Subjektif Ağız Kokusu, Tip 5 Ağız Kokusu

Bireyin kendisinden başka hiç kimsenin hissetmediği ağız kokusuna Tip 5(subjektif ağız kokusu) adı verilir. Bu insanlar, çok duygulu, içe dönük, hassas, asosyal, narin, takıntı yapmaya meğilli kişilerdir. Eksik yaşamak zorunda kalmıştır. (evlenememek, iş bulamamak, terk edilmek vs..). Genellikle içe dönük, hekime kızgındır, paramedikal uygulamalarda çare ararlar. Çünkü doğru teşhis edilemezler.

Subjektif Nörojenik ağız kokusu
Psikolojik ağız kokusu

1- Nörojenik Sebepler

Şahıs tat alma ile koku almayı birbirine karıştırabilir. Bu duruma genel ifadeyle kemosensor disfonksiyon denir. Şahıs aslında tat almaktadır fakat bunu koku zannetmektedir (Dysgeusia). Bu iki algı birbirine karığtırılmaya çok müsaittir.

Ayrıca self halitosis olarak tanımlanan 3 tane nörojenik ağızkokusu sebebi daha ayırt edilir:

Birincisi, koku alabilen almaçlar (olfaktör sensor) ile donatılmış epitel hücre adacıkları nasofarinksin ve oronasal mukozanın muhtelif yerlerine saçılmış olabilir. Böyle şahıs genzinden koku almaktadır (retronasal olfaksiyon). Bu vakalar aslında Tip 2 ağız kokusudur fakat Tip 5 ağız kokusu kılığında karşımıza çıkarlar. Özel ölçme yöntemleri ve dikkatli bir anamnez ile yakalanmazsa psikojenik zannedilir. Sayısız insan bu şekildedir. İkincisi, kana geçen bir kimyasal madde kan dolaşımı ile olfaktör reseptöre hematojen yolla ulaşmaktadır. (Blood borne olfacttion). Bir çok hastalık bunu yapabilir, hepsinde ortak mekanizma, kokulu maddenin kana geçmesi ve kan yolu ile buruna gelmesidir. Üçüncüsü, koku halüsinasyonlarıdır. Yüksek ateş, kafa içi tümörü, trafik kazaları, büyük ameliyatlar, kafa çarpışmaları, zehirlenmelerden sonra şahız mevcut olmayan kokuları duyabilir. Sürekli kullanılan bazı ilaçlar (öksürük ğurubu, hipertansiyon ve diyabet ilaçları vs) beyindeki koku merkezini etkileyip kakozmi (olmayan çirkin kokuları algılamak), sebep olabilir. Hipotiroidizm, anemi, mineral içeriğindeki bozulmalar ve 200 den fazla hastalık buna sebep olabilir. Phantosmia , (fantom koku) olarak isimlendirilebilir.

2- Psikojenik Sebepler

Bu şahıslarda yukarıda anlatılan nörojenik sebepler bulunmadığı halde ağızlarının (veya vücutlarının) koktuğuna inanırlar. Aslında bunları 3 grupta toplamak gerekir:

Ağız kokusu anskiyetesi (halitofobi): “Aslında bende ağız koksu yok fakat ya varsa? ve başkaları benden gizliyorsa?” diye tedirgin olarak doktora giderler. Psikojenik ağız kokusu formlarının en hafif cinsidir, en kolay ve hızlı şekilde tedavi olurlar. tedavisini psikiyatristler yapar. Diğer iki hastalık formu imajiner halitosis adını alır ve şöyle belirlenir:
Olfaktör obsesyon (obsesif kompülsif rahatsızlık): sık sık ağızları koklarlar ve başkasına ağızlarını koklatmak isterler. Hekimin kendisinin ağzını koklasın ister. Koklamazsa bunu talep eder Sık sık diş fırçalar ve gargara yaparlar, daima şeker yer ve sakız çiğnerler. Aslında ağız kokuları yokur veya fizyolojik ağız kokusunu abartırlar.
Delüsyonel halitosis (olfaktör referans sendrom, monosemptomatik hipokondriyal psikoz, olfaktör paranoid sendrom): Referans olarak başka birilerini gösterirler. Birisi bana bakarak parmağını burnuna koydu demekki bana ağız kokum sebebiyle ip ucu verdi, odaya girince birisi pencereyi açtı, otobüste yanıma oturmadılar, beni görünce arkasını döndü gibiifadeler ile başka insanları refere ederler. Aslında ağız kokuları yokur veya fizyolojik ağız kokusunu abartırlar. Başkalarında hiç ağız kokusu bulunmadığına inanır. Ne zamandan beri ağzı koktuğu sorulduğunda çocukluğundan beri veya kendini bildiğinden beri koktuğunu söyler. Ağız kokusunda kesinti olup olmadığı sorulduğunda 50 senelik ömründe 1 saat bile kesilmediğini söyler. Belli ki fizyolojik (normal) kokudan bahsetmektedir.

Bu hastalıklarun en kalıcı ve en doğru tedavisini psikiyatristler yapar. Fakat bazen hipnoz, akupuntur veya buna benzer uygulamalar da denenebilir.

Bu bir kuraldır: Her ağız kokusu, tedavi edilmeyip yeteri kadar beklerse sonunda Tip5 ağız kokusu da üzerine eklenecektir.

Kaynaklar:

  • Aydın M. , Harvey-Woodworth CN. Halitosis: a new definition and classification. British Dental Journal, 2014; 217: E1 doi 10.1038/sj.bdj.2014.552
  • Aydın M. , Bollen CML, Özen ME. Diagnostic value of halitosis examination methods. Compendium of Continuing Education in Dentistry, 2016, in press.
  • Aydin M, Ağız kokusu, 2008 Nobel Kitabevi, İstanbul
  • Aydin M, Bollen CM, Özen ME. Diagnostic Value of Halitosis Examination Methods. Compend Contin Educ Dent. 2016 37(3):174-178
  • Özen ME, Aydin M. Subjective halitosis: definition and classification. J N J Dent Assoc, 2015; 86(4):20 -24.
  • Aydın M. , Özen ME. Kirbiyik U, Evlice B, Ferguson M, Uzel I. A new measurement protocol to differentiate sources of halitosis. Acta Odontol Scand. 2016 in press
  • Ferguson M, Aydin M, Mickel J. Halitosis and the Tonsils A Review of Management. Otolaryngol Head Neck Surg 2014, 151(2):567-574 0194599814544881

Ağız Ve Nefes Kokusu Gazları

Ağız kokusu 3 ana grup gaz ile meydana gelir:

1- Kükürtlü ağız ve nefes kokusu gazları:
Ağız kokusunun büyük bölümü kükürtlü gazdır. Ağızda 75 ppb (Rösing CK, 2011) ile 250 ppb (Suzuki N, 2011) arasında kükürtlü gaz bulunur fakat 0.7 ppm’e kadar kabul edilebilir olarak bulunur. Ancak karaciğer infeksiyonu, yetmezliği, veya yağlanması bulunduğunda, alkolizmde nefeste kükürtlü gazlar görülür.

Ağızda başlıca H2S oluşur. Daha sonra metilsülfit ve daha sonra dimetilsülfite dönüşür:

H2S molekülü
Metil sülfit molekülü
Dimetil sülfit molekülü

Ağızda biriken H2S bakterileri ve insan hücrelerini rahatsız eder ve uzaklaştırılmaya çalışılır. Bu amaç ile H2S’e metil (solda pembe işaretli molekül) bağlanır. Bu şekilde metil sülfit gazı oluşur. Bu gaz H2S ten daha kötü kokar. Bir sonraki aşamada H2S uzaklaştırılmaya çalışılırken bir kere daha metil (sağda) bağlanır ve çok daha çirkin kokulu olan dimetil sülfit ortaya çıkar. Kural olarak bir molekül metillendikçe çirkin kokulu olmaya başlar. Bu durumda zaten çirkin kokulu olan H2S iki kere metillenmiştir ve çok daha çirkin kokmaya başlayacaktır.

2- Azotlu ağız ve nefes kokusu gazları
Amonyak (NH3) en sık rastlananıdır. Ağızda bakteriler sebebiyle hep vardır. Midede Helicobacter pylori sebebi ile de oluştuğu söylenir. Nefeste 400-2390 ppb arasında bulunur (Diskin AM,2003). Ayrıca azot metabolizması hastalıklarında (gut, protein emilim bozuklukları, yaşlılık, açlık durumunda ve aminoasit metabolizması bozukluklarında nefeste amonyak yükselir. Hücreler çeşitli hastalıklar sebebiyle stres altında kaldığında NO, NO2, N2O gibi diğer azotlu gazları ve nitril grubu gazlar nefes kokusuna karışır. Halimeter ile ölçülemez.
Amonyak molekülü görülmektedir.

amonyak molekülü

Bu gaz fevkalade uçucudur ve idrar kokusuna benzer çirkin kokuludur.
Bilhassa sabah uykudan uyanınca ağız ve nefesteki konsantrasyonu daha yüksektir.

3- Organik ağız ve nefes kokusu gazları
Sağlıklı bireyin nefesinde daima şu gazlar bulunur::
Aseton 283-870 ppb (Diskin AM,2003), Metanol 32-1684 ppb (Turner C, 2006), Etanol 27-153 ppb (Diskin AM,2003), Isopren 212 ppb (Turner C, 2008), Propanol 20 ppb (Enderby B, 2009), Asetaldehit 24 ppb (Turner C, 2006), Butan 24 ppb (Kharitonov SA,2002), Alkanlar (C13-20) 1.5 x10 -10 M/l (Phillips M, 2000), Hidrojen <10 ppm (Hamilton LH, 1998).
O halde sağlıklı bireylerin de nefeslerinde az veya çok bir miktar koku bulunabilir. Halimeter ile ölçülemez

Organik gaz molekülü

Şu hastalıklarda nefesteki kokulu gazlar yükselir:
Diyabet ,uyku apnesi, Helicobacter pylori infeksiyonu, orak hücreli anemi, astım, göğüs kanseri, akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH ), kistik fibroz,, siroz, üremi, böbrek yetmezliği, trimetilaminüri, (Whittle CL, 2007) (Ciaffoni L, 2011), bağırsak inflamasyonu, (Kokoszka J,1993), ülseratif kolit (Sedghi S,1994), (Pelli MA, 1999), Crohn’s hastalığı (Pelli MA, 1999), tüberküloz (verem) (Phillips M,2010), şizofreni (Phillips M, 1995), pnömoni (Julak J, 2006), asbest solumaya bağlı akciğer hastalıkları (Chapman EA, 2010), mide kanseri (Ligor T, 2007), kalp krizi (angina pectoris) (Phillips M, 2003).
Bu günün teknolojisi ile foto iyonizasyon detektörü (PID sensor) ve Low explosive limit (LEL) sensoru ile şu organik gazlar ağızda ve nefeste ölçülebilmektedir.

Kaynak:
Aydın M. Ağızdan mikrobiyolojik materyal alınması. Ed. Cengiz, Mısırlıgil, Aydın. Tıp ve diş hekimliğinde genel ve özel Mikrobiyoloji. Konu 18. Sa:153-160. Güneş yayınevi, Ankara, 2004.
Aydın M. Teşhisten tedaviye Ağız kokusu. Nobel kitapevi. İstanbul, 2008

Ağız Kokusu ile Nefes Kokusu Arasındaki Farklar

Nefes kokusu içinde (sağlıklı insanların nefeslerinde) 3481 farklı kimyasal madde sayılmıştır. Bunlardan 1753 tanesi akciğerden ağıza doğru gelir. Bazıları kokuludur. İdrarda bile bu kadar fazla sayıda kimyasal madde çeşitliliği yoktur.

Bu maddelerin çoğu karaciğer ve böbrekler tarafından kana ihraç edilen 300 g/mol’den daha hafif gazlardır. Kanda çözünmüş halde bulunurlar KAN GAZLARI ismini alırlar. Bu gazların önemli bir kısmı çirkin kokuludur. Alkan, metillenmiş alkan, aldehit, alkoller ve ketonlardır.

Bu maddeler akciğerler yolu ile kandan süzülüp alınır ve nefes verme sırasında dışarı atılır. Nefes kokusu böyle oluşur. Nefes kokusu belirli bir seviyenin üstüne çıkarsa, nefesten gelen gazlar konjuktivayı tahriş ederek, zaman-zaman gözlerde yanma hissi yaratabilir.

Nefes kokusu gazlarının başlıcaları hangileridir?

Akciğerden nefese karışarak dışarı atılan gazların içerisinde çirkin kokulu olanlar ve Tip-4 ağız kokusu (nefes kokusu)na sebep olanlar ve konsantrasyonları şöyledir:

Amonyak (628 ppb), aseton (297), metanol (193), etanol-alkol (187), isoprene (37), propanol (16), acetaldehyde (23) and pentanol (15) bulunmustur.

Ayrıca şunlar da bulunur: IL6 , 8-isoprostane, Nitrate, cyanide, Lökotrienler, 2,3-dihydro-1-phenyl-4(1H)-quinazolinone, 1-phenyl-ethanone, heptanal, n-propanol, methylethylketone, Hidrojen peroksit, Nitrosothiols, Nitrosothiols nitric oxide, 8-isoprostane, Leukotriene B4, IL8, limonene, C2-C5 aliphatic acids, Dimethylamine, trimethylamine, formol, formaldehit, asetoasetat, beta hidroksi bütirik asit, valerik asit, formik asit, HCN ve daha yüzlercesi. Bu hidrokarbonların içinde çirkin kokulu olmayanlar da vardır. Bunlar nefeste zemin kokusu adı verilen özgün bir koku yaratır. Gün içinde azalıp artarak, bazen kaybolur.

Açlıkta – oruçta neden nefes kokusu artar?

Organizma bulabilirse şeker (karbonhidrat) kullanarak enerji üretmeyi tercih eder. Açlık durumunda ise yedek enerji depolarını kullanmaya mecbur kalır.

Kan dolaşımına giren kokulu gazlar (mavi küreler) akciğer tarafından nefes ile dışarı atılır

Yağlar yakılarak dakikada 370 umol hızıyla asetoasetat üretilir. Bunun 137 umol’u (%37 si) asetona dönüşür. Asetonun büyük kısmı glukoz’a oksitlenerek uzaklaşır. İşte bu glukoz enerji olarak kullanır. Bu sırada ortaya çıkan aseton, asetoasetat ve Beta hidroksi butirik asit nefeste çirkin kokuludur. Bu 3 maddeye topluca keton cisimleri ismi verilir. Bu gazlar akciğerden nefese geçer. Gece boyunca aç kalan insanların sabah yataktan kalkınca ağızlarında çirkin koku duymasının onlarca sebebinden sadece birisi keton cisimleridir. Çok normaldir tedavi edilmez.

Oruç tutan bireylerin nefeslerindeki koku da bu şekilde oluşmaktadır. 15 tane sağlıklı gönüllü vitamin hapı ve su verilerek 21 gün oruç tutmuşlar kanlarındaki ve nefeslerindeki keton cisimleri günler geçtikçe yükselmiştir. Asetona paralel olarak nefeste kokulu olan propionaldehyde ve glycerol de yükselmiştir. Fakat nefesteki amonyak kokusu azalmıştır. Oruçta ve açlıkta deriden ihraç edilen keton cisimleri de artar. Bunun anlamı açlıkta ve diğer nefes kokusu durumlarında vücut ve ter kokusunda da artış oluyor demektir.

Kilo bakımından zayıf şahıslarda ve yaşlılarda nefeste aseton seviyesi yükselmeye daha meyillidir. Böyle bireyler açlık sırasında daha fazla nefes kokusu üretirler.

Nefes Kokusu Sebepleri?

Midede H. pylori gastriti bulunduğunda besinlerdeki proteinlerden gelen üre, bu bakteri tarafından parçalanarak amonyağa dönüştürülür. Amonyak kan gazı şeklinde nefese geçer (Tip 4 ağız kokusu) veya yemek borusundan ağıza yükselir (Tip 3 ağız kokusu)

Bağırsakta aşırı bakteri üremesi (İntestinal bacterial over Growth syndrom) varsa besinler putrifiye edilerek aromatik bileşikler şeklinde kan gazları şeklinde kana ve oradan nefese geçer

Kabızlıkta kolonda biriken dışkıdan gelen kokulu bileşikler kan gazlarına dönüşür. Önce kana sonra akciğere geçer ve nefese koku olarak gelir. İliochecal kapaktan tersine sızıntılarda ince bağırsağa bakteri girerse aşırı bakteri üremesi sebebiyle kan gazları yükselir.

Pankreas enzim defektlerinde sindirilemeyen besin öğeleri bakterilere terk edilmiş demektir. Bunlar önce kana ve sonra akciğerden nefese geçer. Nefes kokusu sebebidir

Neredeyse bütün karaciğer ve böbrek hastalıklarında, hamilelerde, zihinsel engelli, Parkinson, Celiac, diyabet, kanser, diyaliz, astım hastalarında kan gazları kokuludur. Sürekli ilaç kullananlarda, her hangi bir besini her gün daima ve bolca yiyenlerde nefes kokusu olur. Akciğer kanseri ve meme kanseri de ağız ve nefes kokusu sebebidir.

Nefes kokusu nasıl tedavi edilir, nefes kokusu nasıl önlenir?

Nefes kokusunun sebebi bulunup ortadan kaldırılır. Başka bir tedavisi olamaz. Bu konuda anlatacak çoooook fazla bilgi var fakat web sayfasına sığmaz.