5 sene önce Murat Aydın tarafından yazıldı, kez görüntülendi ve hiç yorum yapılmadı.

KENDİNİ MESLEKTAŞINA BEĞENDİRMEK

Kendini meslektaşına beğendirmek?

Bilimsel bir sektörde etkin ve yetkin olabilmek için hakemli dergi(ler)de yayın(lar) yapmak gerekir.  Makale yazarsınız, dergiye yollarsınız, en az 2 tane hakem adı verilen kimliğini bilmediğiniz meslektaşınız sizin makalenizi okur. beğenirse makaleniz basılır. Böylece siz sektörde manevi bir rütbe alırsınız. Sistem böyle çalışır.

Problem şudur:
1- hakem olan meslektaşınız yetkilendirilmiş cahil olabilir. Sizi gömebilir. Hatta bunu ister.
2- meslektaşlar birbirlerini eleştirmeye, beğenmemeye, red etmeye, kabul etmeyip sektörden uzaklaştırmaya meyillidir.
3- Neden siz bilime katkıda bulunmak için fikrinizi başkasına kabul ettirmek zorunda olasınız ?? <- bu çok önemli !
4- Dünya tepside öküzün boynuzunda duruyor zannedildiği tarihte siz “dünya yuvarlaktır” diye makale yazsaydınız hakemler kabul ederler miydi? iki meslektaşınız onaylamazsa siz yalan mı söylemiş olacaksınız?
5- Bu sistemde egemen yanlışlar doğru kabul edilmiş olmaktadır
6- Hakemlerin tekrarladıkları yanlışı kendilerine asla doğrultamazsınız.
7- En üsttekinin tepede durduğu ve en alttakilerin üzerinde yükseldiği bir piramit sistemin parçası oluverirsiniz. Çalışan, bilen, becerikli olan değil, tepede duranın hegemonyasına veya ipoteğine girersiniz.
8- Bu sistemde yükselince halinizden, durumunuzdan şikayet etmezsiniz. Çünkü artık siz de birilerinin sırtına basıyor olursunuz. Eğer piramit sistemi düzeltmeye kalkarsınız kendinizi düşürmüş olursunuz.
9- yeni fikirler gelişemiyor, yeni isimler yeni atılımlar ve bütün yenilikler eskilerin ipoteğinde kalıyor, gelişemiyor, ortaya çıkamıyorlar.

10- Eskiler dinazorlaşıyor,  kendini imparatorlaştırıyor, yolu kapatıyor, “en” oluyor, tek’leşiyor, sektörde Allah’tan rol çalmaya başlıyor.

BİLİMİN ÖNCEKİLERDEN BAĞIMSIZ YAYILABİLECEĞİ BİR ORTAM OLUŞTURULMALIDIR

 

 

Yazar : Murat Aydın
Murat Aydın
Sırası ile : Adana Erkek Lisesi, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim dalında eğitim aldım. Askerlik görevimi; İzmir 800 yt Kara hastahanesi Diş polikliniği, Narlıdere İstihkam Tugay ve Poligon revirlerinde yaptım. Şimdi gönderseler askere yeniden gitmekten onur duyarım. Hiç alkol kullanma(dı)m. Allah'tan başkasına secde etmedim. Eskiden gitar çalardım, sigara içerdim, elektronik amatörüydüm.. Artık vakit bulamıyorum. Ortanın üstü seviyede bilgisayar, satranç ve ingilizce bilirim. Adana'da muayenehanem vardır. (Şimdilik). Futboldan anlamam, takım tutmam. Siyaset; boş vakti olan fakat yapacak işi olmayanların mesleğidir.
Benzer Yazılar
HalitosilZn ağız kokusu gargarası
HalitosilZn ülkemizin ilk ve tek ağız kokusu gargarasıdır. Formülü benimdir satışından gelirim yoktur. Yaklaşık 10 yıl kadar önce çinkolu ve alkolsüz bir ağız ve vücut kokularını gideren kimyasal formülü geliştirdim. Kendi adıma patentini aldım. Formülü ücretsiz olar...
Bir hipoteze göre yemekten hemen sonra fırçalamak sakıncalıdır. Bu saçma hurafe kaynağını şu çalışmadan almaktadır: 66 tane çekilmiş dişten elde edilen 3mm çapında silindirik dentin parçaları 11 kişinin ağızlarına ortodontik parçalar kullanarak alt azılar bölges...
TÜRK IŞINI HAKKINDA
Basında bazı yayın organlarında Türk Işını adı verilen bir uygulama ile korona virüsün akciğerden temizlenerek covid19 hastalığının iyileştirilebildiği yolunda bazı haberler okudum ve bir hekimin basın açıklamasını videodan izledim. Hem hekim hem mikrobiyolog olarak bir kaç...
Yorumlar