Dünyada ağız kokusunun durumu

Bizim ülkemizdeki ağız kokusu hastaları kendileri ile hekimlerin ilgilenmediğinden yakınırlar. Bu doğrudur. Biz hekimler ağız kokusu hakkında yeterince donanımlı yetişmiyoruz. Fakat yurt dışında durum farklı değildir. Orada da hekimler donanımlı değiller ve okus pokus ile durumu götürüyorlar.

Farinjit ağız kokusu yapar mı

Farinjit tek başına ağız kokusu sebebi olmaz. Dil sırtının bakteri yükünü artırdığı için ağız kokusunu destekler, artırır, ve tedavi edilmezini zorlaştırır

Burun tıukanıklığıda benzer şekilde tek başına koku sebebi değildir. Ağzın kurumasına sebep olduğu için ağız kokusunu destekler, artırır, ve tedavi edilmezini zorlaştırır. Kulak burun boğaz hekimler hem burun tıkanıklığını hem de farinjiti tedavi edebilir.

Farinjit ve burun tıkanıklığı tek başına ağız kokusu sebebi olmadığı halde tedaviyi zorlaştırır, vakayı karmaşık hale getirir ve ağız kokusunun şiddetini artırır.

Reflü tek başına ağız kokusu sebebi değildir. Bu konuyu ayrı başlık halinde ele almıştım. Oraya bir göz atabilirsiniz:

Ağız kokusu ve ozon

Hep soruyorlar ağız kokusu için ozon uygulattırsam faydasını görür müyüm diye. Küçük bir deney yaparak elde ettiğim sonuçları fikir vermek bakımından yazmak istedim.

Çok sayıda hastalığa alternatif tedavi olarak uygulanan ozon gazı aslında 3 tane oksijen molekülünden ibarettir. Diyabetteni fibromiyaljiye kadar geniş skalada hastalıklara ozon uygulanmaktadır.

Bireyden kan alınır, injektörün içerisinde kan ile ozon gazı karıştırılır ve bireye kendi kanı yeniden damardan verilir. Bu işleme ozon uygulaması adı verilir.

Ozonun hastalıklara iyi geldiğini ben bilmiyorum. Hiç bir fikrim yok. Ozon gazı ile iyileşmiş bir romatizma veya lupus veya fibromiyalji hastası varmıdır bilmiyorum. Ben işin o kısmıyla ilgilenmiyorum. Ağız kokusuna olumlu etkisi varsa bilmek istedim basit bir ölçüm yaptım.

Ozon tedavisi gören ve ağız kokusu şiakeyti bulunan 2 kişinin ozon gazı almadan önce ağız ve nefes kokusunu organik, azotlu, kükürtlü gazlar ve hidrojen metan grubu gazları ölçtüm not ettim. Bireyler ozon aldıktan sonra sıfırıncı ve 20 inci dakikada yeniden ağız ve nefes kokusunu ölçtüm. Bireylerin ağız ve nefes kokusunu oluşturan gaz konsantrasyonlarında herhangi bir değişiklik oluşmadığını gördüm.

Sonuç olarak ozon gazının ağız kokusuna olumlu etkisi olmadığını gördüm ama bu bir bilim çalışması değildir. KEsin bir şey konuşmak için erkendir. Sadece ön tahmin yapabilmek amacı ile basit ve ampirik bir tespitten ibarettir. Kesin sonuç değildir.

Ağız Kokusu Ne İle Ölçülür

Dünya üzerinde 36 firma 67 den fazla gaz ölçen cihaz üretmektedir. Fakat biz 2 tanesine takılıp kalmış durumdayız, sınırlı sayıda gaz ölçmeye devam ediyoruz. Halbuki yüzlerce gazı ölçmek mümkündür.

Bazı Halitometre Cihazları:

Ağız kokusu için kullanılabilecek olanlardan bazıları : AmBeR, B/B Checker, BreathTracker, Breathtron, Cyranose 320, Diamond Probe/Perio 2000,  Firstcheck+, Halimeter, Oral Chroma, Tanita, Twin Breasor, XS2200 ve diğerleridir.

Halitor markalı bu cihaz ise 3 ve 4 gaz sensoru ile yüzlerce gazı ölçebilmektedir.
Halitor3 ve Halitor4 modelleri vardır. https://www.halitor.com

Halitometre Ne Yapar?

  • Koku ölçen cihazlar (Halitometreler) teşis yapmaz. Ağız kokusunun nerden geldiğini söylemez.
  • Doğru kullanılırsa kokunun varlığını veya yokluğunu söyler
  • Doğru kullanılırsa ölçülen gazın hangi grup gaz olduğunu tespit eder.
  • Tedavinin gidişatı hakkında fikir verir. Karşılaştırmaya imkan tanır.
  • Tedavinin gidişini izler.
  • Halitometreler ağız kokusunun miktarını ölçer, kokunun geldiği yeri göstermez
  • Bütün gün her saat dalgalanan ağız kokusunu 1 defa ölçmekle teşhis konulamaz
  • Halitometrelerin önemli bir bölümü bir gazı diğerinden ayıramaz. Fakat şiddetini ölçer.

Halitometre Nasıl Çalışır?

Oral chroma hariç neredeyse hepsi kimyasal gaz sensoru içermektedir. Pompa ile emilen hava (250 ml/dak) sensorun üzerinden geçirilir. Sensorunun içerisinde duyarlı olduğu gaz ile reversibıl redoks reaksiyonu verebilen kimyasal maddeler bulunur. Sensorun 3 ucundan birisi karşılaştırma amacı ile cihaza sabit sinyal gönderirken diğeri meydana gelen redoks reaksiyonu ile orantılı voltaj değişimleri gönderir. Bu voltaj farkı ekranda okunan ağız kokusu gazının konsantrasyonu olarak gösterilir.

Koku ölçen 2 cm çapında 1.6 cm yüksekliğinde gaz sensorları görülmektedir. Halitometreler bu sensorları kullanarak kokuyu algılar.

Ağız Kokusu Sınırı Belirsizdir

Ağız kokusu ölçümleri ppb birimi ile yapılır. Her birey veya kurum kendi tercihleri doğrultusunda bir sınır belirlemiştir.

Kimisi 0-40 ppb arasını sağlıklı kabul etmiş, kimisi 110 kimisi 250, kimisi 2000 ppb yi bile söylemiştir. Ağız kokusunun ölçülerek tanı konulacak bir sınırı yoktur (Aydın M, 2004).

Kaynak: Aydın M, teşhisten tedaviye ağız kokusu. Nobel Tıp Kitapevi, 2008, Istanbul
Buradaki bilgiler hekimlere fikir vermek içindir muayene, tanı ve tedavi değildir.

Ağız Kokusu, Nefes Kokusu, Gastrit Diştaşı, H. Pylori İlişkisi

“Gastritin etyolojisinde sıklıkla Helicobacter pylori isimli bakteri rol alır. Bu bakteri diş taşının yapısında da bulunmaktadır. Gastrit başarı ile tedavi edilse bile, bu bakteri salyaya karışarak yutulmakta ve mide mukozasını yeniden infekte etmektedir. 1983 yılından beri giderek kuvvet kazanan bir hipoteze göre, diş taşları ve plak gastritin sebeplerinden birisi olabilir ve ağız kokusu sebebi oalbilir.Bu sebeple tedavisi özel olmalıdır.”
Dr. Murat Aydın, 2012

H. Pylori’Nin Ağızdaki Kolonizasyonu

H. pylori’nin 20- 60 yaş arasındaki bireylerin ağızlarında görülme sıklığı %40-50’dir. Periodontal sağlığın bozulması durumunda H. pylori’nin ağızdan izolasyon sıklığı artar. Asıl rezervuarı önce dişeti cebi, sonra diş plağıdır, daha az sıklıkla diş taşıdır. Subgingival plakta %37, supragingival plakta %21.9 oranında rastlanır.
H. pylori, salyanın temas edebildiği yüzeylerde daha az kolonize olur, çünkü salya ve oral mikroflora üyeleri tarafından kolayca engellenir. Bazı ağız bakterileri (Prevotella intermedia ve Streptococcus mutans)’in kültür süzüntüleri H. pylori’yi inhibe etmektedir.
Gastritli hastanın ağızdan belirli zaman aralığıyla yapılan mikrobiyolojik muayenelerde, her zaman H. pylori’nin bulunmadığı görülmüştür. Bu durum, bakterinin belirli aralıklarla mideden ağıza gelebildiğini düşündürür.
Bir grup dispeptik hastanın gastrik antral mukozalarında %45, diş plağında %33 oranında H. pylori tespit edilmiştir. Hem diş plağında hem mide mukozasında H. pylori bulunan dispeptik hastaların oranı %77.7’dir. Dispepsi hastalarında, gastritin tedavisi ve oral hijyenin düzeltilmesinden sonra H. pylori ‘nin ağızdaki kolonizasyonunun kaybolduğu görülmüştür.
Benzer bir çalışmada, hastaların %98’inin ağızlarında, %67’sinin gastrik antral mukozalarında H. pylori tespit edilmiştir. Sadece antibiyotik tedavisi uygulandıktan sonra H. pylori, mideden kaybolmuş, ama ağızdaki kolonizasyonu devam etmiştir. Bu çalışmalar gastriti başlatan bakterinin rezervuarının diş taşı ve diş plağı olabileceğini düşündürür. Gastritin tedavi edildikten sonra neden sık aralıklarla nüks ettiğini açıklar. Rezervuarın antibiyotik ile ortadan kalkamayacağı, ancak diş hekimi müdahalesi ile ortadan kalkacağı açıktır.

Ağızdan H. Pylorı İzolasyonu

Ağızdan alınan mikrobiyolojik materyalin uygun besiyerine doğrudan ekimlerinde her 20 materyalden 1 tanesinde H. pylori’nin ürediğini kaydetmek mümkündür. Halbuki, mide antral mukozasının biyopsilerinde doğrudan ekimlerde H. pylori’yi üretmek daha mümkündür. Belkide bu bakterinin oral suşları üretilemez özelliğe sahip olabilir. Moleküler yöntemler ile, biyopsileri normal bulunan 100 dispeptik hastanın salyasında %84, diş plağında %100, dişeti cebinde %100 sıklıkla H. pylori tespit edilmiştir.
H. pylori, üreyi (diğer bakterilerden) hızlı parçalar. Bu sebeple üre besi yerine ekilip üreyi amonyağa parçalayıp parçalamadığı yoklanabilir. Fakat böyle testlerin doğruluk değeri daha azdır, nonspesifiktir. Çünkü plakta bulunabilecek yegane üreaz pozitif bakteri bu değildir. A. actinomycetemcomitans ve hatta proteus veya vibrio gibi Gram negatif barsak bakterilerinden bazıları üreaz testine erken pozitiflik verir.

H. Pylorı’Nin Midedeki Kolonizasyonu

Dünya nüfusunun %50’sinin sindirim kanalında (ağız ve midelerinde) H. pylori bulunur. Alkol ve sigara kullanımı kolonizasyon frekansını değiştirmez. Orofekal yoldan kirli sular ile yayılmaktadır. Karasinekler ile taşınır. Kedilerin ağızında, deniz memelilerinden sadece yunusların salyalarında bulunur. Ana rezervuarı insandır. Mide asidine direnebilir ve mide mukozasına penetrasyon kabiliyeti vardır. Gastriti bulunan asemptomatik ve semptomatik hastaların mide yıkama suyundan H. pylori izole edilir. Mukozada metaplazik transformasyonlara sebep olur. Metaplaziler prekanseröz bir gelişmedir ve mide kanserine dönüşebilir. Zaten bu bakteri kanserojen özelliğini ağızda da gösterir. Ağız kanserlerinin yüzeylerinden alınan sürüntü materyallerinin %100’ünde (n=58) H. pylori üretilmiştir.

Sağlıklı bireylerin serumlarında H. pylori ‘ye özgül IgG antikorlarının prevalansı %40’tır (10-19 yaş gurubunda %27, 40-60 yaş grubunda %50). Ağızlarında H. pylori tespit edilen bireylerin serumlarında H. pylori’ye özgül IgG antikor prevalansı %80’dir. Bu durum, bu antikorların koruyuculuk değerinin az olduğunu gösterir.

H. Pylorı Ağız Kokusu Sebebi Midir?

H. pylori mideye yemeklerle gelen proteinlerdeki üreyi amonyağa çok hızlı parçalar. Ortaya çıkan amonyak gastroözefajiyal şfinkterden ağıza yükselerek bazen dışkı kokusuna benzer bir ağız kokusu, bazen küf kokusuna benzeyen çeşitlilikte ağız kokusu sebebi olabilir. Ayrıca midelerinde H. pylori bulunan bireylerin nefeslerinde nitrat, ve siyanid kokusu tespit edilmiştir. Bu gazlar belirli bir seviyeyi geçtiğinde nefes kokusu sebebidir.

Fakat midesinde bu bakteriyi taşıyan veya reflu hastalığı bulunan çok sayıda gastrit hastasında hiç bir ağız kokusu şikayeti bulunamamış ve ölçümlerde ağız kokusuna rastlanmamıştır. Bu bize H. pylori’nin tek başına ağız kokusu şikayeti sebebi olmayabileceğini, fakat başka bazı faktörlerle birleşerek ağız kokusuna katkı sağladığını düşündürmektedir. Bilhassa midesinde ve özefagusunda erozif gastrit bulunanlarda ve ayni zamanda reflusu bulunanlarda ağız kokusu seviyesinin yükseldiği gösterilmiştir.

Erozif gastriti olanların mide suyu analiz edildiğinde 7.5 ppm H2S gazı çözünmüş olarak bulunduğu halde, erozif gastriti bulunmayanlarda bu sayı 0.5 ppm bulunmuştur. (Yoo SH, 2008) Bundan 2 yıl sonra bir başka çalışmada mide şikayeti erozif gastrit olanlarda ağızdaki kokusu (200 ppb), mide şikayeti erozif gastrit olmayanlardan (75 ppb) daha fazla bulunmuştur. (Kim JG, 2010)

Ortada kesin bir şey yoktur fakat eğer bu H2S ağıza yükseliyorsa ve ağız kokusuna sebep olma ihtimali yeterince tedirgin edicidir. Bu durumda çinko ile ağız kokusunu engellemek mümkün olur mu? Diş fırçası ile dil ve diş temizliği yapılsa bile ağız ve nefes kokusunu önlemek mümkün olur mu? O halde engellenmesi çok zor bir ağız kokusu karşımıza çıkacaktır.

İlişkinin İrdelenmesi

H. pylori’nin sebep olduğu gastritin sık tekrarlaması, sürekli kontaminasyon yapan gizli bir odak aramayı haklı kılar. Diş plağı ve diş taşları bu bakterinin potansiyel rezervuarıdır. Diş plağından salyaya karışan H. pylori, yutularak midede kolonize olmaktadır. Çünkü, ağızda kolonize olan H. pylori 14C üre yardımıyla işaretlenmiş, midedeki kolonizasyonunun %60 olduğu gösterilmiştir. Ayrıca, gastrit hastasının ağızdan izole edilen H. pylori ile aynı hastanın mide yıkama suyundan izole edilen H. pylori’nin DNA sekans analizleri bu iki bakterinin aynı bakteri olduğunu göstermektedir. O halde H. pylori’nin yutulduğu kesindir.

Ayrıca, diş plaklarında H. pylori kültürü pozitif olan bireylerin hepsi gastrit hastası olmamaktadır. Bunun tersi de mümkündür. Yani her gastrit hastasının diş plağında H. pylori bulunmamaktadır. Hastalığın konak duyarlılığı ile ilişkisi olmalıdır. Ayrıca, bazı yayınlarda böyle bir ilişki bulunmayabileceği ifade edilmektedir. Hasta grubunun (n=62) %54’ünün mide yıkama suyunda bulup hiçbirinin ağızında H. pylori bulunamayan raporlar vardır.

Fakat, ağızında hiç diş (dolayısıyla diş plağı ve diş taşı) bulunmayan bireylerde de gastrit görülebilmektedir ve bu bireylerde de gastrit aynı sıklıkta nüks etmektedir. O halde diş plağı ve diş taşları, bakterinin yegane rezervuarı olmasa gerekir, ama hastalığın sık tekrarlamasında önemli bir sebeptir.

H. Pylorı Gastritinin Teşhisi

1) Radyoaktif işaretli üre kapsülleri yutulduktan 10 dakika sonra nefeste beta sayacı ile teşhis edilir. Basit ucuz yeterli güvenlikte teşhis edici bir testtir. Ağız kokusu hastaları bu yöntem ile incelenmelidir. Çünkü eğer midedeki H. pylori gastriti ile ağız kokusu veya nefes kokusu arasında bir ilişki var ise, bu ilişkinin ortaya çıktığı yolu kullanan bir muayene şeklidir.
2) Dışkıda bu bakterinin antijeni aranır. Yeterince özgün değildir. Hatta hiç özgün değildir.
3) Biyopsi örneğine veya endoskop sırasında mide mukozasına üre damlatılarak bakterinin amonyak üretip üretmediği pH indikatörleri ile tespit edilir. Kesin ve doğru sonuç verir fakat travmatiktir.

H. Pylorı Gastritinin Tedavisi

Tedavisi 3 prensibe dayanır: 1) Antibiotik 2) Diş taşlarını ortadan kaldırılması 3) Beslenme hjyenini değiştirilmesi.

H. pylori gastriti proton pompası inhibitörü ve antibiyotik kombinasyonları (ampicillin, metronidazole, clarithromycin) ile tedavi edilir. Hastalık tamamen iyileşse bile nüks çok sıktır. Bu sebeple gizli kalmış bir rezervuar beklentisi sahneye hakimdir.

Elli beş peptik ülserli hastanın (reflusu bulunduğu gözetilmeksizin) 1 haftalık tedavisi bitirilip iyileştikten 4 hafta sonra yapılan mikrobiyolojik muayenesinde bütün hastaların (%100) ağızlarında, ve %90’ının midelerinde H. pylori kolonizasyonu devam etmiştir. Ağızdaki bakteri odakları ortadan kaldırılmadıkça, antibiyotik tedavisi ile mide mukozasındaki H. pylori kısmen elimine olmaktadır.

Diş plaklarının H. pylori rezervuarı olması ihtimali bile yeterince tedirgin edicidir. Bu sebeple, rezervuar oluşturup oluşturmadığına bakılmaksızın, sağlıklı bireylerde bile zaten uzaklaştırılması gereken diş plakları gastritli hastalarda daha sıkı bir takip ile uzaklaştırılmalıdır.

Gastrit şikayeti olan hastaların ağız hijyeni kontrolları peryodik olarak yapılmalı, diş plağı ve diş taşı birikimine müsaade edilmemelidir. Gastrit idame tedavisine peryodik diş plağı kontrolu ilave edilmelidir.

H. pylori rezervuarı diş plağı olabileceği gibi, sürekli yenmesi alışkanlık haline gelmiş kirli gıdalar da olabilir. Kirli gıdalar ile bu mikrobu yeniden almak çok mümkündür. Yıkanmamış maydonoz, genel kullanıma açık çay bardakları, hijyen kuralına uyulmadan işportacılardan yenen yemekler, el yıkama alışkanlığının bulunmayışı H. pylori nin yeniden vücuda girmesini sağlar. Ayrıca bir evde bu bakterinin sebep olduğu bir gastrit vakası tespit edildiyse evdeki diğer bireyler de taranmalı taşıyıcıık durumları incelenmelidir. Aksi durumda hasta olan aile bireyi önce iyileşir, ertesi gün bakteri yeniden alır ve sessizce tekrar hastalanır. Bu hastalık iyileşmedi zannedilir. Maddi, manevi ve biyolojik bir kaybetme döngüsüne girmiş olur. Bu, aile boyu bir hastalıktır, evdeki bireylerde teşhis ve tedavi edilmelidir. Beslenme ve hijyen alışkanlıkları gözden geçirilmelidir.

Kısacası H. pylori’den kurtulmak ilaç kullanmanın yanında ancak yaşam biçimini değiştirmek ile tam olarak mümkün olur. Aksi halde tekrarlaması sürpriz olmaz.

Kaynaklar:
1. Brown LM. Helicobacter pylori: epidemiology and routes of transmission. Epidemiol Rev, 2000; 22:283-297.
2. Cellini L, Allocati N, Piattelli A, et al. Microbiological evidence of Helicobacter pylori from dental plaque in dyspeptic patients. New Microbiol 1995 Apr 18(2):187-192.
3. Hardo PG, Tugnait A, Hassan F, et al. Helicobacter pylori infection and dental care. Gut, 1995, 37:44-46.
4. Hu W, Cao C, Meng H, et al. Detection and analysis of Helicobacter pylori in oral cavity and stomach from chronic gastritis patients. Zhonghua Yi Xue Za Zhi, 2002, 82:1037-1041.
5. Madinier IM, Fosse TM, Monteil RA. Oral carriage of Helicobacter pylori: a review. J Periodontol 1997, 68:2-6.
6. Mapstone NP, Lynch DA, Lewis FA, et al. Identification of Helicobacter pylori DNA in the mouths and stomachs of patients with gastritis using PCR. J Clin Pathol, 1993, 46 (6):540-543.
7. Meurman JH. Dental infections and general health. Quintessence Int., 1997, 28(12): 807-811.
8. Ozdemir A, Mas MR, Sahin S, et al. Detection of Helicobacter pylori colonization in dental plaques and tongue scrapings of patients with chronic gastritis. Quintessence Int 2001, 32(2):131-134.
9. Polonczyk PJ, Konturek SJ, Karczewska E, et al. Oral cavity as permanent reservoir of Helicobacter pylori and potential source of reinfection. J Physiol Pharmacol, 1996, 47:121-129.
10. Sahin FI, Tinaz AC, Simşek IS, et al. Detection of Helicobacter pylori in dental plaque and gastric biopsy samples of Turkish patients by PCR-RFLP. Acta Gastroenterol Belg, 2001, 64:150-152.

Bu sayfada yazanlar muayene ve tedavi yerine geçmez. Fikir vermek içindir

Ağız Kaynaklı Tip 1 Ağız Kokusunun Tedavisi

Yıllar boyunca, ağız kokusu hastalarımızın dişlerini temizledik, dolgularını yaptık. Belki bu defa iyileşir diye temenni ettik. Fakat hepsinin iyileşmediğini gördük. Eksik olan neydi ?

Ağız kokusu tedavisinde atılacak adımlar Birinci adım:

  • Hastanızın ağız hijyenini artırınız.
  • Ağızda bakteri tutunabilecek her pürüzlü yüzeyi gideriniz. Ağız içerisindeki bütün yüzeyler bakterileri tutamaz olmalıdır, cilalı olmalıdır.
  • Ağızda köprü varsa, köprü gövdesinin altının açık olması gerekir. Köprü taşıyan bireyler potansiyel ağız kokusu hastasıdır. Yanlışlıkla kapalı yapılan köprüler koku yapar. Ülkemizde yapılan bir istatistiğe göre, her hafta yeni yapılan 2710 tane köprünün 1833 tanesi ağız kokusu yapacak şekilde kapalı yapılmaktadır (Aydın M, 2008). Eğer ağızda koku yaptığından şüphe duyulan köprü varsa sökmekte tereddüt etmeyiniz. Sayısız ağız kokusu vakası sadece ağızdaki köprüler sökülünce kaybolmaktadır. Köprülerin kenar uyumunun bozulması nadiren ağız kokusuna sebep olmaktadır. Ağız kokusu yapan köprüler üzerine daha fazla bilgi burada anlatılmıştır.
  • Diş fırçası eğitimi veriniz. Yumuşak fırçasının, elektrikli diş fırçalarının terk edilmesi gerekir. Dişlerin nasıl fırçalanacağı, nasıl bir fırçanın ve macunun seçileceği burada anlatılmıştır.
  • Ağız açıkkalıyorsa, burundan nefes alamıyorsa, ağız kuruluğu vardır ve koku sebebidir. Kendiliğinden gelişen ve burun tıkanıklığı ile ilişkili olmayan ağız kuruluklarının tedavisi zordur. Ağız kuruluğu için çok su içilmesini önerenler vardır. Fakat çok su içilirse çok idrar oluşur. Salya oluşmaz.
  • Hastanızın alkol kullanmasını engelleyiniz Çünkü alkol tek başına ağız kokusu sebebidir.
  • İki kişi ağız kokusundan iyileşmeyi hak etmez. Birincisi alkol kullanan, ikincisi dilini fırçalamayan.

Ağız kokusu tedavisi ikinci adım

  • Dil fırçalamak ağız kokusu tedavisinin en önemli basamağıdır
  • Mutlaka dil fırçalamasını öğretiniz.
  • Dil fırçalamanın ağız kokusu üzerine engelleyici etkisi %88 lere kadar çıkmaktadır.
  • Her diş fırçalamadan sonra dil fırçalanmalıdır. Diş fırçası dilin arka kısmından başlayıp öne doğru bastırmadan süpürmek sureti ile yapılmalıdır. Keratinleşmiş kıllı diller en fazla fırçalanmaya ihtiyaç duyanlardır.
  • Fırçanın özel dil fırçası olması gerekmez. Dil, diş fırçası ile de fırçalanabilir
  • Dil fırçalamak bulantı yapıyorsa nefes verirken çok çabuk hareketlerle fırçalanmalıdır.
  • Dil kazınmaz. Dil kazımak sakıncalıdır. Dil kazıyıcılar kullanılmamalıdır. Dil kazımak kanser yapar diye bir görüş hakimdir. Dil sadece fırçalanır.

Ağız Kokusu Tedavisinde Üçüncü Adım

  • Çinkolu ürünler veriniz. Çinkolu macun, gargara, sakız, vs.. listesini burada bulacaksınız
  • Çinkolu gargaraların içerisinde antiseptik (chlorohexidin vs) varsa en çok 1 hafta kullandırabilirsiniz, aksi durumda hastanın dili ve dişleri kahverengi boyanacaktır, tat alması bozulacak, mikrop dengesi bozulacaktır.
  • Çinkolu gargaraların chlorohexidin içermeyenleri (mesela HalitosilZn) ömür boyu kullanılabilir. Boyamaz.
  • Maalesef eczanedeki 10 gargaradan 9 tanesinde alkol vardır. Ağız kokusundan kurtulmak isteyen hastalarımız televizyon reklamlarına kapılıp alkollü gargara satın alarak, daha fazla ağız kokusuna sahip olmaktadır. Alkol koku yapar.

Yukarda yer alan tedavi sadece Tip 1 ağız kokusu vakalarını iyileştirebilir.

Her 4 kişiden 3 tanesinin ağız kokusu şikayeti vardır. Fakat ülkemizde ağız kokusu yok farz edilmektedir.
Peki o halde bu gün ülkemizde ve dünyada durum nedir?

Kaynak:

Aydın M, Teşhisten tedaviye ağız kokusu. Nobel Tıp Kitapevi, 2008, Istanbul
Aydın M. Ağız ve nefes kokusu, 2024 Ankara
Buradaki bilgiler hekimlere fikir vermek içindir muayene, tanı ve tedavi değildir.

Ağız Kokusunu Gidermek İçin İlk Yapılacaklar

Ağız kokusu çeken bireylerin evde yapabilecekleri basit bazı müdahaleler ve uyulması gereken tavsiyeler vardır. Ağız kokusu hastaları hangi doktora gitmelidir.

Ağız kuruluğu ağız kokusu sebebidir

  • Yumuşak fırçayı terk etmek gerekir. Yumuşak fırçalar yetersiz temizlik yaparlar ve diş etinde kanamalar ortaya çıkmasına sebep olurlar. Daima orta sert diş fırçası kullanılmalıdır. Kanamasına rağmen ısrarlı bir şekilde diş fırçalanamaya devam edilirse diş eti kanaması duracaktır. Buna rağmen diş eti kanaması durmuyorsa diş hekiminizin diş taşı ve plak temizliği yapması gerekebilir. Ağız kokusu şikayeti olan insanların önemli bir kısmı yumuşak diş fırçası kurbanı olmaktadır. Maalesef popüler pahalı ithal tanınmış markalı diş fırçaları yumuşatır ve ağız kokusu şikayeti olan bireyler için makul değildir.
  • Elektrikli diş fırçasını terk etmek gerekir. Engelli bireyler için üretilen elektrikli diş fırçaları hedef kitlesi genişletilerek sağlıklıbireyleri de içerisine alacak şekilde pazarlanmaktadır. Kolu kırık hastalar, hareket edemeyen yaşlılar, koopere olamayan zihinzel engelliler için uygundur ama normal bireyler için eksiktir. Bir çok yayın el ile yapılan diş fırçalamadan daha eksik temizlik yaptığını ortaya loymuştur. (Bunun tersini söyleyen firma ytarafından finanse edilmiş yayınlar da mevcuttur.)
  • Nasıl diş fırçalanacağına buradan bakınız. Ben bunları biliyorum dememek gerekir. Bildiğimizi zannediyoruz. Çok sayıda insan yanlış fırçalıyor ve bildiğini zannediyor. Bazıları kibir ve inat ile sayfada yazanları okumuyor, düşünerek ve içselleştirerek uygualmıyor. Sonra da ağız kokusundan yakınıp iyileşmiyor diye sızlanıyor. Siz onlardan olmayınız. Nasıl fırçalanacağı burada anlatılmıştır.
  • Ağızda altı kapalı yapılmış köprü varsa, koku yapabilir. Eğer ağızda koku yaptığından şüphe duyulan köprü varsa diş hekiminize müracaat edip köprü gövdesinin altını açmasını isteyiniz. Sayısız ağız kokusu vakası sadece ağızdaki köprüler sökülünce kaybolmaktadır. Daha fazla bilgi burada anlatılmıştır.
  • Gündüz ağız açık kalıyorsa, burundan nefes alınamıyorsa, ağız kuruluğu olabilir ve ağız kokusu sebebidir. Kulak burun boğaz hekiminin (varsa) burun pasajındaki darlığı gidermesini isteyiniz.
  • Ağız kuruluğu ağız kokusu yapabilir. Bu amaçla çok su içilmesinin faydası olmaz. Çok su içilirse idrar oluşur. Salya oluşmaz.
  • Dil fırçalamaya mutlaka başlamak gerekir. Dil fırçalamanın ağız kokusu üzerine etkisi %88 lere kadar çıkar.
  • İki kişi ağız kokusundan iyileşmeyi hak etmez. Birincisi alkol kullanan, ikincisi dilini fırçalamayan.
  • Dil kazıyıcı terk edilmelidir. Dil kazınmaz. Dil kazıyıcılar kullanılmamalıdır. Dil kazımak sakıncalıdır.
  • Alkol terk edilmelidir.
  • Az bile olsa alkol almak ağız kokusu yapar ve alkol terk edilse bile bir yıla yakın bir süre daha nefes kokusu devam eder. Alkol alan birisi ağız kokusundan iyileşmeyi hak etmez.
  • Çinkolu macun, gargara, sakız, vs.. kullanılabilir. Bunların listesini burada bulacaksınız
  • Antiseptik içeren gargaralara ihtiyaç yoktur
  • Alkol içeren gargaralar ağız kokusu yapar.
  • Ne kadar acıdır ki piyasamızdaki bir gargaranın üzerinde ağız kokusu için olduğu yazmakta ve içerisinde alkol bulunmaktadır. Ağız kokusu hastasına suikast gibidir. Üstelik biz bunu dolar ile yurt dışından ithal ediyoruz.
  • Alkol koku yapar. Maalesef eczanedeki 10 gargaradan 9 tanesinde alkol vardır. Ağız kokusundan kurtulmak isteyen hastalarımız televizyon reklamlarına kapılıp alkollü gargara satın alarak, daha fazla ağız kokusuna sahip olmaktadır. Alkolsüzdür yazan gargaralarda bile etanol dışında çok sayıda alkol bulunmaktadır.
Dişler nasıl fırçalanmalıdır
Dil nasıl fırçalanmalıdır
Ağız kokusu diş macunları

Her 4 kişiden 3 tanesinin ağız kokusu şikayeti vardır. Fakat ülkemizde ağız kokusu yok farz edilmektedir.
Peki o halde bu gün ülkemizde ve dünyada durum nedir?

Ağız ve Nefes Kokusu Nasıl Muayene Edilmektedir?

Dr. Murat Aydın Kimdir?