YEMEK YEMEK ÜZERİNE

Akıl sağlığının yemek yeme bozukluklarına sebep olduğunu biliyor muydunuz. Yeme bozukluğuna sebep olan 3 tane psikiyatrik hastalık vardır

1- Pica:
Besin maddesi olmayan besleyici olmayan, yenmesi beklenmeyen şeyleri yemek. Bu durumun 1 aydan fazla devam etmesi durumudur. Örneğin çiçek, yaprak, iplik, sigara külü yemek.

2- Nervöz anoreksi:
Vücut şekli ve ağırlığından rahatsız olmak. Kilo almayı engelleyici davranışlarda ısrar etmek. Kilo almaktan aşırı korkmak. Enerji alımını sınırlamak

3- nervoz bulimya:
Vücut şekli ve ağırlığından haksız yere kendisini suçlamak. Tıkanırcasına yemek. Tekrarlayan episodlar halinde bu durumun 3 aydan fazla devam etmesi

Her çeşitten besinleri yiyelim.
Her şeyden azar azar yiyelim.
Sofradan aç kalkalım.
Düzenli aralıklarla yiyelim.
Kola, boya, veya sentetik katkı içeren veya kirli besinler yemeyelim.
Öğünler arasında midenin boş kalarak dinlenebileceği bir aralık verelim.
Uyumadan bir kaç saat önce yemeyelim.

 

KANSER DURMAYI BİLMEMEKTİR

KANSER DURMAYI BİLMEMEKTİR

Kanserli bir hücre çoğalma arzusu ile yanıp tutuşur. Daima çoğalmak ister, hep çoğalmak ister.  Daima ve her zaman daha fazla daha fazla daha fazla olsun ister. Üremek ister. Ölümsüzlük ister.

Kibir yüklenmiş bencil insan gibidir. Daima daha fazlasını ister. Daha fazla prestij, daha fazla mal, daha fazla para. Bu istek kaynağını yoksunluk tehlikesinden ve ölümsüzlük isteğinden alır. Ölümsüz olmak için, ve yoksunluktan çekindiği için biriktirir de biriktirir parasını, malını.

Kanserli hücre çoğalmayı çok başarılı bir şekilde yürütür. Bu konuda kabiliyetlidir. Yüksek performans sahibidir. Aynen çok biriktiren insan gibidir. Kazandıkça kazanır, para üstüne para ve mal üstüne mal koyar. Saydıkça sayar, artırdıkça onu daha fazla sayası gelir. Bir defa saymakla yetinmez hep sayar parasını ve malını. Sonra döner gelir tekrar sayar.

Kanserli hücrede problemin sebebi durmasını bilmiyor olmasıdır. Başkalarının yaşam hakkında saygı göstermeyişidir. Çoğalmasının yettiğini, yeterli miktarda ürediğini ve sayısını daha artırırsa fayda edinmeyeceğini bilmez. Bunun farkında değildir. Ne kadar çoğalırsa çoğalsın ona göre daima azdır.

İstifledikçe ve biriktirdikçe tatmin olmak yerine giderek daha da iştahlanır. Yetimin fukaranın hakkını bilmez. Kazandığının içinden olmaya vermek, veya bu miktar bana yeter demek yoksula dağıtmak aklına bile gelmez. DURMAYI BİLMEZ. Daima kendine göre geçerli bir bahanesi vardır.

Kanserli hücreler biriktikçe, sayıları arttıkça tümör olur, ur olur. Hastalık olur. Gün gelir ölüm sebebi olur.

Kansersiz yaşamak lazım dostlarım. yetecek kadarını kendimize bırakıp, gerisini olmayanlara karşılıksız ikram etmek lazımdır. Sağlık için.
Para kazanmanın da durulacak bir noktası olmalıdır. Bu bana yeter diyebileceğimiz bir sınır olmalıdır. Daima şunu hatırlamak lazımdır: “Bir sınır yoksa hiç sınır yoktur”

 

 

 

EĞİTİM TÜRKÇE OLMALIDIR

Hiç bir okulun yabancı dilde okunması doğru değildir.

Mesleğin ve bilimin detaylarını kavramak, altta yatan incelikleri öğrenmek ve öğretmek için bilgi kaynağı ile iletişimin tam ve eksiksiz olması gerekir. Eğer iletişim anadil dışında bir dil ile gerçekleşiyorsa mutlaka eğitim kusurlu, eksik, yavaş, zayıf ve hatta belkide hatalı olacaktır

İngilizce öğrenmek için bir fakültedeki derslerin İngilizce olması gerekmez. Kursa gidilir, yaz okullarına gidilir vaya fakültenin ders programı içinde ayrı bir yabancı dil eğitimi verilir. Bunun için bilim öğrenirken kullanılan iletişimi zedelemek gerekmez.

İngilizce bilim öğrenmek, bir sinema filmini İngilizce dili ile seyretmeye benzemez. Sinemadan çıktıktan sonra senaryoyu hatırlamak zorunda değilizdir, fakat okul bittiğinde kavrayamadığınız mesleğinizden sorumlu olacağız, hem de ömür boyu.

Dünya bankası veya başka kaynaklardan kredi alabilmek veya okulun veya eğitimin havalı, sükseli olması için bilim eğitiminin yabancı dil ile yapılması, akıllıca olmaz, geleceğin Türkiye’sine zayıf mezunlar yetişmesine ve bu mezunların kendi diline yabancılaşmasına, dilini aldığı ülkeyi cazip bulmasına, beyin göçü ile ülkemizi terk etmesine sebep olacaktır. Türkçe giderse Türkiye gider diyen Sn Oktay Sinanoğlu’nu rahmetle anıyoruz.

Eğitimin her türlüsü Türkçe olmalıdır. Yabancı dilde eğitim veren okulların kademeli olarak Türkçe eğitime geçişi sağlanmalıdır. Daha sağlam eğitim alan, mili değerlerine sahip çıkan bilim adamları bu şekilde yetişecektir.

 

 

 

ŞİKAYET ETMEK

Şikayet etmek iyi bir şey değildir. Şikayet hattı kurmak hem aşağılamak ve hem de aşağılanmaktır

Şikayet intikamdır, nefrettir.
Muhatabını cezalandırma girişimidir, tehdittir.
Asabiyattır.
Hakarettir.
Şeytansılıktır.
Kin ve garez dir.
Acizliktir.
Çirkinliktir
Şikayet etmek hem aşağılamak hem aşağılanmaktır.

Şikayet eden elinden bir şey gelmediğini herhangi bir aktivite yapamadığını tescil etmiş olur. Çok zorunlu durumlar dışında bu tescil şikayet edenin aczini ifade eder. Eğer eli kolu bağlı değlse, yasal ve meşru seçenekler tükenmediyse, şikayet etmemeliyiz, ıslah, terbiye nasihat etmeliyiz. Güzellikle, iyilikle, nezaket ve zerafetle, olgunluk ve cömertlikle anlatırız, konuşuruz. Muhatabımız mutlaka gönül kulağından bu sesi duyacaktır.

 

MİDEYE DOKUNAN İLACIN YANINDA MİDE KORUYUCUSU YAZMAK

MİDEYE DOKUNAN İLAÇ YAZIP YANINA MİDE KORUYUCUSU YAZMAK

Son 10 yıllarda giderek artan bir şekilde mideye zarar veren hatta önceden mide hasarı bulunan bireylerde mide bağırsak delinme ve kanamasına sebep olabilen nonsterod antiinflamatuar NSAİ ilaçların yazılmasında ısrar edilmektedir. Sözüm ona mide koruyucu ile birlikte vermektedirler. Bu doğru bir uygulama değildir. Onun yerine az etkili bile olsa mideye zarar vermeyen ilaçlar verilmelidir.
Dar ayakkabı giyince ayağını acıtacağını bilip , acıyı kesmek için ayağına merhem sürüp ısrarla dar ayakkabı giyen, sonra da, ayağım hiç acımadı diyerek sahte bir zaferi kutlayan bir insan akıllı davranmış sayılmaz.

Alerji yapacağını bildiği bir ilacı alıp üstüne anti histaminik alan birisi, ilacın alerjisinden korunduğunu söylerken haklı değildir.

Elini yakacağını bildiği sıcak cismi parmakları ile tutmadan önce eline ağrı kesici merhem sürüp sonra kızgın metali avuçlayan ve canım acımadı diyen birisi çok akıllı davranmış olmaz.

Biraz sonra duvara çarpacağını bilerek önce çarpışmadan korunmak için kucağına yastık alan sonra arabayı hızla duvara sürmekte ısrar eden ve çarptıktan sonra hayatta kalmasını zafer zanneden birisi mantık hatası yapıyor olmalıdır.

Önce kuduz veya tetanus aşısı olup sonra elini kuduz veya tetanus şüpheli sıvıya daldırmak ve sonra ne mutlu bana hasta olmadım diye sevinmek ve bunu rutin bir protokol olarak benimsemek en iyimser ifadesi ile gereksizdir.

Mideye zarar vereceğini bilerek, mide koruyucu ilaçla mideyi koruyup ısrarla mideyi tahrip eden ilacı bilerek veren bir hekim bir yerlerde bir mantık hatası yapıyor olabilir.

Hekim mideye zarar vermeyen ilaçları tercih etmeli, mide koruyucusuna gerek duymamalıdır.

 

DİŞ GICIRDATMANIN SEBEPLERİ

Diş gıcırdatmanın (BRUKSİZM)  sebepleri 3 farklı grupta incelenir

Birincisi psikolojik sebeplerdir. Ben böylesine “psikosomatik bruksizm” adını veriyorum. Kardeş kıskançlığı, oidipal veya elektral kompleksler, fallik dönem veya sevgisizlik sebebi ile ortaya çıkabilir. Ya çocuğa ilgi göstermek veya profesyonel yardım almak gerekir.

Nörojenik sebepler
gastrointestinal kanalın ağız-appendiks arasındaki herhangi bir noktadan uyarılması, sindirim kanalının tamamında kasılma ve fonksiyon artışına sebep olur. Yani elimize bir kürdan alıp duodenumda her hangi bir noktaya batırmak mümkün olsaydı, ağzı çevreleyen salya bezi ve çiğneme kaslarından tutunuz, terminal ilyuma kadar her noktada fonksiyon başlatılırdı. İşte bu sebeple dolu mide ile yatmak, kabız kalmak, sindirim kanalını işgal ve meşgul eden iritanların yenmesi, parazitik tahrişler her birisi çiğneme kaslarının kasılmasına ve salya artmasına sebep olur. mekanizması Nervus Vagus’un uyarılmasını esas alır.  Antiparazitik ilaçlar, disiplinli beslenme uygulanır.

Enzimatik sebepler
Otonom sinir sisteminin parasempatik bölümü salgılamadan sorumludur. Yani parasempatik sinir sistemini uyardığımız zaman sinirin uğradığı her yerde salgı birden artmaya başlar. Salgıların hepsi salyanın salgılanması da parasempatik emirler ile mümkündür. Parasempatik sinirler vazoaktif aminler ile dürtüklenebilir.
Ağızda histamin veya seratonin gibi bir vazoaktif amin salınması meydana geliyorsa, bu enzim, lokal olarak parasempatik uyarıya yani salgı artmasına sebep olur. Ayni zamanda çiğneme kaslarının da kasılmasını sağlar. Sürmekte olan bir diş, her türlü infalamasyon bu enzimlerin salınmasını ve parasempatik uyarının başlamasını sağlar. (Zaten bu sebeple diş çıkaran çocukta göz yaşı-burun salgısı-salya artışı görülür.) Oral infalamasyon giderilir, hijyen sağlanır, süren dişler için antihistaminik şurup verilir.

Bruksizm ne değildir:

► Genetik değildir
► Konjenital değildir
► Ağır ve ileri hasar yoksa alt çenedeki eklem hastalıkları burksizm için yeterli bir sebep değildir.
► Herhangi bir vitamin, enzim, hormon veya Magnezyum ile ilişkilendirilmemiştir.
► Diş sıkma ve gıcırdatma arasında etyoloji ve prognoz farklı değildir. Bu ikisini klinik anlamda sinonim gibi düşünebiliriz.
► Abartmamak lazımdır. Bu hastalığın (bruksizmin) uzmanlığı yoktur. Fakülteye veya özgün isimlere veya özgün branşlara gerek yoktur. Her diş hekiminin kolayca müdahale edebileceği basit bir rahatsızlıktır. Olayı servikal vertebralara kadar genişletip abartmaya gerek yoktur.

Tedavi:

● Botoks uygulamak kısa bir süre için kısmi çözüm getirebilir fakat, abonelik gerektirir, sürdürülemez ve travmatiktir, önermiyorum.
● Hipnoz, akupunktur, fitoterapi, homeopati, biyorezonans, diyafram nefesi, bilmemne diyeti, kalsiyum, magnezyum, çinko, hyalüronik asit, glukan, muska, mıknatıs koymak zararsız oyalanmalardır.
● Islak sıcak pansuman (sıcak suya batırılmış havlu) şakaklara 10 dk yaslamak (Öneriyorum)
● Kas gevşetici ilaç kullanmak. Gerekli bulmuyorum.
● Düşük yastık aç karnına uyumak noktürnal bruksizmi azaltır. (öneriyorum).
● Varsa kapanış bozuklukları ortodontik tedavi ile düzeltilmelidir. Kaplama veya dolgu ile değil.
● Alt çenedeki dişlerin üzerine sert plaktan yapılmış basit bir ısırma plağı 2 ay 20 saat/gün kullanılabilir. Birkaç senede bir defa veya gerek duyuldukça aynı plak tekrar 1-2 ay kadar kullanılır. (Makul tedavi budur. Bunu öneriyorum.)
● Sık yapılan hata yumuşak plak yapmaktır. Gördüğüm kadarı ile sayısız meslektaşım bu hatayı yapıyorlar. Yumuşak plak sakız refleksi yaratır ve bruksizmi artırır.