HALİTOR LASER

Halitor laser cihazı

Halitor laser diş hekimliğinde ve tıpta kullanılır. Halitor laser diğerlerinden daha kullanışlıdır Halitor laser 440 nm 2.5 W mavi ışık verir.Halitor laser 440 nm dalga boyunda ve 2.5 Wat gücünde ışık veren bir laser cihazıdır. Murat Aydın tarafından bir tane olarak kendi muayenehanesinde amatör bir çalışma ile üretilmiştir. Ben bir şey satmıyorum. Bu sayfa meslektaşlarımı bilgilendirmek ve üretmeye özendirmek amacı ile hazırlanmıştır.

Halitor Laser Cihazının Tanıtım sayfası için tıklayınız

|


Diğer laserler gibi toplam uygulama süresini sınırlamak ve ışığın gücünü ayarlamak opsiyonları da mevcuttur. Ayrıca Halitor laser cihazın onbin dolar veya daha pahalı satılan laser cihazlarından bazı üstünlükleri vardır. örneğin puls duration ve interpuls sürelerini manuel olarak ayarlamak mümkündür. Arka panelde yer alan uçlardan çıkış sinyalini monitörize etmek mümkündür. Bu özellik en pahalı klinik laser cihazlarında bile bulunmaz.

Halitos laser cihazı teknik kullanım özellikleri

HİPO ALERJİSİ Mİ? AKCİĞER ÖDEMİ Mİ?

Hiponun hep alerjik olduğunu düşündük. Ya alerji yerine akciğer ödemi yapıyorsa?

Diş hekimliğinde kök kanal tedavisi sırasında %0.5 – %5.5 arasında herhangi bir konsantrasyonda sodyum hipoklorit (NaOCl) in sudaki solüsyonu bolca kullanılır. Ağız ile temas süresi bazen en az 20 dakikadır, zor kanal tedavilerinde 1 saate yakın olabilir.

Hastanın ve hekimin hipo teması sadece mukoza yolu ile değil aynı zamanda solunum yolu ile de gerçekleşmektedir. Bu sırada hastada duyulan bazı rahatsızlıklar literatüre geçmiştir. (Syed M, 2015) (Bruch MK. 2007) (Slaughter RJ,2019)

Literatürde tek hipo alerji vaka sunumu Ege diş hekimliğinden Sn Çalışkan’a aittir. (Caliskan MK, 1994) Her ne kadar bu vakada post op deri testi ile immün duyarlık gösterilmiş olsa bile ben bu vakanın aslında alerji olduğundan emin değilim. Daha çok periapikal dokuya hipo taşması gibi göründü bana. Periapekse taşırılan hiponun hastanın yüzünde, veya çevre yumuşak dokularında, derin perioral dokularda yarattığı flegmon, fascit, ampiyem, veya nekrotik ve progresif doku cevapları alerji olarak değerlendirilemez.

Klorun bir halojen olması sebebi ile diğer halojenlerden iyot’a benzer şekilde immünojenik olduğu düşünülmüştür. Aynen iyot alerjisinde olduğu gibi klorun da IgE aracılıklı Tip 1 aşırı duyarlılığa sebep olabilmesi çok muhtemeldir. Ancak klinik belirtiler, yayınlanmış vaka raporları bu mekanizmanın sadece aşırı duyuarlılıktan ibaret olmadığını gösteriyor. Örneğin hiç bir hipo kazasında alerji olduğunun işareti olarak değerlendirdiğimiz kaşıntı veya döküntü gösteren hasta rapor edilmemiş.

Hipo ile meydana gelen sistemik problemlerin kaynağının klor inhalasyonu olduğundan şüpheleniyorum. Klor kök kanalı yıkama solüsyonundan vaporize olup hastanın soluması ile akciğer ödemine sebep oluyor olabilir.

FLORSUZ DİŞ MACUNU EKSİKTİR

Flor gereklidir, zehirli değildir

Florsuz diş macunlarının satışını hızlandırmak için florlu diş macunlarının karalanması, itham edilmesi, suçlanması, kötülenmesi, zehirlidir diyerek dedikodu çıkarılması gerekiyordu. Bunu yaptılar. Hatta video bile yaptılar. Bunu yapanlar saf ve masum halkın dikkatini çekerek sükse ve pirim yaptılar. Buna yönlendirilmiş abartı ismini verebiliriz.

Zehirlenme gündeme gelecekse öncelikle günlük flor ihtiyacımıza bakalım:
0-6 aylık 0.01 – 0.7 mg
7–12 aylık 0.5-0.9 mg
1–3 yaş 0.7 1.3 mg
4–8 yaş 1- 2.2 mg
9–18 yaş 2-4 mg -10 mg günlük flor ihtiyacımız vardır. Kaynak: NiH raporları

Şimdi gelelim biz floru nerden karşılıyoruz:
1 litre çayda 0.3 mg flor vardır
Anne sütünün litresinde 0.002 mg, inek sütünün 1 litresinde 0.007 mg flor bulunur. Makarna, Domates, Muz, Yumurta, Havuç, Fıstık ezmesinde hiç bulunmaz. Un, Mısır, Sığır eti, balık, Peynir, Ekmek, Tavuk, Elma, Avokado içinde sıfır sayılır.NiH raporları

Milyonda bir hassasiyetle mikrogram seviyesinde flor içeren besinler ise şöyledir:
Pirinç 0.12 μg/g, patates 0.01-0.02 μg/g; Fasulye 0.42 μg/g; meyve 0.01 μg/g; sebze 0.10 μg/g; Mantar 0.75, ; Yosun 0.06 μg/g (Soejima T, 1994)

Yani bizim flor ihtiyacımızı karşılayabileceğimiz doğru dürüst bir kaynağımız bulunmuyorken florun aşırı dozundan ve zehirlenmesinden bahsetmek çok makul olmayabilir.

Şimdi gelelim zehirlenme dozlarına:
İnsanda zehirlenme belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olabilecek en küçük Sodyum florid (NaF) konsantrasyonu 5-7.5 mg/kg dır. 75 kg ağırlığındaki bir erişkini zehirlemesi için vücuduna toplamda 375 mg flor girmesi gerekir. Piyasadaki diş macunlarında 1000 mg/L flor bileşiği bulunur. Bir sıkımlık (çeyrek çay kaşığı) macundan (~15 mg) vücuda absorbe edilen NaF miktarı miktarı 1.3 mg olarak tahmin edilmektedir. Bu miktar çocuklarda daha yüksektir çünkü çocuklar macun yutabilmektedirler. Kronik zehirlenme için 2 mg/gün dozunu geçmek gerekir. Ayrıca hatırlamak gerekir ki : Erişkin bir insanın günlük flor ihtiyacı 2 – 4 mg dır.

Florun dünya harbinde yahudileri öldürmek için zehirli gaz olarak kullanıldığı da etkileyici bir senaryodur. Bu videoda söylenenler doğru değildir sözümona esir kampında flor zehiri kullanılmış, güya dünya savaşında zehirli gaz olarak kullanılmış gibi gerçek dışı olaylar anlatılmaktadır. Bunların gerçekle alakası yoktur. Zaten 1930 da esir kampı yoktu.
Diyelim ki flor bir insanı zehirlemiş olsa akut belirti kusma karın ağrısıdır. kronik zehirlenmelerde ise kemiklerde yumuşama ve kırılmalar, dişlerde kahverengi renkleşmeler ortaya çıkar nöro-davranışsal belirtiler dünyada sınırlı sayıda rapor edilmiştir.

Bu durumda eğer diş macunundan yanlışlıkla nanogram veya mikro gram flor yutuyorsak bunun zehirleyebileceğini düşünmek çok isabetli olmayabilir.
Florlu diş macunu kullanınız ve kullandırtınız. Bu sağlığımız için gereklidir. Hiç bir zararlı etkisi yoktur.

EN BASİT DİŞ FIRÇALAMA TEKNİĞİ ÖĞRETİLMELİDİR

Diş fırçası

Fazla diş fırçalayan bir toplum değiliz.

Diş fırçalamasını öğrenecek kaynağımız da yok. Okullarda nasıl diş fırçalanacağı öğretilmiyor. Dergilerde, gazetelerde, ders kitaplarında diş fırçalaması anlatılmaz. Amerikan dizilerinde dişlerini fırçalayan insanlar görürüz. Ordan biliriz dişlerin fırçalanması gerektiğini.
Diş hekimlerinin bile diş fırçalamayı öğreten bir kitapları (ben yazıncaya kadar) yoktu. Diş hekimi bile diş fırçalamasını sözlü olarak derste öğreniyordu. Halkımızın ise hiç böyle bir öğrenme fırsatı olmaz.

Diş hekimleri halka diş fırçalamasını öğretirken oldukça karmaşık metotlar öğrettiklerini gördüm ve bu videoyu bu sebeple yayınlamaya karar verdim.

En basit diş firçalama tekniği en sürdürülebilir olandır

Halka en basit ve en sürdürülebilir teknikleri öğretmek gerekir. Bu videoda bunu vurguladım. Karmaşık teknikler halkı kaçırır, bıktırır, diş fırçalamayı tamamen terk etmesine sebep olabilir. Karmaşık diş fırçalama teknikleri sebebi ile halk tırsar, yorulur, üşenir, zorsunuz, vaz geçer.

Dişler her gece uykudan önce ve sabah kahvaltıdan sonra 3 dak yukarı aşağı yönde (badana yapar gibi) ORTA sert diş fırçası ile fırçalanmalıdır. Macunun markası çok önemsizdir. Çiğneyince gıcırdamayan en ucuz diş macunu yeterlidir. Esas olan fırçadır.

ANKET YAPMAK

Anket yapmak

Anketler sosyal check-up yapar. Muhatabını yoklar, problar, fotoğrafını çeker, koklar, dokunur, ip uçları verir. Elde edilen sonuçların bilime katkısı olması beklenir. Ürettiği bilimi kullanarak bir sonra gelen bilim adamına meşale olmalıdır, yolu açmalıdır, sonra gelenin işin kolaylaştırmalıdır, aydınlatmalıdır, basamak olmalıdır, destek olmalıdır. Görünmeyeni göstermelidir. Görüneni veya Cevabı belli soruları sorarak anket yaparsanız bilim üretilemez, bilimde ileri gidilemez, bilimde gelişme sağlanamaz. Aşağıdaki çalışmaların bilime ileri gitmeye katkısı yeterli olmayacaktır:

– Üzerinde 5 yıldan uzun bir süre kuron bulunan dişlerin apikal periodontit tedavilerinde kavite açma konusunda hekimin eğitim durumunun ve tecrübesinin periodontit tedavisini planlamaya etkisinin değerlendirilmesi
– Sol üst ikinci kesici dişlerin veya 2 kanallı sağ alt ikinci küçük azıların veya sol alt kaninlerin, semptomatik pulpitis prulentaların tedavisi sırasında kullanılan hipo miktarının ölçülmesi
– interdental kavite açarken hekimin lastik örtü takma becerisinin ve hızının pulpit tedavisine etkisinin değerlendirilmesi.
– 1975 yılında otomotif sanayisinin marul tarlalarının verimine etkisinin geriye dönük incelenmesi

Akademisyenler anket ve hatta bilim çalışması konusu seçerken buna dikkat etmelidir

TEPKİYİ YÖNETMEK

Tepkiyi yönetmek

LİDER BULUNCAYA KADAR
=============
Bir şahıs, tertemiz ve toplumun en değerli kesiminden bir insanı yani bir kardiyoloji doktorunu tabancayla klinikte vurdu. Öldürdü. O tertemiz insanın pırıl pırıl beyaz önlüğündeki kan fotoğraflarda gözümün önünden gitmiyor. Allah böyle insanları ıslah etsin.
Önce vefat eden kardeşimize ve tüm sektöre baş sağlığı diliyorum. Acımız büyük. İnşallah bundan sonra böyle bir şey olmasın. Teşebbüs edenlere bile en ağır ceza layıktır.
Bu olaydan sonra bazı sağlık kurumları boykot başlattı ve halka (acil vakalar dışında) sağlık hizmeti vermeyi durdurdu. Adına protesto, grev veya boykot diyelim. Bu yazıyı bu boykota katılan meslektaşlarım için kaleme aldım:

Değerli arkadaşlar burada bir şeyi gözden kaçırmamak lazımdır.
İçimizde biriken haklı tepkiyi, nefret, hoşnutsuzluk, adaletsizliğe isyan ve insani reaksiyonu doğru hedefe yöneltmeliyiz. Bu tür (doktora, kadına, çocuğa, avukata şiddet) olaylarına gereken önlemleri almayan yöneticilere verilen sağlık hizmetlerini durdurmak lazımdır. Mazlum Türk halkının sağlık hizmetini durdurunca öfkemizi doğru hedefe yönlendirmiş olmuyoruz. Katillere veya güvenliğimizi sağlaması beklenen kurumların uygulama ve yöneticilerine kızıyor, halkı dövüyoruz.


Güvenliği sağlayan bu yöneticiler kimden sağlık hizmeti alıyor bilmiyorum. Benden almıyorlar. Eğer onlara hizmet veren kurumlar 3 gün boyunca verdikleri hizmeti askıya alabilirse o zaman doğru tepkiyi doğru hedefe vermiş oluruz. Ancak o zaman bu tepkiler doğru tetiği çeker, ancak o zaman ne oluyor bu doktorlara diyecekler ve kendilerine soracaklardır, ancak o durumda sesimizi duyacaklardır. Şu anda yapılmakta olan boykot, iş bırakma, iş yavaşlatma tarzı tepkilerden doktorun güvenliğini sağlayacak olan insanlar ve kurumlar hiç etkilenmemektedir. Haberleri bile belki yoktur. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Leyla teyzenin kuronunu simante etmeyi 24 saat geciktirmekle veya Ahmet beyin MOD dolgusunu ertesi güne bırakmakla tepki değil eziyet vermiş oluyoruz. Türk halkı daha zaten yeterince eziyet görüyorken bir de bizler halkımıza eziyet etmesek iyi olur. Emin olun halk şimdi tedavisini erteledik diye bize destek olmuyor, bize bileniyor olmalı.
Biliyoruz ki, boykot sırasında sağlık kurumuna müracaat eden acil vakalara bakılıyor fakat acil olmasa da bazı vakalar tedavisiz olarak geri çevrildiği zaman halkta bir hayal kırıklığı ortaya çıkmaktadır. Boykot yaparak halkın tedavisini geciktirince, halk bizi neden desteklesin ki??, tam tersine doktora düşmanlaşma eğilimi gelişmesine sebep olabiliriz.

Gittiğiniz ticari kurum boykot yaptığı sebebi ile sizi kapıdan geri çevirse siz o kuruma sempati duyar mısınız? Destekler misiniz? Kendinizin olmayan bir savaşın yenik ve kızgın tarafına dahil mi olursunuz?
Muhtemelen kiminle problemin varsa git onunla çöz, benden ne istiyorsun, bana neden eziyet ediyorsun dersiniz. Benden intikam alacağına git seni üzenden intikam al dersiniz.

Bütün bu anlattıklarım lidersiz toplumlarda ortaya çıkan rastlantısal dağınık kötü oryente olmuş, organize edilmemiş, tepkilerdir. Aslında toplumdaki dip dalgasının yüzeydeki izdüşümüdür. Bir lider olsa ve bu tepkiyi organize etse, ortak karar alınsa ve eşgüdüm ile uygulanan bir eylem yapılsa ve doktorun güvenliğini sağlayan kurum görevlilerinin sağlık hizmetini 3 gün durdurduk diyebilse, işte o zaman vurduğu yerden ses getirir, amacına ulaşır. İşte o zaman halk da bizi destekler. Düşmanımız bile saygı duymaya başlar. Bir lider buluncaya kadar bu kıvamda zaman-zaman köpükleneceğiz. Öyle görünüyor.

APEKS BULUCU VE ENDOMOTORUN PİL DERDİNDEN ÖMÜR BOYU KURTULUN

Apeks bulucu pilleri

Apeks bulucu ve endomotor pilleri doldurulabilirdir, fakat aylar içerisinde doldur-boşalt yapıldığı için, eskimekte ve pilin yenilenmesi gerekmektedir. Piller eskidiği zaman cihaz beklenmeyen tepkiler verir veya motorun gücü zayıflar. Bu duruma düşmeyi biz diş hekimleri istemeyiz ama neredeyse bu duruma düşmeyenimiz yoktur.

Garantisi sona ermiş ve pili bitmiş herhangi bir apeks bulucunun cep telefonu şarj cihazı ile çalışması görülmektedir. (probların uçları kısa devre edilmiştir) Burada apeks bulucuya pil bağlanmasını göreceksiniz
https://youtu.be/Azbz9v4jnOw

Apeks bulucu ve endomotor pilleri genellikle 3.7 Volt gerilim verir, 750 mA akım şiddeti çekilebilir, silindir şeklinde uzunluk 4.9 x çap 1.8 cm boyutlarındadır.

Aslında bu pillerin daha uzun ömürlü olanları ve daha fazla akım vereni (3.7 V, 2000mA, 4.9 x1.8 cm) pahalı değildir. Ucuzdur. 85 TL dir. (Aliexpres ürün kodu:1005002575486911). Fakat tıbbi malzeme satıcılarında bu piller nedense 350-500 TL arasındadır (1 dolar 17.3 tl).

https://youtu.be/Km1NjjPHb7A?list=PLPTvEWXm-KtStHFPu1TQiGXSoTobqaO94
Apeks lokatörün elektronik prensiplerini bu videoda izleyebilirsiniz

Cep telefonunuzun şarj cihazı veya bilgisayarınızın USB portunu kullanarak cihazınızı pilsiz kullanabilirsiniz. Cep telefonu şarj cihazları 5 Volt verir. Bu voltajı basit bir kaç elektronik müdahale ile 3.6 volta düşürüp, pil yuvasının içerisine yerleştirdim. Siz de yapabilir veya yaptırabilirsiniz.