Diş Hekimliğinde Aletlerin Korozyonunu Engellemek

Paslanma Nasıl Engellenir?

Sodyum Nitrit (NaNO2) Oksitleyi, beyaz, kokusuz tozdur. Toksiktir.
Mol kütlesi = 69 g/mol.
Yoğunluk = 2.1 gr/cm3 (20 derecede)
pH = 9 (100 g/L 20 derecede)
Kaynama = 280 derece
Buharlaşma = 320 derece
Dekompozisyon ısısı =320 derece
Suda çözünürlük = 820 g/L (20 derecede)
Alkolde çözünürlük = 30 g/L (20 derecede)
Piyasada kimyasal madde satıcılarında 100 gramlık ve 1 kiloluk şişelerde satılmakta olan Sodyum Nitrit (NaNO2) ten bir şişe temin edilir.
Merck firması sipariş kodu #106549 dur.
Tıp Kim San sipariş kodu #207015302 dir.

Konsantrasyonu %0.1 olmalıdır.Pratik olarak, antiseptik solüsyonun içerisine (bir petri kutusuna çay kaşığının ucu kadar) ilave edilir. Bundan sonra solüsyon içerisinde bekleyen metalik aletler paslanmayacaktır.

Her antiseptik solüsyon içerisine ilave edilebilmemlidir. Halojen gurubu antiseptikler (Poviodin, NaOCl, Lugol, tendürdiyot) içerisine ilave edilirse halojen ile birleşerek tuzlaşır ve hem antiseptik hem de sodyum ntirit deaktive olur.

Antiseptik solüsyon her hazırlandığında içerisine ilave edilmelidir. Solüsyonun antiseptik kuvvetini azaltıp azaltmadığı yolunda her hangi bir çalışma yoktur.

Stok antiseptik solüsyona sodyum nitrit konulmaz. Kullanılacak olan solüsyona ilave edilir.

Sterilizasyon Tanımı

“Sterilizasyonun tanımını sulandırdılar, gevşettiler. ‘Kitaba uyamadık bari kitabına uyduralım’ dediler. Bakteri sayısını milyonda birine azaltmaya sterilizasyon dediler. Bu tanım, çok tehlikeli uygulamalara kapı açabilir. Bu sayfa sterilizasyonun doğru tanımını vurgulamak için hazırlanmıştır.” Dr. Murat Aydın.

Sterilizasyon tanımı, nedir?
European Pharmacopoeia ansiklopedisi, European Pharmacopoeia komisyonuna göre sterilizasyonun tanımı şu şekilde esnetilmiş, gevşetilmiştir: bir ürünün üzerine 1×106 canlı mikroorganizma var iken bu sayının 1 taneye düşürülmesine sterilizasyon denir Bu ansiklopedi, 36 ülkede satılan kimyasal maddeler, antibiyotikler ve dozajları, biyolojik maddeler, insan ve hayvan aşıları, bitkisel ilaçlar, 2210 tane katkı maddesinin yer aldığı bir eserdir.

Amerika Birleşlik Devletleri’nde sterilizasyon standartlarını belirleyen kurum olan AAMI (Association for Advencement of Medical Instrumentation), ISO11737-1 numaralı Tıbbi cihazlar sterilizasyon direktifinin, mikrobiyolojik metotlar bölümünün, Kısım 1 ‘de ürün üzerindeki mikroorganizma sayısının tahmin edilmesi başlığında sterilizasyon tanımını şöyle yapar: “kabul edilebilir sterilite güvence düzeyini sağlayacak ölçüde ortamın mikroorganizmalardan arındırılması” dır.

Nedir Bu Sterilite Güvence Düzeyi?

Sterilite güvence düzeyi (sterility assurance level (SAL)) sterilizasyon işleminden sonra ortamda canlı mikroorganizma bulunması olasılığıdır. Bu kavram EN 556 no’lu Avrupa standardında da yer almıştır, sterilizasyon için kabul edilebilir SAL= 10-6 olarak bildirilmiştir. Bu tanımdan da anlaşıldığı gibi rutin sterilizasyon prosedüründe, uygulama ortamı mikroorganizmaların tümünden arındırmak değil, ortamda bulunan mikroorganizma sayısını 1 milyon santimetreküpte 1 bakteri hücresi seviyesine indirmek olarak tasvir edilmiştir. Başka bir deyiş ile sterilizasyon mikroorganizma sayısını milyonda birine düşürmektir şeklinde ön görülmüştür.

Bu sterilizasyon tanımına 2 tane gerekçe gösterilmektedir. Birincisi zaten sterilize edilmiş tıbbi cihazın üzerindeki mikroorganizmalar inkübe edilemez olması, ikinci gerekçe ise bunlar zaten kültürü yapılamayan mikroorganizmalar olmasıdır. Genel olarak takip edilen mantık şöyledir: tıbbi alet, 121 derecede 1 dakika beklediğinde canlı bakteri sayısının 1/10 azaldığı kabul edilir. Her dakika onda birine azalırsa, o halde 3 dakika sonra bakteri sayısının 1000 de birine düştüğü var sayılır. Canlı mkroorganizma sayısı milyonda bir azaldıysa bu sayı sterilizasyon için yeterli görülmüştür. Kabul edilen SAL seviyesinin yaklaşık olarak 121 derecelik plato peryodunun altıncı dakikasında ortaya çıktığı kabul edilir. Bu tanım otoklavlanmış materyalin metreküpünde 1 tane şarbon sporu bulunsa bile steril kabul etmemizi gerektirir.

Halbuki otoklavda bakteri ölümü lineer değil, logaritmiktir. Belirli bir ısınmadan sonra bütün bakteriler hep birlikte ölürler. belirli zaman aralıklarında belli sayıda bakteri ölür diyemeyiz. (Kort R, 2005)

Bu, sulandırılmış, gevşetilmiş ve içi boşaltılmış bir sterilizasyon tanımıdır. Mademki bu miktar bakteriye göz yumulacaktır o halde neden prEN13060 şartnamesinin 3.36 numaralı maddesi steril kelimesini “Bir tıbbi cihazın üzerinde canlı mikroorganizma bulundurmaması“ olarak tanımlamaktadır? Eğer bakteri sayısının milyondan bire düşürülmesine sterilizasyon diyeceksek ve bunu yeterli kabul edeceksek o halde otoklavda biyolojik teste hiç gerek olmasa gerekirdi?. Biyolojik test paketleri 106 spor içerdiklerine göre, çevirimden sonra inkübe ettiğimizde 1 tane spor canlı kalacaktır ve bir koloni bakteri üreyecektir. Biyolojik testte biz bu üremeyi normal mi kabul edeceğiz? Bu düşünülemez bile.!

Biz bu sterilizasyon tanımını kullanmayacağız. Bir materyalde mikroorganizma varsa steril değildir. Sterilizasyonun doğru tanımı şudur: Mikroorganizmaların sporlu ve vejetatif formları dahil olmak üzere tamamen ortadan kaldırılması işlemine sterilizasyon denir. (Aydın M, 2015)

Kim ki SAL güvence düzeyinde mikroorganizma azalmasına sterilizasyondur diyorsa, kendi sterilizasyon tanımına uyan aletleri kullanarak kendisini ameliyat etmeme izin versin.

Kaynaklar:
Aydın M. Otoklav Fiziği ve Standartları.Azim Matbası 2009, Antalya
Aydın M. Diş Hekimleri için ansiklopedik sözlük, Pelikan Kitabevi, Ankara, 2015.
Cengiz T, Mısırlıgil A, Aydın M. Tıp ve Diş Hekimliğinde Genel ve Özel Mikrobiyoloji. Güneş yayınevi, 2005, Ankara
Aydın M, Mısırlıgil A. Ağız Mikrobiyolojisi. MN Nobel Kitap evi, 2012, Ankara
Kort R, O’Brien AC, van Stokkum THM, Oomes SJCM, Crielaard W, Hellingwerf KJ, Brul S. Assessment of Heat Resistance of Bacterial Spores from Food Product Isolates by Fluorescence Monitoring of Dipicolinic Acid Release. Applied and environmental microbiology. 2005; 71(7):3556-3564

Köprü Gövdesinin Altı Kapalı İse Ağız Kokusu Sebebidir

Köprü gövdelerinin altına girebilecek ince uçlu fırçalar ve süngerimsi – misinalı diş ipleri eczanelerimizde bulunmaktadır. Günde en az 2 defa dişler fırçalandıktan sonra köprü temizliği bunlarla yapılır.
Ağız kokusunun en sık rastlanan sebebi köprü gövdesinin altının kapalı olmasıdır. Laboratuvardan gelen köprü gövdelerinin altı yanlışlıkla kapalı bırakılmış olabilir. Eğer bu durum diş hekiminin de gözünden kaçarsa ağız kokusu sebebi olabilmektedir.

Hatalı hazırlanmış bir köprünün fotoğrafları görülmektedir. Kapalı yapılan yerler yeşil oklarla gösterilmiştir. Laboratuvardan ağıza yapıştırılması için gönderilen köprünün dişsiz bölgeye basan gövde kısmında temizlik yapılabilmesi için yeterli boşluk bulunmamaktadır. Buraya sıkışabilecek besinlerin ağız koku yapması pek mümkündür.

Düzeltilmiş şekli görülmektedir. Kırmızı oklar kesilen bölgeleri göstermektedir. Şimdi ortaya çıkan boşluk temizlik yapılmasına müsaittir. Ayrıca salya bu boşluğa girip kolayca yıkama yapabilir ve dil sürtünerek bu bölgeyi bütün gün temizleyecektir. Ağız kokusu yapması ihtimali pek azdır.

Yukardaki iki fotoğraf, kötü yapılmış bir köprünün diş etine baskı uygulayan ve besinlerin takılı kalmasına sebep olan gövde altı bölgesini gösteriyor. Ağız kokusunu engellemek için sarı çizginin altında kalan ve yeşil oklarla işaret edilen kısmın kesilmesi ve uzaklaştırılması gerekir. Aşağıdaki fotoğraflarda köprü ağız kokusu yapmayacak şekilde düzenlenmiştir. Bireyler buradaki açıklığa kısa sürede alışırlar.

Doğru ve olması gereken şekildeki gibidir.. Köprü gövdesinin altı kesilmiştir, doğru şekil verilmiştir, ağıza yerleştirildikten sonra dile bakan boşluk görülmektedir. Burasının ne kadar kolay temizlenebilen bir boşluk oluşturduğuna dikkat ediniz. Besinler buraya girer ve derhal kendiliğinden çıkar. Sıkışma olmayacağı için şahıs bu boşluğa kısa sürede alışır. Bu boşluk koku yapmaz.

Kaynak: Aydın M. Ağız kokusu. Nobel yayınevi 2008 İstanbul

(Bu yazı meslektaşlarımın dikkatini bu konuya çekmek için hazırlanmıştır)