DİŞ HEKİMLERİ İÇİN KORONA VİRÜS KORUMA REHBERİ

Korona virüs yüzeyinde radyal uzanan dikensi çıkıntıları vardır. Viryon çapı ortalama 57 nm dir.

Diş hekimleri aşağıdaki önlemleri alarak koronavirüs salgınından hem kendilerini hem de hastalarını koruyabilirler

Korona virüs yüzeyinde radyal uzanan dikensi çıkıntıları vardır. Viryon çapı ortalama 57 nm dir.
Koronaviryonu yüzeyinde radyal uzanan dikensi çıkıntıları vardır. Viryon çapı ortalama 57 nm dir.

Zorunlu durumlarda, meslektaşlarım ve yardımcı personel aşağıdaki önlemleri alarak meslek yaşantılarına devam edebilirler. Hiç bir önlem %100 koruyucu olamaz ancak bu önlemlerin klinikte riski en aza indireceğini düşünüyorum. Şunu hatırlamak gerekir ki; Covid salgını meslek uygulamamıza son vermemizi gerektirmez. Covid-19 pandemisi dahil hiç bir salgın ömür boyu sürmez.

Sterilizasyon

Zaten sürdürmekte olduğunuz alet ve yüzey sterilizasyon ve disinfeksiyon işlemlerine devam ediniz. Bunları buraya tek-tek yazmaya gerek yoktur.

Klinikte yüzeylerin temizliği

Klinikte metal ve kumaş yüzeyler hariç tüm yüzeyler için bu virüse en etkili disinfektan bakkalda satılan “hipo” dur. Çamaşır suyu diğer bütün mikroorganizmalar için olduğu gibi bu virüse de fevkalade üstün etkilidir. Yerleri ve yüzeyleri sık sık hipolu su ile siliniz. 1/10 sulandırma mümkündür zeminlerde daha konsantre de kullanılabilir, mesela 1/2.

Alkolik disinfektan kullanınız

Kumaş ve metal yüzeyler için alkolik disinfektanlar kullanınız. El disinfeksiyonu için kullanılabilecek ve yağ çözecek olan en etkin madde alkol içeren disinfektanlardır. Eller önce sabunla yıkanır.  Sonra alkollü disinfektan kullanılır.

Neden alkolik antiseptikleri seçiyoruz?

Koronavirüs yağ içeren bir zarfın içindedir. Bu yağ tabakasını çözen her kimyasal madde korona virüsü etkisiz hale getirecektir. Bu konuda alkol içeren antiseptikler değerlidir. Aklınıza gelen ve yağı çözen her madde bu virüsü etkisiz yapar. Deterjanlar ve alkoller yağı çözer. Bu virüsü etkisiz kılmasının sebebi budur.

Piyasamızdaki neredeyse bütün klorheksidin (CHX) gargaralarda zaten alkol vardır. CHX tek başına virüs üzerine yeterince etkili değildir fakat hazırlanma aşamasında şişe içerisinde çözücü olarak alkol kullanılmaktadır. Diş çekiminden sonra kullanılan genel amaçlı antiseptik gargaralardan eczaneden temin ediniz. Her hastaya çalışmaya başlamadan önce hastanın ağzını antiseptik gargara ile çalkalattırınız. Eczaneden satın alınan oksijenli su (%3) ile de ağız çalkalattırmak mümkündür. Çalkalama süresi 1 dakikadan uzun olmalıdır. Bu işlem ağızdaki mikroorganizmaları azaltacaktır. Böylece airotor ve ultrasonik kullanırken etrafa daha az mikroorganizma saçılacaktır.

Bir disinfektanın alkol içerdiğini nasıl anlarız?

Kutunun veya şişenin üzerindeki etikete bakınız. Etkili maddenin ne olduğuna bakınız. Kutunun üzerinde izopropil alkol, propanol, ethanol, etil alkol, formol ve kelime sonunda “-ol” hecesi ile biten kimyasallar bulunuyor olmasını alkol olduğunu gösterir.

Az eleman

Muayene odasına hastadan başkasını almayınız. Mecbur değilseniz yardımcı personel kullanmayınız. Daha az kişiye bulaşma riski olur. Muayene odasındaki insan sayısı arttıkça risk artar.

Güçlü bir aspiratör

Eğer güçlü bir aspiratörünüz varsa bunu aerosolleri toplayacak şekilde konumlandırabilirsiniz. Ancak dar ağızlı olması ve emiş debisinin gerekenden az olduğu sebebi ile genellikle yetersiz olacaktır. 

SULU ELEKTRİK SÜPÜRGESİ UYGULAMASI

Sulu bir elektrikli süpürgenin su deposuna hipo ilave edip borusunu uzatabiliriz. Süpürgeyi muayene odasına en yakın balkona koyar, borunun ucuna huni benzeri bir bol takıp hastanın sol eline verirsek bizi aerosolden koruyan oldukça başarılı bir sistem kurmuş oluruz

Buyrun size videolu anlatım resmi tıklayınız:

Sulu elektrikli süpürgesi, corona, covid-19, kovit, covit, corona virüs, d
Sulu elektrikli süpürgenin su deposuna hipoklorit ilavesi ile oluşturulan aspirasyon sistemi

Ticari aspiratör ile sulu elektrik süpürgesinin karşılaştırılması:

Ticari aspiratörler emdiği sıvıyı olduğu gibi kanalizasyona gönderdiği halde sulu elektrik süpürgesi emdiği sıvıyı hipolu suyun içinde disinfekte ederek kanalizasyona daha makul bir tıbbi atık oluşturmaktadır.

Ticari aspiratörler her ne kadar atılan havaya mikrop filitresi takılma opsiyonu veriyor olsa bile atmosfere çıkacak virüsleri filitre edemeyebilir. Çükü filitresi 157 nm por çaplıdır, virüs ise 57 nm dir. Halbuki sulu süpürgede emilen hava hipolu suya çarptırılmaktadır. Virüs partiküllerinin buradan kurtulma şansı zayıftır.

Muayene odasının havalandırılması ve klima sorunu

Muayene odasında klima çalıştırmak fevkalade önemli bir risktir. Havadaki virüsü emer ve odanın en uzak noktasına kadar fırlatır, püskürtür, taşır. Hava ne kadar sıcak veya ne kadar soğuk olursa olsun muayene odasında klima çalıştırmak sorun yaratacaktır.

Muayene odasında bulunan pencere(ler) açılmalı ve önüne vantilatör konulmalıdır. Vantilatör odanın dışına doğru havayı üfleyecek şekilde çalıştırılmalıdır. Karşılıklı açılan pencereler sebebi ile hastanın ağzından hekimin yüzüne doğru olabilecek hava hareketlerine izin verilmemelidir.

Emdiği havayı tekrar odaya iade eden filitreli sistemlerin ne kadar güvenli olduğu söylenirse söylensin tedirgin edicidir, çekinceli karşılamak gerekir. En güvenli sistem odadan emdiği havayı odanın dışına verendir.

Korona virüs gözden bulaşabilir

Bunu hiç unutmamak gerekir. Kenarı kapalı gözlük veya siperlik kullanmak şarttır.

Protez ve ölçüler

Aldığınız bütün ölçüler ve laboratuara gidecek olan bütün protez ve kaşıklar hipolu su içinde 10 dakika bekletilip daha sonra bol su ile yıkanmalıdır. (Bu süreyi uzatabilirsiniz). Laboratuardan gelen protezler de ayni işleme tabi tutulmalıdır. Alçı parçaları da hipolu suya sokulmalıdır. Mikroorganizmalar alçı gözenekleri içerisine yerleşebilirler.

Maske

Kullandığımız bez maskeler fevkalade değersiz koruma yapar. Bu virüs 40-160 nm çapındadır. Ortalama çapı 57 nm dir. Maskedeki delikler 1000 nm dir. Her bir delikten en az 10 tane virüs rahatça geçebilir. Bu maskeler sadece pulverize olan su damlalarını engellediği için damlacıklar üzerine yüklenen mikroorganizmaları tutar. Damlacıklar bez amskeye yapışır. Suyunu terk eder, su kuruduktan sonra viral partikül bez maske üzerinde serbest kalabilir ve solunum yoluna ilerleyebilir. Siperlik kullanmak bu kötü senaryoya kısmen engel olacaktır.

N95 maskeler biraz daha koruyucudur. Fakat virüsü engelleme kabiliyetleri mükemmel değildir. Pahalı, zor bulunan ve kısa ömürlü maskelerdir.

Ultra viyole lamba

Korona virüs, bir RNA virüsüdür ve ultra viyole ışıktan hasar görür. Hasta yok iken muayene odasında bir (kaç) ultra viyole lamba yakabilirsiniz. Elektrikçiler çarşısında 8 ve 30 watlık UV lambalar satılır (tanesi 60-90 TL). Bu konuda diş hekimliğinde biyofizik isimli eserde çok fazla detay bulacaksınız.

UV lambaları kullanan hava arıtma sistemleri yeterince güvenli değildir. UV ışık girgin değildir. Mikroorganizmaları öldüreceği kesin değildir.

 Burada etki mekanizmasını bulacaksınız

Ozon

Ozon üreten küçük portatif cihazlar oda havasının disinfeksiyonu amacıyla kullanılabilir. Muayene odası boş iken ozon gazı üreten cihazı 1 saat çalışır durumda bırakıp hasta kabul etmeden önce odayı havalandırabilirsiniz. Diş depolarında ozon gazı üreteci satılmaktadır.

Şunu hatırlamak gerekir: ozon gazı difüzyon yolu ile yayılır. yeterince girgin değildir. Her mikroorganizmayı öldüreceği kesin değildir. Ozon kullanarak emdiği havayı temizlediği iddia edilen cihazlar yeterince güvenli değildir.

Otoklav sorunu

Otoklavlar hem vakum, kompresyon ve kurutma sırasında bulunduğu odanın havasını emer ve sterilize edilen aletleri kurutmak amacıyla kullanır. odanın havasındaki mikroorganizmaları emmesin diye üreticiler bakteri filitresi kullanmışlardır.  Yani otoklav odadaki havayı emerken bakteri filitresi içinden çeker böylece bakteriler steril aletlere temas etmemiş olur. Fakat bura noktada bir problemimiz var:

Bakteri filitresi 0.3 um por çapına sahiptir. Yani 0.3 um den küçük parçacıkları engelleyemez. (0.3 um = 300 nm) yapar. Halbuki korona virüs ortalama olarak virüs 57 nm çapındadır ve bakteri filitresinden kolayca geçerek otoklavın sterilize ettiği aletlere ulaşabilir. Bu problemin 3 türlü çözümü olabilir:

1- Otoklav, havada virüs tehlikesi bulunmayan bir odada çalıştırılmalıdır.  2- Otoklavın kurutma programı çalıştırılmamalıdır 3- N tipi otoklav kullanılmalıdır

Genel kurallar

* Elinizi vücudunuzdan uzak tutunuz.

* Her fırsatta elinizi sabunlayınız veya eldiven değiştiriniz.

* Muayene odasında hava koşulları ne olursa olsun pencereyi açık bırakınız

* Tekrar kullanmak zorunda kalırsanız tıbbi maskeleri ütüleyebilirsiniz. Hem por çapı küçülür hem de dekontaminasyon sağlanır. Fakat N95 maskelerin tekrar kullanımları mümkün olmayabilir.

* Konuşmanız gereken durumlar dışında klinikte dudaklarınızı kapalı tutunuz. Ağızdan nefes alıp vermeyiniz.

* Klinikte hiçbir şey yemeyiniz içmeyiniz

* Gözlerimiz virüsün giriş kapısıdır. Gözlerinizi gözlükle koruyunuz.

* Yüz maskesi (siperlik) kenarlardan hava akımı ile virüsün göze ulaşmasına engel olamaz. Çalışırken kenarları kapalı gözlük de kullanınız.

* Hasta ile tokalaşmayınız. Gövdeleriniz arasındaki mesafeyi en uzak tutunuz

* Her hasta gittikten sonra disinfektan spreyi ünit ve aletler üzerine uzaktan püskürtünüz.

* Hastanın oturduğu, dokunduğu ve eşyasını bıraktığı yüzeyleri gözlerinizle takip ediniz ve dokunduğu her yeri aklınızda tutunuz. Hasta gittikten sonra oraları disinfekte ediniz.

* Hastalar birbirini görmeyecek kadar seyrek randevulanmalıdır. Bir hasta gittikten sonra diğeri gelmelidir.

* Muayene odasına hastadan başkasını almayınız. Refakatçı dışarda kalmalıdır. İnsan sayısı arttıça bulaşma riski artar. Muayene odasında daima en çok varsa yardımcı personel, hekim ve hasta bulunmalıdır.

* Tulum veya boydan önlük giyilmelidir. Steril olmayan, tercihen sıvı geçirimsiz ve uzun kollu olmalıdır.

* Bone, ayak koruyucu kullanın.

* Giyerken sırasıyla önlük- maske- gözlük- yüz koruyucusu – eldiven giyilir. Çıkarılırken sırası ile eldiven, gözlük, yüz koruyucu, önlük çıkarılır. Odadan çıkıncaya kadar maske çıkarılmaz.

* Klinikte bir yüzeye hastanın vücut çıkartıları (salya, kan, göz yaşı, balgam) bulaştıysa, hastayı gönderdikten sonra infekte materyali temizlemek için önce kendi elinizi sabunlayın. 2 tane eldiveni üst üste giyin, kirli materyali asla yerinden hareket ettirmeyin, tek kullanımlık bez veya kağıt havlu ile temiz yerden başlayarak kirli yere doğru temizleyin ve infektif materyali kırmızı torbaya koyarak düğümleyin, torbanın düğümünü tekrar açmayın.

* Muayene olan Hasta(lar) bitince mesai sonunda banyoda duş alarak yıkanın.

* Alkol almayın sigara içmeyin. Alkol, eğer içilirse bağışıklık sistemini çökertir kolayca hasta olmamızı sağlayabilir.

* Elinize yüzünüze bol yağlı kremler sürerek havadaki virüsün yapışmasını artırmayın. Sakal ve bıyık da temizliği zor yüzeyler oluşturur.

* Bütün kullanılmış aletler sterilizasyondan önce 10 dakika bir hipo içinde beklemelidir. (Bu süre uzatılabilir)

* Mümkünse yardımcıeeprsonel kullanmayınız. Onun da riske girmesini engellemiş olursunuz.

* Ölçü kaşıkları, ölçüler, ısırılmış mumlar hipo kabında 10 dak beklemelidir

* Alçı döküldükten sonra teknisyene yollamadan önce 10 dak hipoda beklemelidir. (teknisyene bulaşmasın diye)

* Teknisyenden gelen alçı, kuron ve kaşıklar hipoda 10 dakika beklemelidir

* Her hastada çift eldiven takılmalıdır. Hasta gidince infektif materyali dıştaki eldiven varken temizleyiniz. Dıştaki eldiveni atıp diğer eldivenle gemel temizlik temizlik yapınız.

* Her hastadan sonra yerler hipo ile silinmelidir

* Her hastadan sonra kullanılan kapı tokmağı, musluk başı, çekmece kulpları spreylenir veya hipolanır

* Her hastadan sonra Kreşuar, bardaklık, peçetelik, kirli pamuk kavanozu, oral kameranın ucu, reflektör sapı, tablet sapı, aspiratör sapı hipo emdirilmiş bezle silinir veya spreylenir.

* Röntgen filmini ağızdan çıkar çıkmaz 3-5 dak hiponun içine batırılır

* Aerosole sebep olacak işlemlerden kaçının Çok mecbur olmadıkça ultrasonik ve airotorun pedalına basmayınız. Bunu yaparsanız havaya binlerce su damlacığı saçıldığını ve bu damlacıklardan bazılarında korona virüs bulunabileceği ihtimalini hatırlayınız

* Burnunuzdaki ıslaklığı giderecek ilaç (antihistaminik, kortizollu sprey damla, hap) ve uygulamalardan (sık sümkürmek), kaçınınız (varsa) burnunuzdaki ıslaklığı muhafaza ediniz.

* Aşırı tedbire meğil etmeyiniz. Buruna tuzlu su, karbonat, okyanus suyu, bitki suyu çekmek veya gereksiz vitamin proteinler , antibiyotikler kullanmak önceden kestirilemeyen sonuçlar verecektir. Bağışıklığı güçlendirmek amacı ile tuhaf bitkiler ve paramedikal uygulamalardan uzak durmak gerekir

* Halkı galeyana getirmeyiniz.

* Öncelikle kendiniz galeyana gelmeyiniz. Panik yapmayınız. Her salgının yükselme ve plato dönemleri vardır. Normal seyrinde giden ve mortalitesi %3.5 olan bir salgın yaşıyoruz. Trafik kazalarında bundan daha fazla insanımızı kaybediyoruz. Sakin olunuz, ama önlemleri gevşetmeyiniz.

Düzeltilmesinde fayda olan yanlış inanışlar:

1- gazozun içinde kinin bulunduğu ve kininin virüslerden koruduğu zannedilmektedir. Virüs ilacı olan hidroksiklorokin ile gazozdaki kinindihidroklorit farklıdır. Virüsten koruyacak diye gazoz içilmemelidir.

2- Ultra viyole lamba ve ozonun kroyuculuğu zayıftır. Ancak diğer önlemler alındıysa bunların destekleyici bir faydası olabilir.

3- Korona virüs üzerine en etkili madde hipodur.  Sonraki sırada deterjan ve alkol(ler) gelir. Sonra oksijenli su, poviodin iyot gelir. Oksijenli su çabuk bozunan bir yapıya sahiptir.

4- Havayı filitre eden cihazların filitreleri 300 nm çapına kadar inmektedir. Virüs 40-120 nm olduğuna göre bu cihazlar yeterince etkili olmazlar. 

5- Klorheksidin gargaralar içinde bulunan klorheksidin çok az da olsa virüs üzerine etkilidir. Fakat bu gargaralarda asıl etkili olan üretim sırasında içine ilave edilen alkoldür.

6- hava nemlendirici cihazların içine disinfektan ilave edilmesi uygunsuzdur. Buharlaşan kimyasalı solumak zorunda kalabiliriz. Su içeren hava akımları partikülleri uzağa taşıyacaktır.

Hipokloroz asit ile yüzeyi disinfekte etmek mümkündür fakat pulverize edilip odanın içerisinde soğuk plazma veya sisi oluşturmak solunum yollarımız bakımından emniyetli olmayabilir.

Havayı iyonize eden cihazlara da gerek olmaz.

7- Bol su içmenin virüs veya hastalık üzerine hiçbir etkisi yoktur

8- Bazı bitkisel ilaçlar, aromatik yağlar, gereksiz yere önceden kestirilemeyen lokal bağışık zayıflıklara sebep olabilir. Virüsün girişini kolaylaştırma riski vardır.

9- Koruyucu olarak yenilecek hiçbir besin veya alınacak hiç bir ilaç yoktur. İnternetteki bilgi kirliliğinden korunmak gerekir.

10- saç kurutma makinesi ile burunu kurutmak veya ısıtmak virüsün yayılmasına ve tutunmasına yardım eder. Sağlımızı bozar.

 

Dr. Diş Hek Murat Aydın http://drmurataydin.com

16.3.2020

AĞIZ KURULUĞU

Ağızdaki salya debisi dakikada 0.5 ml den az ise ağız kuruluğu kabul edilir.  Parasempatik sinir aktivasyonundaki azalma, bezin atrofisi, ağzın açık kalması ve bazı hastalık ve ilaçlar buna sebep olur. Tedavisi su içmek değildir, çok su içmek idrar yapar salya yapmaz.

Ağız kuruluğunun mekanizması

Ağız kuruluğu toplumda rastlanma sıklığı hem bölgesel değişiklikler gösterir hem de toplumun beslenme alışkanlıkları ve genel sağlığına indekslidir. En sık rastlanan sebepleri aşağıda sıralanmıştır. Yutkunma zorluğu, sindirim eksikliği, ağız kokusu, farinjit, fonasyon bozukluğu gibi sonuçları vardır.
Mekanizmalar:
1- Bez atrofiye uğramıştır. Artık kolinerjik sinir uyarısı gelse bile bezin kendisi salya üretememektedir. Yaşlılık, radyoterapi ve Sjögren sendromu örnek verilebilir.
2- Kolinerjik stimülasyon yoktur. Bez çalışabilmektedir fakat parasempatik sinir aktivasyonu yoktur. Heyecanlı ve adrenalinli yaşantısı olan bireylerde, uykusuzluk, uzun seyahat, sınav heyecanı, gibi durumlarda ortaya çıkar.
3- Ağız açık kalıyor olabilir. Salya bezi çalışıyordur, sinir aktivasyonu da mevcuttur, salya yeteri kadar geliyordur fakat ağız kapanmadığı için mevcut salya hızla kurumaktadır.

Şimdi bunları masaya yatıralım:

1- Bez atrofisi

Parotis dahil diğer büyük tükrük bezleri, ve hatta submuköz bezler yaş ile birlikte giderek küçülür. Alkol ve sigaranın bez atrofisine katkısı olabilir. Ayrıca kötü ağız hijyeni tükrük bezi atrofisini hızlandırır.
Radyoterapi gören şahısların iyonize edici ışınlar sebebi ile bez parenkiminde hasar oluşur ve hücre rejenerasyonu durduğu için iyileşme görülmez.
Sjögren sendromunda ise otoimmün bir mekanizma ile B limfositleri IL-6 ve IL-10 aracılıklı olarak bez lümenindeki asiner hücrelere karşı antikor üretmeye başlar, bez lümeninde hasar meydana getirir ve bezin salya üretme yeteneği kaybolur. Orta yaş kadınlarda erkeklere kıyasla 9 kat fazla görülür. Hastalık ilerlediğinde Th1 ve Th17 hücreleri dokuya toplanarak hasarı artırır.
Antihistaminik başta olmak üzere bir çok ilaç tükrük salgısını ya otonom sinir sistemi seviyesinde veya bez parankiminde reseptör seviyesinde bloke edebilir. Antihipertansifler, antitussif, antidiyaretik, antiasmatik ilaçlar, bronkospazm yapıcılar, antikolinerjik ilaçlar kuvvetli biçimde salya kısıtlaması yapabilir.
Bez atrofisi ile seyreden ağız kuruluklarında fazla bir tedavi seçeneği yoktur. Replasman yoluna gidilir.

2- Parasempatik aktivasyon

Otonom sinir sisteminin profili
Parasempatik ve sempatik sinir liflerinin hakimiyet bölgeleri

Nervus vagus, kafa tabanından çıkar, ince bağırsağın bitip kalın bağırsağın başladığı apandisit adı verilen bölgeye (Processsus vermiformis‘e) kadar bütün bağırsağı inerve eder, ayni zamanda glossopharyngeal pleksustan parotis ve dil altı salya bezlerine iplikler taşır.  Salyanın tetiklenmesinden sorumludur. Bu sinirin parasempatik uyarımları salya bezinde salya salgılanmasını sağlar. Bu kural bütün vücut salgıları için geçerlidir. Parasempatik sinir iplikleri uyarılınca organda salgı artışı olur. ter, göz yaşı, salya ve solunum salgıları bu şekilde salınır. Sinir lifinin parasempatik uyarısı durduğunda organdaki salgı durur. Örneğin burun salgısı kaybolur ve burun kurur, göz yaşı kuruyabilir veya salya kuruyabilir. Eğer organa giden sinir lifi parasempatik uyarıyı yeniden kazanırsa organda salgı yeniden normale döner. Bu tür ağız kuruluğu hyposalivaton (salyanın azalması) dır.

Çocuklarda diş çıkarma sırasında göz yaşarması ve salya artışı görülmesinin sebebi çıkmakta olan dişin deldiği diş etinden etrafa yayılan histamin isimli maddenin  gözyaşı  ve tükrük bezlerine giden parasempatik sinir liflerini uyarmasıdır. Bu sebeple otonom sinir sisteminin parasempatik parçasının aktive edilmesi, dürtüklenmesi, uyanık tutulması, stimüle edilmesi salyayı artırır ve/ya salyanın artmasına katkı sağlar.

Eğer sindirim kanalının bir ucunu, köşesini, veya herhangi bir parçasını besin maddeleri ile meşgul edersek, uyarmış oluruz, böylece N. vagus‘un geçtiği yol üzerinde uyarı elde eder veya salgı için gerekli uyarıyı elde etmiş oluruz. Bu durum sindirim kanalı dolu ve meşgul ise/iken salyanın artmasına sebep olur. Bu sebeple ağız kuruluğu şikayet olanlara sindirim kanalını meşgul edecek, kolay sindirilmeyecek, saatlerce sindirim kanalında kalacak besinler önerilebilir. 

Sindirim kanalı dolu iken diş gıcırdatmanın 
Gece dolu mide ile uyuyanların yastığına salya akmasının
Diş çıkarma sırasında salya artmasının 
Kabız bireylerin aşırı ve kolay terlemesinin sebebi parasempatik aktivasyonun amacını aşacak kadar artmış olmasıdır. Yani ağız kuruluğunun tersine döndüğü rahatsızlıklardır.

3- Ağzın açık kalması

Bazı insanlarda istirahat konumunda dudaklar ağzı ve dişleri kapatmaz. Eğer böyle bir durum varsa aralık kalan dudaklar arasından geçen hava ağzın ve boğazın kurumasına sebep olacaktır. Dikkat ediniz: bu durumda salya eksik değildir, salya üretimi sınırlı değildir, sadece üretilen salya dışarı akmakta veya kuruduğu için ağızda kuruluk meydana gelmektedir. Bu türlü ağız kuruluğuna xerostomia denir. Bu bir hyposalivaton değildir.
Bu konuda bir terminoloji kaosu vardır. Xerostomia (serostomi okunur) bireyin ağzını kuru hissetmesi anlamına gelir. Hiposalivasyon terimine sinonim olarak xerestomia terimi kullanılmaktadır. Ancak xerostomia terimi Dysgeusia (disguzi okunur) hastalıklarını da içine alır . Disguzi tat alma hissinde değişim demektir. Yani bireyin ağzı kurumasa ve tükrük kalitesi değişip ağzını kuru hissediyorsa bile xerostomia olarak isimlendirmek gerekir. Fakat biz ağızdaki salyanın ölçülerek 0.5ml/dakika dan küçük olduğu durumlara “ağız kuruluğu” adını veriyoruz.

Ağız kuruluğunun teşhisi

Bireyin ağzım kuruyor, dilim damağıma yapışıyor demesi en belirgin şikayettir.
Bireyin eline bir kap verilir ve 1 dakika boyunca sürekli tükürmesi söylenir. Elde edilen salyanın hacmi ölçülür. Salya 0.5 ml/dk debisinin altına düştüğünde ilk kuruyan damak kubbesinin en derin yeridir. Bu sebeple bireyin kafasını geriye yatırıp damak kubbesinin derin noktasına göz ile bakıldığında bu bölgenin kuru olduğu görülür. Bu amaç ile üretilmiş salya kalınlığını ölçen elektronik aletler de piyasada bulunmaktadır ancak bunlara ihtiyacımız olduğu kesin değildir.
Bireyin tam kan tablosu istenir. Kan tablosunda iyonlar, ALT, AST, LDH, RF, ASO ve hemogram değerlendirilip normal dışına çıkan bir değer varsa ilgili hekim ile temas edilir. Ancak kan tablosundaki değişimler olası bir sistemik hastalık düşündürür.
Dudak veya yanak içinden biyopsi yapılarak Sjögren sendromu bakımından patoloji laboratuarında incelenmesi gerekir.

Ağız kuruluğunun tedavisi

Bez atrofisi ile meydana gelen ağız kuruluklarının maalesef etkin ve başarılı bir tedavisi yoktur. Yapılan hiç bir tedavi yeterince tatmin edici ve kalıcı değildir. Bu sebeple ancak rahatlatıcı ve replasman yapıcı önlemler alınabilmektedir.
Hijyen sağlanmalıdır. Vitamin mineral desteği zararlı değildir, faydası bulunduğu da gösterilmemiştir.
Parasempatik aktivasyonun artırılması amacı ile uzun uyku dingin (koşturmasız) bir hayat tarzı gereklidir. Bu durum parasempatik aktivasyonu sağlayabilir veya destekleyebilir.
Kardiyolog izin verirse parasempatomimetik ilaçlar verilebilir. Bu ilaçlar kalbi yavaşlatıp tansiyonu düşürdüğü için aile hekiminin bilgisi dahilinde kullanılmalıdır.
Pilokarpin içeren göz damlası dil altına günde 5-6 damla uygulanabilir. Kolinerjik etki oluşturup eğer atrofiye olmadıysa bezi salya üretimine sürükleyecektir. (Motamed B, 2022)
Acılı, biberli, turşu, limon, baharatlı beslenme tercih edilmelidir. Bu tatlar salyayı artırır.
Ancak bu ilaç astım, spastik kolon, bradikardi, hipotansiyon, hipertiroidi, epilepsi, Parkinson, myasteina gravis hastalarına verilmez.


Posalı beslenmelidir.
Laktoperoksidaz ve müsin içeren suni salya gibi davranan bazı sprey ve gargaralar bulunmaktadır. Bunlar kullanıldığı saatler için hafif bir rahatlama sağlar.
Ortodontist ve kulak burun boğaz hekimi işbirliği ile istirahat konumunda dudakların kapalı kalması sağlanmalıdır. Gerekirse burun pasajında varsa tıkanıklık veya darlık giderilmeli, burun pasajından hava trafiği artırılmalıdır. Bu durumda ağız içindeki hava trafiği kaybolur.

Kaynaklar:
– Motamed B, Alaee A, Azizi A, Jahandar H, Fard MJK, Jafari A. Comparison of the 1 and 2% pilocarpine mouthwash in a xerostomic population: a randomized clinical trial. BMC Oral Health. 2022 Dec 1;22(1):548. doi: 10.1186/s12903-022-02576-6. PMID: 36457091; PMCID: PMC9713117.
– Gorsky M, Epstein JB, Parry J, Epstein MS, Le ND, Silverman S Jr. The efficacy of pilocarpine and bethanechol upon saliva production in cancer patients with hyposalivation following radiation therapy. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 2004 Feb;97(2):190-5. doi: 10.1016/j.tripleo.2003.08.031. PMID: 14970777.

BOTOKS- ÖLMEDEN ÖNCEKİ GEVŞEME

Ölüm öncesi gevşemeyi paraya çevirdik

Bir bakteri insanı öldürmeden önce kasları gevşeten bir toksin salar. Bu toksin izole edilip ambalajlanıp cilt kırışıklığında kullanılıyor. Deri altı kaslarını gevşetsin diye güzellik sağlamak için kullanılıyor. Yani ölümden bir adım önceki kas gevşemesini güzelliğe ve paraya dönüştürdük. Diş hekimleri bile bu sektörde bulunuyor .

Bazı raporlara göre, Cilt kırışıklığı sebebi ile botoks injeksiyonu yapılan 87 vaka hastahaneye kaldırılıyor 16 ölüm var, solunum daralması, solunum yetmezliği vs. Hasta altına işeyebilir, solunumu durabilir, yutkunması bozulabilir. Ölebilir. Veya bir kaç kullanımdan sonra basitten anafilaksiye kadar geniş yelpazede alerjiler gelişebilir. Başka raporlarda Kozmetik kullanımda 217 yan tesir, 28 ölüm, 26 disfaji. Sayısız rapor var.

Bunun üzerine, geçen ay FDA botoks ampul prospektüsüne yeni uyarılar eklenmesini istemişti. Firmalar prospektüslerini bu ay değiştirdiler.

Diş hekimlerinin fakültede aldığı hiç bir botoks eğitimi yoktur. Bir kaç ticari firmanın bir kaç saatlık kurslarına katılıp yetkisiz ve bilimsel olmayan kişilerden botoks uygulayabilir belgesi almaktadır. Kursu verenin akademik yetkinliği bilimsel alt yapısı, uzmanlık ve toksikolojik kariyeri, toksikoloji ve tıbbi nosyonu olmasa bile belgenin veriliş amacı bellidir. Daha çok botoks ampul satmak, daha fazla para kazanmak!.

Masum halk reklamların yönlendirmesi ve güzellik beklentisi ile avuç dolusu para ödeyerek, sayısız hastalığa yakalanmaktadır. Yatağına işemek, yutkunamamak, bronşit hastahaneye kaldırılma ve ölüm bunlardan bazılarıdır.

Yetkin olmayan herkesten botoks uygulama ehliyeti geri alınmalıdır

İYİ HEKİM KİMDİR

Diş hekimliği mesleğindeki düşüş

İyi hekim ne yapılacağını değil nerde durulacağını bilen hekimdir.

Fakültede sayısız hastalık ve sayısız tedavi öğreniyoruz. Kliniklerimize gelen broşür, temsilci ve katıldığımız kongre ve kurslarda da neler yapacağımızı öğreniyoruz. Hatta gogıl bile ne yapılması gerektiğini hangi ilaçların kullanılması gerektiğini bizlere söylemektedir.

Ama nerde duracağımızı öğrenmiyoruz. Durmayı bilmek, gerektiğinden fazla müdahale etmemek, hastayı amacının ötesinde manipüle etmemek gerekir.

Bu, ancak sağ duyu kazanmak ile mümkündür.