Halitor

Kendi ürettiğim bu cihazlar Halitor patentli markasını taşır.
Tasarımcı ve ağız kokusu ile ilgilenen bir hekim olarak aşağıda kendi ürettiğim Halitor markalı cihazları göreceksiniz. Bu sayfa kendi cihazlarımı tanıtmak içindir. Satılık değildir.



Halitor 3

HALİTOR-3

Bu modelin üstünlüğü diğerlerinden daha küçük olmasıdır. Ayrıca tek sensor ile 3 gaz grubu ölçülmektedir. Amonyak, Kükürtlü ve organik gazları ölçer. Salya koruması vardır, çift hızlı pompası vardır. Olfaktometre çıkışı vardır. Tanıtım sayfası için tıklayınız

Halitor 4
Halitor 4

HALİTOR-4

2015 Haziran’da 2 tane ürettim. Bir arkadaşımın elektronik katkısı oldu. Dört ayrı gazı ölçebilir. Hidrojen, amonyak, hidrojen sülfit ve metilmerkaptan. Salya koruması vardır. Pompa 2 hızlıdır. Olfaktometre çıkışı vardır.Tanıtım sayfası için tıklayınız

HALİTOR-M

2014 te ürettim. Bir Çok sayıda kirli hava gazlarını ölçebilir. Salya koruması vardır. Pompa 2 hızlıdır. Olfaktometre çıkışı vardır.Tanıtım sayfası için tıklayınız

Halitor Pro

HALİTOR-Pro

2009 da ürettim. Bir Çok sayıda kirli hava gazlarını ölçebilir. Salya koruması yoktur. Pompa tek hızlıdır. Olfaktometre çıkışı yoktur. Prototip ve taslaktır.Tanıtım sayfası için tıklayınız.

Halitor laserHALİTOR-Laser

Halitor laserHALİTOR-Laser

Diş hekimliğinde kullanılabilen fevkalade esnek ve kullanışlı bir laserdir. 440 nm dalga boyunda 2.5 wat gücündedir. Tanıtım sayfası için tıklayınız



Halitor BruksimetreHALİTOR-Bruksimetre


Bireyin ısırma kuvvetini ölçen cihaz. Diş gıcırdatma ve diş sıkma şiddetini ölçmek için tasarlanmıştır. Tanıtım sayfası için tıklayınız.

Halitor kare-sinus-ucgen dalga jeneratoru

HALİTOR jeneratör

Kare-sinüs-üçgen dalga üretir. 0.5 Hz den ~2 Mhz’e kadar ayarlanabilir. Puls duration ve puls arası süre ayarlanabilir. Tepe değeri 1.5-32 V arası ayarlanabilir. Aynı zamanda DC besleme kaynağıdır. Tanıtım sayfası için tıklayınız.

Dr. Murat Aydın Kimdir?

dr. Murat Aydın

Murat Aydın, Öğretmen ana babanın Mersin doğumlu ikinci oğludur. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun oldu. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ana bilim dalında doktorasını yaptı.

Yazdığı 16 tane mesleki kitabı vardır. 19 u yabancı dilde, 22 tane uluslar arası indekslenmiş makalesi vardır. Bunlardan 15 tanesinde birinci isim olarak yer almıştır. 4 tane de indekslenmeyen makalesi bulunmaktadır. Çok sayıda konferans, tebliğ, sunum, ders, ropörtaj ve seminerleri ve yönettiği ağız kokusu internet grup ve forumları vardır. Avrupa Standardizasyon komitesinin izni ile EN13060 basınçlı sterilizasyon (otoklav) şartnamesini Türkçeye çevirip kitaplaştırmıştır

Hastanın ısırma kuvvetini ölçen Bruksimetre cihazı üretmiştir. 440 nm dalga boyunda 2.5 W gücünde laser üretmiştir ve kliniğinde kullanmaktadır. Ağız kokusunu ölçen bir cihaz (halitometre) üretmiştir kendi kliniğinde kullanmaktadır. Elektronik stetoskop, dişin kanal boyunu ölçen apeks bulucu, dişin canlılığını test eden vitalometre, tiroid koruyucu yakalık, motor hız kontrol cihazı, muayenehane otomasyonu ve kare dalga jeneratörünü üretmiştir, bunların bazılarını kliniğinde kullanmaktadır.

New-York-Bilimler-Akademisi, International Association for Halitosis Research (IAFHR), American-Asociation-Advancement-Science, International Society Breath Odor Research (ISBOR) ve International Association for Breath Research üyesidir. Microbiology Research International, Acta Translational Medicine, Clinical Cosmetic and Investigational Dentistry, Advancement in Medicinal Plant Research, Quintessence International dergilerine hakemlik yapmıştır. Bazılarında halen hakemdir.

Kopya korunması, tarih-saat programlanabilir şekilde bilgisayar kontrollu olarak başlatabilen ve durdurulabilen bahçe sulama otomasyonu, bilgisayarın seri portunu kullanarak 1 mHz’e kadar kullanılabilen kare dalga jeneratörü, birinci dereceden 2 bilinmeyenli denklem çözümü, biyokimysal test sonuçlarını bilgisayara girerek bakterinin kimliğini tespit etmeye yarayan bakteri identifikasyon programı, gizlenmesi arzu edilen dosyaların şifrelenmesini sağlayan program, İngilizce Türkçe ve tersine çalışan 11000 kelimelik sözlük, seri ve paralel port ile bilgisayara bağlı elektrikli cihazların klavyeden kumandası, 4 basamaklı sayı tahmin oyunu, İngilizce Kur’anı Kerim’in bilgisayarda okunabilen versiyonu, disk seri numaralarının değiştirilmesi, diş hekimleri için klinikte hasta takip üzerine bilgisayar programı yazılımları yapmıştır. Halen kendi kliniğinde kendi yazılımlarını kullanmaktadır. Başka bazı bilgisayar programı yazılımları da mevcuttur.

Dr. Murat Aydın’ın kişisel bloğundan alıntı: “Sırası ile Adana Erkek Lisesi, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim dalında eğitim aldım. Hala her gün yeni bir şeyler öğreniyorum. Askerlik görevimi İzmir 800 yt Kara hastahanesinde yaptım. Şimdi gönderseler askere yeniden gitmekten onur duyarım. Hiç alkol kullanma(dı)m. Allah’tan başkasına secde etmedim. Eskiden gitar çalardım, sigara içerdim, elektronik amatörüydüm. Artık vakit bulamıyorum. Ortanın üstü seviyede bilgisayar, satranç ve ingilizce bilirim. Adana’da muayenehanem vardır. (şimdilik). Futboldan anlamam, takım tutmam. Siyaseti bilmem. Çok param yok, parayı da sevmem. Bilhassa ağız kokusu, nefes kokusu, ile ilgileniyorum.”

Ağız kokusu üzerine Adana’da kendi (Halitorium) kliniğinde çalışmaktadır. Yazar hakkında bazı güncel bilgiler burdadır:

İletişim ve Ulaşım Bilgileri

Dr. Murat AYDIN Kitapları

Dr. Murat Aydın Makaleleri

Dr. Murat Aydın Konferansları

Dr. Murat Aydın Cihazları

Dr. Murat Aydın Kişisel veb Sayfası

TEPKİYİ YÖNETMEK

Tepkiyi yönetmek

LİDER BULUNCAYA KADAR
=============
Bir şahıs, tertemiz ve toplumun en değerli kesiminden bir insanı yani bir kardiyoloji doktorunu tabancayla klinikte vurdu. Öldürdü. O tertemiz insanın pırıl pırıl beyaz önlüğündeki kan fotoğraflarda gözümün önünden gitmiyor. Allah böyle insanları ıslah etsin.
Önce vefat eden kardeşimize ve tüm sektöre baş sağlığı diliyorum. Acımız büyük. İnşallah bundan sonra böyle bir şey olmasın. Teşebbüs edenlere bile en ağır ceza layıktır.
Bu olaydan sonra bazı sağlık kurumları boykot başlattı ve halka (acil vakalar dışında) sağlık hizmeti vermeyi durdurdu. Adına protesto, grev veya boykot diyelim. Bu yazıyı bu boykota katılan meslektaşlarım için kaleme aldım:

Değerli arkadaşlar burada bir şeyi gözden kaçırmamak lazımdır.
İçimizde biriken haklı tepkiyi, nefret, hoşnutsuzluk, adaletsizliğe isyan ve insani reaksiyonu doğru hedefe yöneltmeliyiz. Bu tür (doktora, kadına, çocuğa, avukata şiddet) olaylarına gereken önlemleri almayan yöneticilere verilen sağlık hizmetlerini durdurmak lazımdır. Mazlum Türk halkının sağlık hizmetini durdurunca öfkemizi doğru hedefe yönlendirmiş olmuyoruz. Katillere veya güvenliğimizi sağlaması beklenen kurumların uygulama ve yöneticilerine kızıyor, halkı dövüyoruz.


Güvenliği sağlayan bu yöneticiler kimden sağlık hizmeti alıyor bilmiyorum. Benden almıyorlar. Eğer onlara hizmet veren kurumlar 3 gün boyunca verdikleri hizmeti askıya alabilirse o zaman doğru tepkiyi doğru hedefe vermiş oluruz. Ancak o zaman bu tepkiler doğru tetiği çeker, ancak o zaman ne oluyor bu doktorlara diyecekler ve kendilerine soracaklardır, ancak o durumda sesimizi duyacaklardır. Şu anda yapılmakta olan boykot, iş bırakma, iş yavaşlatma tarzı tepkilerden doktorun güvenliğini sağlayacak olan insanlar ve kurumlar hiç etkilenmemektedir. Haberleri bile belki yoktur. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Leyla teyzenin kuronunu simante etmeyi 24 saat geciktirmekle veya Ahmet beyin MOD dolgusunu ertesi güne bırakmakla tepki değil eziyet vermiş oluyoruz. Türk halkı daha zaten yeterince eziyet görüyorken bir de bizler halkımıza eziyet etmesek iyi olur. Emin olun halk şimdi tedavisini erteledik diye bize destek olmuyor, bize bileniyor olmalı.
Biliyoruz ki, boykot sırasında sağlık kurumuna müracaat eden acil vakalara bakılıyor fakat acil olmasa da bazı vakalar tedavisiz olarak geri çevrildiği zaman halkta bir hayal kırıklığı ortaya çıkmaktadır. Boykot yaparak halkın tedavisini geciktirince, halk bizi neden desteklesin ki??, tam tersine doktora düşmanlaşma eğilimi gelişmesine sebep olabiliriz.

Gittiğiniz ticari kurum boykot yaptığı sebebi ile sizi kapıdan geri çevirse siz o kuruma sempati duyar mısınız? Destekler misiniz? Kendinizin olmayan bir savaşın yenik ve kızgın tarafına dahil mi olursunuz?
Muhtemelen kiminle problemin varsa git onunla çöz, benden ne istiyorsun, bana neden eziyet ediyorsun dersiniz. Benden intikam alacağına git seni üzenden intikam al dersiniz.

Bütün bu anlattıklarım lidersiz toplumlarda ortaya çıkan rastlantısal dağınık kötü oryente olmuş, organize edilmemiş, tepkilerdir. Aslında toplumdaki dip dalgasının yüzeydeki izdüşümüdür. Bir lider olsa ve bu tepkiyi organize etse, ortak karar alınsa ve eşgüdüm ile uygulanan bir eylem yapılsa ve doktorun güvenliğini sağlayan kurum görevlilerinin sağlık hizmetini 3 gün durdurduk diyebilse, işte o zaman vurduğu yerden ses getirir, amacına ulaşır. İşte o zaman halk da bizi destekler. Düşmanımız bile saygı duymaya başlar. Bir lider buluncaya kadar bu kıvamda zaman-zaman köpükleneceğiz. Öyle görünüyor.

BEYİN GÖÇÜ PROPAGANDASI YAPMAK

Beyin göçü

Ekonomisi geliştiği için midir nedir, batılı ülkeler gelişmekte olan ülkelerdeki kalifiye elemanları, yetişmiş beyinleri, okumuş insanları, gelecek vaad eden meslek grubundan insanları kendi ülkesine çeker ve kullanır. Buna beyin göçü diyoruz. Zayıf ülkenin koşulları zayıfladıkça aç kalan yetişmiş insanlar ülkelerinden kaçmaya başlar. Medeniyet, teknoloji, para, adalet, insan hakları ve sosyal gelişmişlik onları haklı olarak cezbeder. Ülkelerini terk edip yurt dışına çıkarlar.

Günümüzde Türkiye’de yaşanmakta olan budur. Doktorlar başta olmak üzere bir çok yetişmiş insan batı tarafından davet edilmektedir. Batılı ülkeler Türk hekimlerinin ülkesini terk etmesini kolaylaştırmak amacı ile propagandalar yapmaktadır. Sizin ülkenizde bir şeyler yolunda gitmiyor ama Amerika’ya gelirseniz size rahat imkanlar sağlarız mesajı verecek toplantılar, seminerler, açık oturumlar ve gogıl reklamları görmeye başladık. hemen her hekim internete girer girmez yurt dışında iş imkanı başlıklı reklamlar görmüştür. hekimler ve okumuş beyinler elimizden alınmakta adeta ülkemizin beyni boşaltılmaktadır.

Batılı ülkeler bunu kasıtlı ve isteyerek programlı ve sistematik şekilde yapar. İran’dan nükleer fizikçileri ve mühendisleri yüksek ücret teklifleri ile çekip almaya çalışması ülkenin bu alanda zayıflaması içindir. Ancak bu gün bizim ülkemizden doktorları planlı şekilde aldığını zannetmiyorum. Hazır yetişmiş olgunlaşmış elmalar dalında çürümesin yere dökülmesin diye doktorlarımızı elma toplar gibi alıp götürüyorlar. Çünkü ülkemizde hekimler ağır şartlar altında düşük ücrete çalışmaktadır. Üstelik darp hatta cinayete kurban gitmektedir. Darp edenler ertesi gün serbest kalmaktadır.

Doktor başta olmak üzere yetişmiş beyinlerin kaçırılmasına seyirci kalmak bile mümkün değilken bazı hekimler ve kurumlar, yurt dışına doktor çıkarılmasını artıracak şekilde konuşmalar yapmaktadır. Yurt dışında doktor götüren kuruluşlara ve bu yönde yapılan reklamlara sponsor olmaktadır. Bir Türk doktor veya profesör veya bir Türk hoca instagramda veya gogıl reklamlarında yurt dışına nasıl çıkılacağını anlatıyorsa, denklik şartlarını açıklıyorsa, örnekler vererek ballandıra ballandıra ücretlendirmeyi anlatıyorsa, yurt dışına gidişi cesaretlendiriyorsa, teşvik ediyor ve özendiriyorsa bunu, cehalet ile ihanet arasında bir yere koymak gerekir. Bilerek yapıyorsa ekmek yediği vatanına ihanet, bilmeden iyi bir şey yaptığını zannederek yapıyorsa cehalet olarak değerlendiriyorum. İnşallah cehaletinden yapıyordur.

Arabamı yanlış park ettim

Arabamı yanlış park ettim

Yıl bilmem kaç.
47 numaralı dişimde eski bir dolgum spontan pulsatif gece ağrılarına başladı. Füsyonlu tek kök. Geniş ve 8 kesitli tek kanalı var. Kolay bir kanal tedavisi yapılacak. Hangi arkadaşıma gitsem sağ olsun beni kırmaz. Tedavi eder. Komşum MD’ya gittim. İnceledi, dinledi. Ben çok iyi kanal tedavisi yaparım dedi. Bana aletlerini göstermeye başladı. M bey ben diş hekimiyim, şurda sizin komşunuzum. Bunlardan bende de var. Bu aletleri tanıyır, biliyor hep kullanıyoruz zaten? dedim. Olsun ben bunu Amerika’dan getirttim dedi. Şu anda anımsamadığım ilgisiz bir alet gösterdi bana ve cihazları anlatmaya devam etti. Amerikan standartlarıyla çalışıyorum dedi. Arabayı yanlış park ettiğim için müsaade istedim. Koltuktan kalktım. Halbuki kendi muayenehanemden O’nun muayenehanesine yürüyerek gelmiştim.

Uzmanlığı olan bir başka meslektaşım kanal tedavisinde dönerli alet kullandığını ve kanalın en temizlenmiş olduğunu düşündüğümüz zaman bile rotary alet kullanıldığında kanalın içinde “böyle et parçaları çıkıyor” dedi. (Baş ve işaret patmaklarını birleştirerek ince bir objeyi tutarmış gibi yaptı)
Pulpaya et parçası deyince arabamı yanlış park ettiğimi hatırladığımı söyleyip kalktım koltuktan.

Bir başkası kanal tedavisi yapacağım sen hiç korkma ağrımayacak güzelce doldurup dycle ile kapatırız 2 gün bekleriz dedi. Kanal tedavili dişe dycle koulmaz ki ??! Arabamı yanlış park ettim bana 5 dakika müsaade et, aklım arabada kalmasın diyerek kalktım koltuktan.

Sonra diğer bir arkadaşıma gittim. Severek yaparım dedi. Kaviteyi açmaya başladı ama airotorun suyu yoktu?? Abicim şunun suyunu aç istersen yakmayalım dedim. Yok yok böyle kalsın daha iyi, ağzın şimdi bir sürü su ile dolacak, gerek yok dedi. Arabamı yanlış park ettiğim bahanesi ile ordan kalktım. Bir daha gitmedim. Sonra bir başka arkadaşımı aradım. Severek yapacağını söyledi. Ancak vakti olmadığını söyledi. Diğeri de öyle. Sonra sevgili meslektaşım çekti o dişimi. Şimdiki aklım olsa çektirmezdim. Ne düşünerek çekime razı olduğumu hatırlamıyorum. Heralde kuron kırılmış olabilir. Sonraki yıllarda 3 değerli meslektaşımı keşfettim ve başka dişlerime dolgular yaptılar sağ olsunlar. Burdan onlara el sallıyorum. Daha fazla sayıda sayısız değerli meslektaşımın Adana’da bulunduğunu biliyorum. Benzer olaylar yaşayarak mecbur kaldığım için yakın yıllarda 35 numaralı dişime lokorejyonal anestezi yaparak DO amalgam dolgu koymuştum.

Son günlerde ise 36 MOD amalgam dolgumu kendim değiştirdim.

DERS-KURS

Biraz önce bir telefon geldi. Diş hekimliği fakültesinin akademisyeni olduğunu bildiğim bir meslektaşımın düzenlediği ücretli bir kurs varmış. Kursa katılmak isteyip istemediğimi sordular. İstemiyorum dedim. İyi dileklerle telefonu kapattık. Muhtemelen ülke çapında diş hekimlerine telefon açıp kurs talebi alıyorlar sanırım.

Kurslar fakültede sürenin yetmediği durumlarda veya müfredat dışına çıkan konularda veya ileri bilgiler vermek için düzenlenmelidir. Derste anlatılması beklenen bir konu hakkında okul dışında ücreti kurs düzenlenmesine üzüldüm doğrusu. Etkilendim ve bu yazıyı yazdım.

Akademisyenler 1 tane ürünü kurslarda anlatmak yerine piyasadaki bütün ürünleri karşılaştırmalı olarak fakültedeki derslerde anlatmalıdır.

DİŞ-HEKİMLERİNE-EİMZA

EİMZA NASIL ALINIR
Eimza flaş bellek almak için belirli bazı firmalar devlet tarafından yetkilendirilmiş. Onlar sizin kimlik bilgilerinizi alıyorlar ve size bir flaş bellek veriyorlar. İşlem toplam 20-30 dakika sürüyor. Her şehirde bayilik veya büroları var. Yıllık bir kaç yüz lira para istiyorlar. Örneğin 1 yıllık geçerli olsun istiyorsanız veya 3 yıllık geçerli olsun istiyorsanız ona göre ücret ödüyorsunuz.

EİMZA NERELERDE GEÇERLİ
Devlete ait sitelerin internet sayfalarından resmi müracaat yapmak istediğinizde kullanabiliyorsunuz.

EİMZA NEDEN DİŞ HEKİMLERİNE LAZIM OLDU
Birileri onlayn fatura kesmemiz gerektiğini düşünmüş olmalı.

EİMZA BİLGİSAYARA NASIL KURULUR
Berbat ve zayıf teknolojisi olan tuhaf ve çok sayıda program indirmeniz isteniyor. Bu programlar size eimza flaş belleğini satan firmanın veb sayfasında bulunuyor ve daima eksik oluyor veya daima çalışmıyor veya bozuk çalışıyor. MUTLAKA bir eksiğiniz çıkıyor. Java adı verilen bir programın versiyonu tutmuyor, vindovs versiyonu veya 32 veya 64 bit sorunu çıkıyor. Eğer o da çıkmazsa kart okuyucu adı verilen bir program eksik veya hatalı oluyor. Size bu belleği satan firmanın teknik detsek hattını düşürebilirseniz, boş elemanın telefona çıkmasını sabırla bekleyebilrseniz, şu anda bütün müşteri temsilcilerimiz diğer abonelerimizle ilgileniyor, beklrdiğiniz için teşekkür ederiz mesajını 50 defa dinlemeye sabrınız yeterse, bir eleman size telefonu açıyor ve uzaktan kumanda ile sizin bilgisayarınıza bağlanıp bir program kuruyor ve eimzanız çalışıyor. Gerisi Allah kerim. Eğer bu bilgisayarınıza format atar veya yetkilinin size kurduğu programlardan bir tanesini silerseniz veya yanlışlıkla silinirse başa dönersiniz.

TEKNİK BAKIMDAN EİMZA NEDİR
Eimza aslında flaş bellek değildir. USB portuna takılan bir kart okuyucudur. İçindeki ram değildir. Bir kart tır. Bu sebeple size açıkça söylenmiyor ama bir kart okuyucu programın kurulumu iyi oluyor.
Eimza sizin bilgisayarda çalıştı görünüyorsa penecereyi aşağı indirip devlet dairelerine girebilirsiniz. Bu bilgi de size söylenmiyor. O pencere açık kaldıkça devletimiz sizi tanıyacak zannediyorsunuz değil mi?
Hayır.
Rezalet yeni başlıyor.
Maliye bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz , Adalet Bakanlığı – UYAP, Çevre Bakanlığı – İzin Lisans, PTT, E-Devlet, Patent enstitüsü – Marka Patent, Tübitak ve aklınıza gelen bütün devlet daireleri için ayrı bir program indirecek ayrı kurallar ile oynayacaksınız oyunu. Kendi bankanıza bile girerken ayrı bir program indireceksiniz. Bilgisayarınız çöplük gibi olacak. Eğer ne yaptığınızı iyice bilmiyorsanız ayni kuruma girerken bile her defasında hep ayni programı indirmek zorunda kalabilirsiniz.

NE YAPILMALIYDI
Canınız yanıyor. Mesainiz heba oluyor. Gereksiz proje ve eksik alt yapı sebebiyle sürünüyoruz. Zaten edevlet sitesi kişiye özel tanımlama ile girilen bir sitedir. Edevlet sitesine giren herkes eimzalı giriş yaptı demektir. Ayrıca sol kulağı enseden sağ ile göstermek çok akıllıca değildir. Diş hekimleri edevlet ile girip faturasını kesebilmeliydi. Bütün devlet daireleri edevlet üzerinden resmi başvuru alabilmeliydi. Böyle tuhaf uygulamalar ile mesai, para, enerji kaybetmemeliydik. İnsanların işleri zorlaştırılmamalıydı.