sona artırmaktadır. Bu etkisiz ithal ağız kokusu gargaralarına avuç dolusu döviz ödenmektedir. Buna bir dur diyen de yoktur. Böylece ağız kokusu ilaçları sahası bitki suyu içeren, naneli kekik tozlarına terk edilmiştir. Ağız kokusu tedavisinde yasal irade yeterli değildir. Ülkemizde ağız kokusu tedavi merkezi kurmak için yasal zemin bulunmamaktadır. Günümüzde ülkemizdeki durum budur.

Ağız ve Nefes Kokusu Nasıl Muayene Edilmektedir?

Ağız ve Nefes Kokusu Halitorium’da Muayene Edilmektedir. Peki ağız kokusu nasıl ölçülür? Nasıl muayene yapılırsa ağız ve nefes kokusunu birbirinden ayırmak mümkün olur? Aşağıda anlatılan işlemler sırası ile uygulanır. Elde edilen sayısal değerler birbirleri ile karşılaştırılır. Böylece kokunun kaynak(lar)ını doğru olarak teşhis etmek mümkün olabilir. Bu muayene yaklaşık olarak 2 saat sürer.

Bireyin anamnezi alınır. Bu işlem, yaklaşık 45 dakika veya 1 saat sürer. Sorular sorularak mevcut rahatsızlığın son durumu  tespit edilir. Daha sonra gaz ölçümü başlar. Ağız ve nefes kokusu testi sırasında birey hoşa gitmeyen his, rahatsızlık, ağrı, huzursuzluk duymaz. İnjeksiyon yapılmaz, kanama olmaz, veya benzeri bir istenmeyen algı duyulmaz.
Sırası ile şu işlemler yapılmaktadır

  • 1- Bireyin salya örneğinin volüm ve pH değeri ölçülür
  • 2- Statik ağız kokusu tespit edilir.
  • 3- Burun boşluğu içinden koku ölçümü yapılır
  • 4- Nefesten koku ölçümü yapılır
  • 5- Olfaktometrik (koku alma eşik değer tespiti) muayene yapılır
  • 6- Ağız kokusu üretim kapasite ölçümü yapılır. Bu amaçla protein gargarası ile suni ağız kokusu oluşturulur. Ağız kokusu tavanı ölçülür.
  • 7- Uyuşturucu gargara verilip dil uyuşturulur, kemosensor disfonksiyon varlığı aranır.
  • 8- Ağıza çinko solüsyonu verilip ağız kokusu alt sınırı tespit edilir.

Bunlar genellikle ağız kokusu teşhisi için yeterli olmaktadır. Eğer gerek duyulursa ilave başka testler de yapılmaktadır. gerek duyulmadığı durumda yukardaki testlerden bazıları yapılmayabilir. Bütün bu aşamalar videolar ile hazırlık sayfasında adım adım açıklanmıştır. Bu testlerden gerekli görülmeyenler atlanabilir. İlave testler yapılabilir. Bu düzenlemeler ücretlendirmeye yansımaz.

Muayene sırasında hangi çeşit kokulara ve gazlara bakılmaktadır?

Ölçüm yapan cihaz ne kadar çok sayıda gaz ölçerse o kadar geniş skalada teşhis konulabilir. Muayene sırasında 3 gaz ölçen Oral (Smart) Chroma veya 1 gaz ölçen Halimeter gibi cihazlar yerine çoklu gaz ölçen Halitor3 veya MX6 çoklu gaz detektörü ile 5 gaz grubunda gaza duyarlı ölçüm yapılır. En geniş skalada koku muayenesi ve gaz ölçümü yapılmış olur. Bireyde koku varsa gözden kaçırılması ihtimali yok gibidir. Muayene edilen 200 den fazla gazların listesini görmek için burayı tıklayabilirsiniz

Kesin Teşhis Garantisi Var Mıdır?

Bu incelemeden sonra genellikle ağız veya nefes kokusunun kaynağı tespit edilir ve raporlandırılmış olur. Nadiren Karar verilmesi zor olan bazı durumlarda, teşhis konulamazsa, ileri testler yapılması istenebilir. Bu durumda, birey, her hangi bir laboratuardan kendi imkanlarıyla yaptırdığı test raporlarını getirir veya ulaştırdıktan sonra teşhis konulabilir. Bu, çok nadir gerekli olan bir durum olsa bile ayni gün teşhis konusunda %100 söz vermek mümkün değildir.
Önemli: Halitorium muayenehanesinde ağız kokusu tedavisi yapılmaz. Sadece sebebi, kaynağı, cinsi tespit ve teşhis edilir, rapor ile koku kaynağı belgelenir. Tedavi olmak için bu rapor ile ilgili hekime gidilmesi gerekir.

Ağız ve Nefes Kokusu Muayenesi İçin Kaç Lira Ödenir?

Güncel fiyat hazırlık sayfasında belirtildiği kadardır. İlave ek ücret talep edilmez. https://www.halitorium.com

Ağız Kokusu Etyolojik (Sebebine Göre) Sınıflaması

Ağız kokusu sınıflaması (aydın M, 2014)
Tip 1 ağız kokuları dil sırtına biriken protein artıkların bakteriler tarafından parçalanması yolu ile meydana gelir.

Tip 2 ağız kokuları burun-akciğer arasında her hangi bir noktada üretilen çirkin kokulu gazlar sebebi ile ortaya çıkar. Sıklıkla bademcik, bronşit ve sinüzit gibi hastalıklara eşlik eder.

Tip 3 ağız kokuları eğer midedeki gazlar çirkin kokulu ise ve mide kapağında sızıntı fazla ise ortaya çıkar.

Tip 4 kokuları (nefes kokuları) kan içerisinde çözünmüş gazların akciğer havasına geçmesi ile ortaya çıkar. Böbrek, karaciğer, gut, kanser, metabolik hastalıklar, şizofreni, kalp yetmezliği, kabızlık, laktoz intoleransı, Celiac ve Chron hastalığı ve buna benzer diğerleri. Bu konuda detaylı bilgi bu sayfada bulunmaktadır.

Tip 5 ağız kokuları (subjektif kokular) bireyin kendisinden başka hiç kimsenin algılamadığı kokulardır. İki türlüdür:

  1. Nörojenik form: Gerçekten koku algısı vardır, ama bizler bilmeyiz. Örneğin: retronasal olfaksiyon (genizden koku alma), kemosensor disfonksiyon (tat-koku algısını karıştırma), koku halüsinasyonu, fantozmi (olmayan kokuyu almak). Hepsine birden self halitosis denir.
  2. Psikojenik form: Gerçek bir koku algısı yoktur, birey koku aldığını zannetmektedir. Örneğin halitofobi, halitosis obsesyonu, delüsyonel halitosis gibi. Son ikisine imajiner halitosis denir. Bu konuda detaylı bilgi bu sayfada bulunmaktadır

Tip 0 ağız kokuları, (fizyolojik kokular) bütün ağız kokusu çeşitlerinden biraz ve makul oranda herkeste bulunur. Bireyde mevcut olan her çeşit ağız kokusunun sosyal bakımdan tolere edilebilir miktarlarının toplamına verilen isimdir. Tedavi edil(e)mez. Örneğin sabah ağız kokusu, veya açlıkta duyulan ağız kokusu gibi. Bu kokuyu kabullenmek mümkün ve gereklidir. Fizyolojik kokudan rahatsız olmak normal değildir, bu durum sıklıkla halitofobi hastalarında görülür.

Halitorium ağız kokusu ölçüm ve teşhis muayenehanesi

Ağız kokusu ölçen cihaz- Halitor

ağız kokusu nasıl ölçülür

Kaynaklar:

  • Aydın M. , Harvey-Woodworth CN. Halitosis: a new definition and classification. Br Dent J, 2014; 217: E1 doi 10.1038/sj.bdj.2014.552
  • Aydin M, Bollen CM, Özen ME. Diagnostic Value of Halitosis Examination Methods. Compend Contin Educ Dent. 2016 37(3):174-178
  • Özen ME, Aydin M. Subjective halitosis: definition and classification. J N J Dent Assoc, 2015; 86(4):20 -24.
  • Aydin M. Özen ME. Kirbiyik U, Evlice B, Ferguson M, Uzel I. A new measurement protocol to differentiate sources of halitosis. Acta Odontol Scand., 2016, 11:1-5 DOI: 10.3109/00016357.2016.1163732
  • Aydın M. Ağız kokusunu anlamak ve sınıflamak. Turkiye Klinikleri J Oral Maxillofac Surg-Special Topics 2016;2(1):5-16
  • Aydın M. Ağız Kokusu Muayane Yöntemleri ve Güvenilirlikleri. Turkiye Klinikleri J Oral Maxillofac Surg-Special Topics 2016;2(1):17-30
  • Aydın M. Teşhisten Tedaviye AĞIZ KOKUSU. Nobel kitabevi, 2008, İstanbul

Ağiz Kokusu Nedir?

Her kötü koku ağız kokusu mudur?

Birey ve çevresi rahatsız değilse ağız kokusu var mıdır?

Sabah kokusu tedavi edilir mi?

Sarımsak, soğan veya sigara ağız kokusu yapmaz. Biliyor muydunuz?

O halde ağız kokusu veya nefes kokusu deyince ne anlayacağız?

Ağız kokusunun tanımı dünya tıp lietartüründe ilk defa şu şekilde yapılmıştır (Aydın M, 2015).

  • Bireyin kendisi veya sosyal çevresi tarafından algılanan,
  • Kabul edilemez seviyede ve çirkin olarak yorumlanan,
  • Vücudun içerisinde (endojen) üretilen,- A- Ağızdan, B- burundan veya C- nefesten veya bu üç yolun farklı kombinasyonları ile vücudun dışına atılan,
  • Kronik (en az 2 ay), kesintili veya kesintisiz olarak devam etmiş olan kokulara ağız kokusu adı verilir.
  • Bu kokuyu yayan canlıya ağız kokusu hastası denir.
  • Eğer ağız kokusuna sebep olan çirkin kokulu gaz(lar)ın vücuttan dışarı atılım yolları arasında akciğer ekspirasyon havası (nefes) var ise bu özel duruma nefes kokusu adı verilir.

Ağız Kokusunun Özellikleri

  • Bir kişi ağız kokusundan yakınıyorsa başka hiçbir ilave teste gerek olmaksızın o birey ağız kokusu hastasıdır. Ağız kokusu ağrı gibidir. düşünülmelidir. Hasta var diyorsa vardır.
  • Bireyin kendisinin ağız kokusunu duyması şart değildir. Sosyal çevresinden birisi bireyde ağız kokusu tarif ediyorsa, bu birey ağız kokusu hastası kabul edilir.
  • Hem bireyin kendisi hem de sosyal çevresi çirkin koku tespit edemiyor ise, halitometre ile yapılan koku ölçümü yüksek bulunsa bile ağız kokusu yoktur.
  • Bireyin hem kendisi veya sosyal çevresi bir ağız kokusunun varlığını tespit ediyor fakat bu kokuyu rahatsız edici bulmuyorsa ağız kokusu yoktur.
  • Hayvanlar da ağız kokusu hastası olabilir.
  • Akut ağız kokusu yoktur. Geçici oral flora değişiklikleri (tonsillit, rinit, akut farenjit, antibiyotik kullanılması vs) sebebi ile ortaya çıkan ve iki aydan kısa devam eden kokular, ağız kokusu hastalığı değildir.
  • Yemek kokuları ağız kokusu değildir. Sarımsak ağız kokusu yapmaz, sarımsak kokusu yapar. Sigara ağız kokusu yapmaz, sigara kokusu yapar.
  • Ağız kokusu tanımı halitometrik ölçümlerden bağımsızdır. Halitometre ağızdaki kokuyu kaç gösteriyor olursa olsun ağız kokusu için belirleyici değildir.
  • Bireyin kendisi veya çevresi rahatsız oluyorsa, halitometre sıfır gösterse bile ağız kokusu vardır. Ki böyle vakalar nadir değildir..

Kaynaklar:

  • Aydın M. , Harvey-Woodworth CN. Halitosis: a new definition and classification. Br Dent J, 2014; 217: E1 doi 10.1038/sj.bdj.2014.552
  • Aydin M, Bollen CM, Özen ME. Diagnostic Value of Halitosis Examination Methods. Compend Contin Educ Dent. 2016 37(3):174-178
  • Özen ME, Aydin M. Subjective halitosis: definition and classification. J N J Dent Assoc, 2015; 86(4):20 -24.
  • Aydin M. Özen ME. Kirbiyik U, Evlice B, Ferguson M, Uzel I. A new measurement protocol to differentiate sources of halitosis. Acta Odontol Scand., 2016, 11:1-5 DOI: 10.3109/00016357.2016.1163732
  • Aydın M. Ağız kokusunu anlamak ve sınıflamak. Turkiye Klinikleri J Oral Maxillofac Surg-Special Topics 2016;2(1):5-16
  • Aydın M. Ağız Kokusu Muayane Yöntemleri ve Güvenilirlikleri. Turkiye Klinikleri J Oral Maxillofac Surg-Special Topics 2016;2(1):17-30
  • Aydın M. Teşhisten Tedaviye AĞIZ KOKUSU. Nobel kitabevi, 2008, İstanbul

Ağiz Kokusu Niye Olur?

  • Ağız kuruluğu varsa, salyadaki çözünmüş gazlar açığa çıkar ve Tip 1 ağız kokusu olşur.
  • Ağız içerisinde bakteriler için yataklık edecek her hangi bir mikrop kaynağı varsa Tip1 ağız kokusu bulunur. Bu mikrop kaynakları sıklık sırasına göre Köprü gövdesinin altı, Diş eti infeksiyonu, Diş çürükleri, Yirmiyaş dişi kapşonu, Ağızdaki bütün retantif yüzeyler ve temizlenmeyen protezler ağız kokusu ve nefes kokusu yapar.
  • Farenjit, tonsillit, sinüzit geçirmekte olan bireylerde Tip 2 ağız kokusu bulunabilir. Birey bu hastalığın farkında olmayabilir. Ama ağız kokusu bulunabilir
  • Postnazal akıntısı bulunan allerjik bireylerde Tip 2 ağız kokusu bulunur. Birey akıntının farkında olmayabilir ama ağız veya nefes kokusu bulunabilir.
  • Gastroözefagiyal şfinkter gevşekliği, reflu ve erozif gastrit; hastalarında Tip 3 ağız kokusu bulunur. Bu bireyler yemekten sonra ağız kokusu duyarlar ve belirli bazı besinler ağız kokusunu artırır.
  • Sindirim enzim yetersizliklerinde Tip 3 ağız kokusu bulunur. Birey basit (mide yanması, hazımsızlık, gaz) şikayetler ile hastalığa alışmış olabilir.
  • Kabızlık Tip 4 ağız kokusu sebebidir.Sayısız hasta kabızlığı giderilince ağız kokusundan ve nefes kokusundan kurtulmaktadır.
  • Başta peynir olmak üzere her gün aşırı miktarda yenilen süt ve süt ürünleri Tip 3 ağız kokusu sebebidir. Herşeyden az yeyiniz, hiç bir şeyi hep yemeyiniz.
  • Asidoz, alkaloz sebebi olabilecek, kan gazlarını ve kan biyokimyasını değiştirebilecek bütün  metabolik hastalıklarda (şeker, gut, nefropatiler dahil) Tip 4 ağız kokusu yani nefes kokusu bulunur.
  • Sürekli olarak ayni besin maddesini her gün yiyenlerde Tip 3 ağız kokusu bulunabilir. Böyle hastalar ancak anamnez ile belirlenebilir. Çoğunda nefes kokusu da bulunur.
  • Adet, günü, yumurtlama günü, hamilelerde ve oruçlularda Tip 4 ağız kokusu yani nefes kokusu bulunur. Bunlar engellenemez. Geçicidir.
  • Sürekli ilaç kullananlarda Tip 4 ağız kokusu yani nefes kokusu bulunabilir. Kas geliştiriciler, amino asit hapları, kıkırdak, eklem kuvvetlendiriciler, doğum kontrol hapı, tansiyon düşürücüler vesaire…
  • Oruçlu olan bireylerde Tip 4 ağız kokusu yani nefes kokusu bulunur. Hem sindirim kanalındaki peristaltizmin durmasına bağlı artan bakteri faaliyetleri ve hem de enerji depolarının açılarak karbonhidrat yılkımının başlaması ile ortaya çıkan nefeste kokuyu yani Tip 4 ağız kokusunu başlatır.
  • Akciğer infeksiyonlarında kokusu bulunur. Tüberküloz, bronşit, zatüre, pnömoni, astım,  bronkopnömoni, obstrüktif akciğer hastalıklarıağız kokusu ve nefes kokusu sebebidir.
Ağız ve nefes kokusunun kaynakları3 tanedir

AĞIZ KURULUĞU

Ağızdaki salya debisi dakikada 0.5 ml den az ise ağız kuruluğu kabul edilir.  Parasempatik sinir aktivasyonundaki azalma, bezin atrofisi, ağzın açık kalması ve bazı hastalık ve ilaçlar buna sebep olur. Tedavisi su içmek değildir, çok su içmek idrar yapar salya yapmaz.

Ağız kuruluğunun mekanizması

Ağız kuruluğu toplumda rastlanma sıklığı hem bölgesel değişiklikler gösterir hem de toplumun beslenme alışkanlıkları ve genel sağlığına indekslidir. En sık rastlanan sebepleri aşağıda sıralanmıştır. Yutkunma zorluğu, sindirim eksikliği, ağız kokusu, farinjit, fonasyon bozukluğu gibi sonuçları vardır.
Mekanizmalar:
1- Bez atrofiye uğramıştır. Artık kolinerjik sinir uyarısı gelse bile bezin kendisi salya üretememektedir. Yaşlılık, radyoterapi ve Sjögren sendromu örnek verilebilir.
2- Kolinerjik stimülasyon yoktur. Bez çalışabilmektedir fakat parasempatik sinir aktivasyonu yoktur. Heyecanlı ve adrenalinli yaşantısı olan bireylerde, uykusuzluk, uzun seyahat, sınav heyecanı, gibi durumlarda ortaya çıkar.
3- Ağız açık kalıyor olabilir. Salya bezi çalışıyordur, sinir aktivasyonu da mevcuttur, salya yeteri kadar geliyordur fakat ağız kapanmadığı için mevcut salya hızla kurumaktadır.

Şimdi bunları masaya yatıralım:

1- Bez atrofisi

Parotis dahil diğer büyük tükrük bezleri, ve hatta submuköz bezler yaş ile birlikte giderek küçülür. Alkol ve sigaranın bez atrofisine katkısı olabilir. Ayrıca kötü ağız hijyeni tükrük bezi atrofisini hızlandırır.
Radyoterapi gören şahısların iyonize edici ışınlar sebebi ile bez parenkiminde hasar oluşur ve hücre rejenerasyonu durduğu için iyileşme görülmez.
Sjögren sendromunda ise otoimmün bir mekanizma ile B limfositleri IL-6 ve IL-10 aracılıklı olarak bez lümenindeki asiner hücrelere karşı antikor üretmeye başlar, bez lümeninde hasar meydana getirir ve bezin salya üretme yeteneği kaybolur. Orta yaş kadınlarda erkeklere kıyasla 9 kat fazla görülür. Hastalık ilerlediğinde Th1 ve Th17 hücreleri dokuya toplanarak hasarı artırır.
Antihistaminik başta olmak üzere bir çok ilaç tükrük salgısını ya otonom sinir sistemi seviyesinde veya bez parankiminde reseptör seviyesinde bloke edebilir. Antihipertansifler, antitussif, antidiyaretik, antiasmatik ilaçlar, bronkospazm yapıcılar, antikolinerjik ilaçlar kuvvetli biçimde salya kısıtlaması yapabilir.
Bez atrofisi ile seyreden ağız kuruluklarında fazla bir tedavi seçeneği yoktur. Replasman yoluna gidilir.

2- Parasempatik aktivasyon

Otonom sinir sisteminin profili
Parasempatik ve sempatik sinir liflerinin hakimiyet bölgeleri

Nervus vagus, kafa tabanından çıkar, ince bağırsağın bitip kalın bağırsağın başladığı apandisit adı verilen bölgeye (Processsus vermiformis‘e) kadar bütün bağırsağı inerve eder, ayni zamanda glossopharyngeal pleksustan parotis ve dil altı salya bezlerine iplikler taşır.  Salyanın tetiklenmesinden sorumludur. Bu sinirin parasempatik uyarımları salya bezinde salya salgılanmasını sağlar. Bu kural bütün vücut salgıları için geçerlidir. Parasempatik sinir iplikleri uyarılınca organda salgı artışı olur. ter, göz yaşı, salya ve solunum salgıları bu şekilde salınır. Sinir lifinin parasempatik uyarısı durduğunda organdaki salgı durur. Örneğin burun salgısı kaybolur ve burun kurur, göz yaşı kuruyabilir veya salya kuruyabilir. Eğer organa giden sinir lifi parasempatik uyarıyı yeniden kazanırsa organda salgı yeniden normale döner. Bu tür ağız kuruluğu hyposalivaton (salyanın azalması) dır.

Çocuklarda diş çıkarma sırasında göz yaşarması ve salya artışı görülmesinin sebebi çıkmakta olan dişin deldiği diş etinden etrafa yayılan histamin isimli maddenin  gözyaşı  ve tükrük bezlerine giden parasempatik sinir liflerini uyarmasıdır. Bu sebeple otonom sinir sisteminin parasempatik parçasının aktive edilmesi, dürtüklenmesi, uyanık tutulması, stimüle edilmesi salyayı artırır ve/ya salyanın artmasına katkı sağlar.

Eğer sindirim kanalının bir ucunu, köşesini, veya herhangi bir parçasını besin maddeleri ile meşgul edersek, uyarmış oluruz, böylece N. vagus‘un geçtiği yol üzerinde uyarı elde eder veya salgı için gerekli uyarıyı elde etmiş oluruz. Bu durum sindirim kanalı dolu ve meşgul ise/iken salyanın artmasına sebep olur. Bu sebeple ağız kuruluğu şikayet olanlara sindirim kanalını meşgul edecek, kolay sindirilmeyecek, saatlerce sindirim kanalında kalacak besinler önerilebilir. 

Sindirim kanalı dolu iken diş gıcırdatmanın 
Gece dolu mide ile uyuyanların yastığına salya akmasının
Diş çıkarma sırasında salya artmasının 
Kabız bireylerin aşırı ve kolay terlemesinin sebebi parasempatik aktivasyonun amacını aşacak kadar artmış olmasıdır. Yani ağız kuruluğunun tersine döndüğü rahatsızlıklardır.

3- Ağzın açık kalması

Bazı insanlarda istirahat konumunda dudaklar ağzı ve dişleri kapatmaz. Eğer böyle bir durum varsa aralık kalan dudaklar arasından geçen hava ağzın ve boğazın kurumasına sebep olacaktır. Dikkat ediniz: bu durumda salya eksik değildir, salya üretimi sınırlı değildir, sadece üretilen salya dışarı akmakta veya kuruduğu için ağızda kuruluk meydana gelmektedir. Bu türlü ağız kuruluğuna xerostomia denir. Bu bir hyposalivaton değildir.
Bu konuda bir terminoloji kaosu vardır. Xerostomia (serostomi okunur) bireyin ağzını kuru hissetmesi anlamına gelir. Hiposalivasyon terimine sinonim olarak xerestomia terimi kullanılmaktadır. Ancak xerostomia terimi Dysgeusia (disguzi okunur) hastalıklarını da içine alır . Disguzi tat alma hissinde değişim demektir. Yani bireyin ağzı kurumasa ve tükrük kalitesi değişip ağzını kuru hissediyorsa bile xerostomia olarak isimlendirmek gerekir. Fakat biz ağızdaki salyanın ölçülerek 0.5ml/dakika dan küçük olduğu durumlara “ağız kuruluğu” adını veriyoruz.

Ağız kuruluğunun teşhisi

Bireyin ağzım kuruyor, dilim damağıma yapışıyor demesi en belirgin şikayettir.
Bireyin eline bir kap verilir ve 1 dakika boyunca sürekli tükürmesi söylenir. Elde edilen salyanın hacmi ölçülür. Salya 0.5 ml/dk debisinin altına düştüğünde ilk kuruyan damak kubbesinin en derin yeridir. Bu sebeple bireyin kafasını geriye yatırıp damak kubbesinin derin noktasına göz ile bakıldığında bu bölgenin kuru olduğu görülür. Bu amaç ile üretilmiş salya kalınlığını ölçen elektronik aletler de piyasada bulunmaktadır ancak bunlara ihtiyacımız olduğu kesin değildir.
Bireyin tam kan tablosu istenir. Kan tablosunda iyonlar, ALT, AST, LDH, RF, ASO ve hemogram değerlendirilip normal dışına çıkan bir değer varsa ilgili hekim ile temas edilir. Ancak kan tablosundaki değişimler olası bir sistemik hastalık düşündürür.
Dudak veya yanak içinden biyopsi yapılarak Sjögren sendromu bakımından patoloji laboratuarında incelenmesi gerekir.

Ağız kuruluğunun tedavisi

Bez atrofisi ile meydana gelen ağız kuruluklarının maalesef etkin ve başarılı bir tedavisi yoktur. Yapılan hiç bir tedavi yeterince tatmin edici ve kalıcı değildir. Bu sebeple ancak rahatlatıcı ve replasman yapıcı önlemler alınabilmektedir.
Hijyen sağlanmalıdır. Vitamin mineral desteği zararlı değildir, faydası bulunduğu da gösterilmemiştir.
Parasempatik aktivasyonun artırılması amacı ile uzun uyku dingin (koşturmasız) bir hayat tarzı gereklidir. Bu durum parasempatik aktivasyonu sağlayabilir veya destekleyebilir.
Kardiyolog izin verirse parasempatomimetik ilaçlar verilebilir. Bu ilaçlar kalbi yavaşlatıp tansiyonu düşürdüğü için aile hekiminin bilgisi dahilinde kullanılmalıdır.
Pilokarpin içeren göz damlası dil altına günde 5-6 damla uygulanabilir. Kolinerjik etki oluşturup eğer atrofiye olmadıysa bezi salya üretimine sürükleyecektir. (Motamed B, 2022)
Acılı, biberli, turşu, limon, baharatlı beslenme tercih edilmelidir. Bu tatlar salyayı artırır.
Ancak bu ilaç astım, spastik kolon, bradikardi, hipotansiyon, hipertiroidi, epilepsi, Parkinson, myasteina gravis hastalarına verilmez.


Posalı beslenmelidir.
Laktoperoksidaz ve müsin içeren suni salya gibi davranan bazı sprey ve gargaralar bulunmaktadır. Bunlar kullanıldığı saatler için hafif bir rahatlama sağlar.
Ortodontist ve kulak burun boğaz hekimi işbirliği ile istirahat konumunda dudakların kapalı kalması sağlanmalıdır. Gerekirse burun pasajında varsa tıkanıklık veya darlık giderilmeli, burun pasajından hava trafiği artırılmalıdır. Bu durumda ağız içindeki hava trafiği kaybolur.

Kaynaklar:
– Motamed B, Alaee A, Azizi A, Jahandar H, Fard MJK, Jafari A. Comparison of the 1 and 2% pilocarpine mouthwash in a xerostomic population: a randomized clinical trial. BMC Oral Health. 2022 Dec 1;22(1):548. doi: 10.1186/s12903-022-02576-6. PMID: 36457091; PMCID: PMC9713117.
– Gorsky M, Epstein JB, Parry J, Epstein MS, Le ND, Silverman S Jr. The efficacy of pilocarpine and bethanechol upon saliva production in cancer patients with hyposalivation following radiation therapy. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 2004 Feb;97(2):190-5. doi: 10.1016/j.tripleo.2003.08.031. PMID: 14970777.