Diş beyazlatma

Diş beyazlatmada kullanılan peroksitlerin beyazlatma ekisi geçici ve zayıftır.

Bu madde asit olduğu için diş mindesinde kalsiyumun çözülmesine ve minenin hasar görmesine sebep olmaktadır. Böylece soğuk hassasiyeti ortaya çıkmaktadır. Zaten bu sebeple diş beyazlatmadan sonra dişle rüzerine flor uygulamaları yapılmaktadır.

Genotoksik, kanserojen, yaşlandırıcı ve mutajeniktir. Belirli koşullar oluştuğunda kanser yapıcı etkilerinin ortaya çıkabileceği bilinmektedir. Bu sebeple kanser geçmişi veya genetik eğilim olan bireylerde, alkol sigara kullananlarda, gebelerde, çocuklarda mümkünse peroksit ile diş beyazlatmadan kaçınmak, veya düşük konsantrasyon karbamit peroksit kullanmak ve ofiste çok seyrek aralıklarla diş beyazlatmak daha doğru olabilir.

Diş hekimi ofisinde yapılan diş beyazlatma evdekinden daha güvenlidir. Çünkü diş hekimi bu toksik kanserojen maddenin diş etine temas etmesine engel olacak tedbirleri almaktadır.

Peroksit  Tek kovalent bağ ile birbirlerine bağlı negatif yüklü O-O şeklindeki poliatomik iyonlara peroksit denir, oluşan köklere peroksit radikalleri ismi verilir. Hidrojen peroksit (H-O-O-H) (H2O2) kontak lens, yara ve ağız disinfektanı, saç beyazlatıcı, kulak damlası indirgeyici olarak kullanılır. Hidrojen peroksitin sakıncalı olan oksijen radikallerine ayrışması

      Vücudumuza giren yabancı maddeler vücudumuzun doğasına aykırı kimyasallar toksin ve kimyasal atıklar P450 enzim sisteminde oksijen ile detoksifiye edilir. Yani bir kimyasal maddeden kurtulmak için organizmamız onun üzerine peroksit radikalleri gönderir ve oksitler. Oksijen bağlayarak oksitler ve vücudumuzu bu zararlı maddeden korumuş olur. Kullanılan ilaçlar antibiyotikler, ağrı kesiciler ve daha çok sayıda ilacın etkisinin sona ermesini sağlayan ve uzaklaştıran işte bu enzim sistemidir. Bu enzim sistemi bulunmasaydı yuttuğumuz bir ilacın etkisi aylarca devam ederdi.
      Fagositik hücrelerimizde mikrop öldürürken peroksitler lazımdır.
       Yaşlanmak, organizmanın eskimesi aslında oksidatif hasardan ibaret bir biyolojik değişimden ibarettir. Çoğundan peroksitler sorumludur.
Peroksitin olumsuz etkisi radyasyon gibi birikicidir. Peroksitin kanser yapıcı etkisini şunlar artırır: 1- Sigara içmek, 2- Bazı ilaçlar, uykusuzluk, travma, ağır stres, 3- Alkol kullanmak, 4- Radyasyon.
      

Ofis tipi diş beyazlatma:
      %30-40 arası değişen konsantrasyonlarda hidrojen peroksit ve karbopol içeren jel dişlerin üzerine sürülmeden önce diş etine temas etmesini engellemek amacı ile resin esaslı bir materyal ile diş etinin yüzeyi kapatılır. Resin esaslı koruyucu madde diş etine sürüldükten sonra mavi ışık ile sertleşmesi sağlanır. Her diş hekimi kendi kullanacağı beyalatma jelini kendisi düşük konsantrasyonda veya istediği konsantrasyonda hazırlayabilir

Ev tipi diş beyazlatma nasıl yapılır:
      Ev tipi beyazlatma işlemlerinde genellikle %10 karbamit peroksit kullanılır. Bu madde (diğer adı ile “üre peroksit”) çok yavaş bir şekilde hidrojen peroksit salar. Yani aslında hidrojen peroksit uygulamak ile aynı amaca hizmet eder fakat karbamit peroksit molekülü kararlıdır ve yapısındaki peroksiti kontrollu ve yavaş bir şekilde ortama serbest bırakır.
       Dişlere uygun şekilde hazırlanmış plastik bir kaşık içerisine %10 karbamit peroksit konur. Plak şeklindeki bu kaşık dişlerin üzerine geçirilir. Uykudan önce ağıza takılır. Karbamit peroksit dişlerin üzerine ve diş etlerine yayılır. 6-8 saatlık uyku boyunca dişlere temas eden karbamit peroksit, usulca hidrojen peroksit salar ve dişleri beyazlatmaya başlar. Her gece uygulanarak 6 haftaya kadar bu uygulama devam edebilir.

● BEYAZLANMA TATMİN EDİCİ OLMAYABİLİR
      Genellikle tatmin edici beyazlık oluşmaz. Bu gerçeği görüp peroksit diş beyazlatması işleminden tamamen vaz geçen diş hekimleri çoktur.

● GEÇİCİ OLABİLİR
      Dişlerdeki hafif beyazlaşmanın geçici olduğu zaten ürünün prospektüsünde firmalar tarafından dürüstçe açıklanmıştır. Üretici firma geçici olduğunu beyan ettiği sebebi ile beyazlatma uygulaması yapan diş hekimi ekolleri bunun tersine görüş bildirmemişlerdir, etkinin geçici olduğunu doğrulamışlardır. Bu madde ile diş beyazlatması yapmadan önce hastaya beyazlaşmanın geçici olduğunu açıkça belirtmelidir. Etik denetim açığı bulunuyor olabilir. (Nachnani 1997)

● PEROKSİT ÇABUK BOZULUR
      Hidrojen Peroksit molekülü labildir, dayanıksızdır. Moleküldeki 2 oksijenden bir tanesi zorlukla orada durabilmektedir. Kararsız bir moleküldür. Işık, ısı, tireşim ile uyarılırsa yapısındaki oksijenden bir tanesini dışarı salıp serbest bırakmaya ve böylece kararlı durumuna dönmeye isteklidir.

● KUVVETLİ TAHRİŞ EDİCİDİR
      %0.1 den daha yoğun peroksit göze kaçarsa şiddetli iritasyon yapabilir. %1.2 den yoğun olduğunda mukozayı tahriş eder. (SCCP, 2004).

● GEBELERDE, EMZİRENLERDE ve ÇOCUKLARDA SAKINCALIDIR
       peroksit mutajen, teratojen, kanserojen ve genotoksiktir. (SCCP, 2004) %10 karbamit peroksitin mutajenik ve genotoksik etki göstermediğini belirten raporlar vardır. Gebelere uygulandığında fetus zarar görebilir.

● HİDROJEN PEROKSİT KANSER YAPICIDIR
      Kişinin genetiğinde veya geçmişinde kanser varsa, ağıza uygulanan hidrojen peroksit kanserleşmenin tetiğini çekebilir. (Weitzman SA, 1986) (SCCP, 2004) Bu uyarı hem prospektüste yer almalıdır hem de hastaya haber verilmelidir. Kanser geçmişi olan hastalara hidrojen peroksit beyazlatması yapılmaması veya düşük konsantrasyonda hekim denetiminde yapılması daha uygun olabilir. tıp literatürü peroksitlerin güçlü bir kanserojen olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Tereddüt yoktur. Görüş birliği tamdır.
      Son 2 yılda dünyada 757 bin tane ağız kanseri vakası görülmüştür. Alkol sigara ve HPV virüs sebeplerin başında gelir ama diğer sebeplerin neler olduğu bilinmemektedir.
1997-2003 yılları arasında Georgetown University Medical Center’a müracaat eden ağız kanserlerinin %16 sında diş beyazlatma işleminin yapılmış olduğu tespit edilmiştir. (Burningham et al., 2004)
 
      21 gün boyunca %10 ve %16 karbamit perokside maruz kalan 37 kişinin diş eti epitel hücrelerinin histolojisi incelenmiş ve kanseröz gelişme aramak amacı ile hücrelerin çekirdek yapıları skorlandırılmıştır. Buna göre her iki grupta da skorlarda artış görülmüş fakat iki konsantrasyon arasında fark görülmemiştir. (Almeida AF, 2015) Sigara içen ve içmeyen bireylerde peroksit beyazlatmasının ardından biyospi ile oral epitel proliferasyonu ve basal membrandaki değişimler incelenmiş ve kanserleşme işareti bulunamamıştır. Costa
Filho , 2002). Fakat bu çalışmada %10 karbamit peroksit kullanılmıştır, hidrojen peroksit değil.
   
      Hamsterlerin yanaklarının içine haftada 5 defa şunlar sürülmüştür. 1.inci gruba %0.75 peroksit, 2.inci gruba kanser yapıcı %0.5 DMBA , 3üncü gruba %3 peroksit içeren ticari diş macunu +DMBA, 4üncü gruba kontrol olarak mneral yağı. 20 hafta sonra 2inci grupta hayvanların %80’i, 3üncü grupta %74’ü kanser olmuştur. Marshall et al. (1996). Aynı deney %10 carbamide peroxide (~%3.3 hydrogen peroxide) ile yapıldığında kanser oluşmamaktadır. (Collet et al. 2001)
DİŞ ETİNİ KORUYAN MADDE DE TAHRİŞ ve KANSER SEBEBİ OLABİLİR
       Dişetini korumak için diş eti üzerine sürülerek mavi ışıkla sertleştirilen koruyucu maddenin yapısında resin esaslı polimerler bulunur. EGDMA, Bis-GMA, BPA, TEGDMA, HEMA bulunur. Bunlar östrojenik, apoptotik, mutajenik ve genotoksik etki ile kanseri başlatabileceği rapor edilmiştir (Emfietzoglou R, 2019) (Almeida TFA, 2021) (Vandenberg LN, 2008) (Tharp AP,2012)(Acevedo N, 2013) (Shafei A,2018) Peroksitin kanser yapıcı etkisinden koruyan maddelerin kanser yapıcı olabileceği ihtimali tedirgin edicidir.
       Bu maddeler kompozit diş dolgusunun bileşenleridir. Kompozit dolguların kanser yapabilirliği başka bir başlıkta ele alınmıştı.

● PEROKSİT DİŞLERDE HASSASİYET YAPABİLİR
       Hastaların %15-78 kadarında beyazlatmadan sonra dişlerde hassasiyet soğukta ağrı oluşmaktadır (Dahl JE, 2003) Dişin minesine verdiği hasarın sebebi pH derecesinin şiddetli asit (1.5 – 3.5 arasında) olmasıdır. Başka çalışmalarda dişte hassasiyet oluşma sıklığı %15- %65 arasında bulunmuştur. Bir gece boyunca %10 karbamit perokside maruz kalan insan dişlerinin histolojik kesitlerinde pulpada inflamasyon tespit edilmiştir. Bu durum peroksitin pulpaya ulaşabildiğini düşündürür. (González-Ochoa, 2002). Köpek dişlerinde yapılan çalışmalarda beyazlatmadan 3-10 gün sonra pulpa içine kanamalar olduğu gösterilmiş 60 gün sonra pulpada iyileşme görülmüştür. %35 karbamit peroksit 4 gün boyunca 30 dakika/gün uygulandığında minenin organik yapısını değiştirdiği halde %10 ve %16 konsantrasyonda bu hasar görülmemiştir. (Oltu & Gürgan, 2000).

Sınırlılıklar:
🔘       Bu makalede sadece vital ekstra koronal diş beyazlatmanın yan etkileri anlatılmıştır. Devital intrakoronal diş beyazlatma hariç tutulmuştur. Hidrojen peroksit kullanılarak yapılan kuron içi uygulamalarda kavite kapatıldığı için hiç bir sağlık riski oluşturmaz.

SONUÇ:
Hidrojen peroksit yerine karbamit peroksitin tercih edilmesi riski azaltabilir.
Ev tipi yerine ofis tipi peroksit beyazlatmasında hekimin kontrolu daha yüksektir tercih edilmelidir.
Peroksit ile diş beyazlatma işlemini yapmadan önce detaylı anamnez alınmalı, gebelik ihtimali ve kanser geçmişi sorgulanmalı hasta bu konuda bilgilendirilmelidir. Firmalar prospektüste bu uyarıyı yapmalıdır.
Hidrojen peroksit ile diş beyazlatma işlemi gebelere, emzirenlere ve çocuklara uygulanmamalıdır.
Peroksitlerin ağız içinde %10 dan daha yoğun kullanılmasından kaçınmak gerekir.
Lökoplazi gibi prekanseröz lezyon varsa ve özellikle sigara veya alkol kullananlarda peroksit beyazlatmasından kaçınmak veya düşük konsantrasyonda peroksit tercih etmek uygun bir tedbir olur. (Naik et al.2006)
Diş beyazlatma işlemini her isteyene uygulamak yerine, yüksek etik standartlarda ve profesyonel kararlar ile yapmak gerekir.

Kaynaklar:
SCCP. Public Consultation on a Preliminary Opinion on Hydrogen Peroxide in Tooth whitening Products. The Scientific Committee on Consumer Products (SCCP). Approved by the 2nd Plenary of 7 December 2004. SCCP/0844/04.
SCCP. Opinion on Hydrogen peroxide, in its free form or when released, in
oral hygiene products and tooth whitening products. The SCCP adopted this opinion at its 14th plenary of 18 December 2007. SCCP/1129/07. https://ec.europa.eu/health/ph_risk/committees/04_sccp/docs/sccp_o_122.pdf

Aydın M, Diş beyazlatma veb sitesi: https://drmurataydin.com/dis-beyazlatma/


——————————————–
Bu maddeler sağlığa zararlıdır. Halk bunu üretmeye ve kendi başına kullanmaya kalkmamalıdır. Doktor kontrolunda uygulanmazsa kanser yapıcıdır. Hekim olmayanlar için sakıncalıdır. Bu sayfa meslektaşlarıma fikir verme amacına yöneliktir. Tedavi konsültasyon anlamı içermez. Dişinizi beyazlatmak için diş hekiminize gidiniz.

Hipoklorit nasıl hazırlanır

Kanal tedavisi yaparken kullanılan sodyum hipoklorit solüsyonunun hazırlanması

Kanaltedavisi yaparken biz dişhekimleri mutlaka sodyum hioklorit solüsyonu kullanırız. Hipo kullanılmadan yapılan kanal tedavileri eksiktir.

Hipoklorit genellikle %0.1 ile %5.5 arası konsantrasyonlarda kullanılmaktadır. Bu aralıktaki her konsantrasyon yeterince amacına hizmet eder. 1 çay bardağı dolusu (100 ml) çaydanlığın altından alınmış ılık suya 10 ml kadar hipo koymak yeterli olur.

Hipo bakkaldan alınır. Çamaşır suyu veya beyazlatıcı adı ile satılır. Şiddetli tahriş edici ve kuvvetli baziktir. Elimize yüzümüze gözümüze yaklaştırmak sakıncalıdır. Ancak sulandırıldığında dişlerin kanal tedavisinde vaz geçilmezdir. Hem çamur tabakasını yerinden kaldırır hem mikrop öldürür hem de protein kalıntılarını bağlayarak yapılacak kanal dolgusunun başarısını artırır.

Sodyum hipoklorit solüsyonu
1- Çalkalamaya
2- Işığa
3- Yüksek sıcaklığa duyarlıdır. Bunlarla bozulabilir, etkisini kaybedebilir. Bu sebeple karanlıkta soğukta çalkalamadan saklanmalıdır. (Aynen oksijenli su gibi)

Diş hekimi bu aşamada diş deposunda satılan ticari hipoları kullanmak yerine daima taze hazırlamalıdır. Maalesef diş depolarında hazır hipoklorit satılmaktadır. Bunlar beklediği için yapısındaki klor miktarında azalma olmuş olması çok mümkündür. Aslında rafta beklemeye dirençsiz olan böyle bir maddenin diş deposunun raflarında satılıyor olması tuhaftır. Belli ki bekledikçe bozulmakta ve etkisizleşmektedir. Üstelik diş depolarında yarım litreden daha az miktarda sulandırılmış hazır sodyum hipoklorit 15 Euro+KDV fiyatla satılmaktadır. Bakkalda ise 2.5 litresi 3-5 liradır. Üstelik sulandırılmamıştır. Üstelik daha tazedir. Üstelik daha etkilidir. Depodaki raflarda beklemiş muhtemelen etkisi azalmış hipoklorit satın almak çok isabetli bir karar olmayabilir.

Bazı hipoklorit solüsyonları daha konsantredir. Onların konsantrasyon ayarlarını kendiniz yapınız. Bazı hipoklorit solüsyonları ise kokusuzdur. Bu amaçla yapısına katılan koku gidericilerin kanal tedavimizi olumsuz etkilemediği bilinmektedir. Kokusuz hipoklorit de kullanılabilir.

Hipoklorit solüsyonu daima kanal tedavisi başında taze hazırlanmalıdır ve ılık suya hazırlanmalıdır. Fakat eğer suyu fazla sıcak kullanırsanız içindeki hipo kaçar. Yine etkisini kaybeder. En uygun sıcaklık yanağınızı yakmayacak olandır.

DİŞ BEYAZLATMA JELİ HAZIRLAMAK

Peroksit jel

Carbamide peroxide, (urea peroxide) dokuya temas edince hydrogen peroxid’e dönüşür ve sonuçta oksijen açığa çıkarır. İster kendiliğinden oksijen çıkmasını bekleyelim isterse mavi ışık uygulayarak oksijen çıkışını hızlandıralım sonuç hep aynıdır. Çok az ve zayıf ve geçici olarak diş beyazlaması meydana gelir. Bir süre sonra dişler genellikle eski rengine geri dönebilmektedir. Bu bir sürpriz değildir. Burada detayları anlatılmıştır

Zayıf ve geçici etkisi ayrıca toksisitesi, mutajen ve kanserojen olması sebebi ile diş beyazlatması yapmıyorum. Ancak bu ürün için yurt dışına avuç dolusu döviz ödenmesini de doğru bulmuyorum. Madem bu şekilde diş beyazlatması yapılmaktadır hiç değilse paramız ülkemizde kalsın daha ucuza mal edelim diyerek meslektaşlarıma bu ürünün hazırlanmasını anlatmak uygun olabilir.

İşte meslektaşlarım için peroksit hazırlama detayları :
Tıklayınızz

Bu maddeler sağlığa zararlıdır. Halk bunu üretmeye ve kendi başına kullanmaya kalkmamalıdır. Doktor kontrolunda uygulanmazsa kanser yapıcıdır. Hekim olmayanlar için sakıncalıdır. Bu sayfa meslektaşlarıma fikir verme amacına yöneliktir. Tedavi konsültasyon anlamı içermez. Dişinizi beyazlatmak için diş hekiminize gidiniz.

HİPO ALERJİSİ Mİ? AKCİĞER ÖDEMİ Mİ?

Hiponun hep alerjik olduğunu düşündük. Ya alerji yerine akciğer ödemi yapıyorsa?

Diş hekimliğinde kök kanal tedavisi sırasında %0.5 – %5.5 arasında herhangi bir konsantrasyonda sodyum hipoklorit (NaOCl) in sudaki solüsyonu bolca kullanılır. Ağız ile temas süresi bazen en az 20 dakikadır, zor kanal tedavilerinde 1 saate yakın olabilir.

Hastanın ve hekimin hipo teması sadece mukoza yolu ile değil aynı zamanda solunum yolu ile de gerçekleşmektedir. Bu sırada hastada duyulan bazı rahatsızlıklar literatüre geçmiştir. (Syed M, 2015) (Bruch MK. 2007) (Slaughter RJ,2019)

Literatürde tek hipo alerji vaka sunumu Ege diş hekimliğinden Sn Çalışkan’a aittir. (Caliskan MK, 1994) Her ne kadar bu vakada post op deri testi ile immün duyarlık gösterilmiş olsa bile ben bu vakanın aslında alerji olduğundan emin değilim. Daha çok periapikal dokuya hipo taşması gibi göründü bana. Periapekse taşırılan hiponun hastanın yüzünde, veya çevre yumuşak dokularında, derin perioral dokularda yarattığı flegmon, fascit, ampiyem, veya nekrotik ve progresif doku cevapları alerji olarak değerlendirilemez.

Klorun bir halojen olması sebebi ile diğer halojenlerden iyot’a benzer şekilde immünojenik olduğu düşünülmüştür. Aynen iyot alerjisinde olduğu gibi klorun da IgE aracılıklı Tip 1 aşırı duyarlılığa sebep olabilmesi çok muhtemeldir. Ancak klinik belirtiler, yayınlanmış vaka raporları bu mekanizmanın sadece aşırı duyuarlılıktan ibaret olmadığını gösteriyor. Örneğin hiç bir hipo kazasında alerji olduğunun işareti olarak değerlendirdiğimiz kaşıntı veya döküntü gösteren hasta rapor edilmemiş.

Hipo ile meydana gelen sistemik problemlerin kaynağının klor inhalasyonu olduğundan şüpheleniyorum. Klor kök kanalı yıkama solüsyonundan vaporize olup hastanın soluması ile akciğer ödemine sebep oluyor olabilir.