ADANA SICAKLARININ MUTANTLARIYIZ

Adana gündüzleri 45, gece 30 derece. Rutubet 80 lerin altına düşmüyor. Uyum gösterdik. Mutasyon geçirdik.

Sıcaktan pantolonumuz bacağımıza yapışıyor. Gömlek sırtımıza iyice yapışıyor en seksi şekilde. Ter iki kaşımızın arasından süzülüyor, varsa gözlüğün burun köprüsünün arasından geçiyor, ya sümük benzeri damlayışla kucağımıza damlıyor veya biz elimizin tersiyle siliyoruz.

Yolda yürürken gölge bir yer arıyoruz. Hangi kaldırımda daha fazla gölge varsa veya daha fazla rüzgar alıyorsa o kaldırıma geçiyoruz. İki apartman arasından geçerken acaba biraz rüzgar eser mi bu boşluk sebebiyle diye beklenti içine giriyoruz. Azıcık rüzgar varsa adımlarımızı yavaşlatıp sıcak kavurucu rüzgarın getirdiği ferahlama hissine biraz daha maruz kalmak için adımlarımızı yavaşlatıyoruz.

Sivrisinekler vazgeçti artık, tropikal canlı olmasına rağmen Adana’yı terk etti. Artık kırlangıç görmüyoruz havada. Sıcağa uyum göstermiş bir kaç tropikal kedi var arabaların altında gölgede.
Evde klimanın altından çıkmıyoruz. Klima ile yatıyoruz, iş yerinde klima ile çalışıyoruz, elektrik faturasına çoktan razıyız, 3 katı fatura gelse yine razıyız. Klimanın sesi ninni gibi geliyor uyurken. Oda sıcaklığı 26 ya 28 e düşse bile oh deyip halimize şükrediyoruz. Uyum gösterdik. Bu sıcağa ve rutubete uyum gösteren bir yaşam formuyuz. Adeta mutasyon geçirdik. Biz Adana mutantları haline dönüştük.

Hep söylemişimdir. Sıcak iyi bir şey olsaydı Allah cehennemi sıcak yapmazdı.

Selam olsun soğuklara. Soğuk bir nimettir.

PAMUKLU KUMAŞ GİYMEK SAĞLIĞA EN UYGUN OLANDIR

Pamuklu kumaş en sağlıklı olandır. Naylon kumaşlar bakteri üremesini destekler.
Pamuk doğadan elde edilen en sağlıklı kumaştır.
Bu tablo şu kaynaktan alınmıştır: Callewaert, et al. doi: 10.1128/AEM.01422-14

PAMUK DOĞADAN GELEN EN

SAĞLIKLI GİYSİ HAM MADDESİDİR

Naylon veya petrol esaslı sayısız bileşeni olan kumaşlar üretilmektedir ve tekstil piyasamızda bolca satılmaktadır. Bunların bir kısmı alerjiktir, bir kısmı ise mikrop tutar. Pamuklu kumaşlar ise diğer kumaş çeşitlerine göre, kolayca mikrop tutmaz ve daha az mikrop artışına sebep olur.

Yapılan bir incelemede 1 saat spor yaptırılan 26 tane sağlıklı bireyin tişörtleri mikrobiyolojik olarak incelenmiştir. Kırmızı hücreler bakteri sayısını en fazla artıran viscose kumaşı ve sayısı en fazla artan Staphylococcus epidermitis, Corynebacterium jeikeum ve Micrococcus luteus isimli bakteriler olduğunu göstermektedir.

 

 

AĞIZ KURULUĞUNA DOĞAL ÇÖZÜÖ

Otonom sinir sisteminin profili
Parasempatik ve sempatik sinir liflerinin hakimiyet bölgeleri

Neden posalı beslenmek salya artırır?

Salya bezlerinin fonksiyon iplikleri parasempatiktir. Yani eğer parasempatik uyarı verilirse salgı yaparlar. Bu sebeple otonom sinir sisteminin parasempatik parçasının aktive edilmesi, dürtüklenmesi, uyanık tutulması, stimüle edilmesi salyayı artırır ve/ya salyanın artmasına katkı sağlar.

Nedir parasempatik uyarı?
Nervus vagus, kafa tabanından çıkar, apandisit adı verilen bölgeye (Processsus vermiformis’e) kadar bütün bağırsağı inerve eder, ayni zamanda glossopharyngeal pleksustan parotis ve diğer salya bezlerine iplikler taşır. Eğer sindirim kanalının bir ucunu, köşesini, veya herhangi bir parçasını besin maddeleri ile meşgul edersek, uyarırsak, ayni trase üzerinde her yerde benzer uyarı elde eder veya salgı için gerekli uyarının eşik değerini düşürmüş oluruz.

Bu durum sindirim kanalı dolu ve meşgul ise/iken salyanın artmasına sebep olur. Bu sebeple ağız kuruluğu şikayet olanlara sindirim kanalını meşgul edecek, kolay sindirilmeyecek, saatlerce sindirim kanalında kalacak besinler önerilebilir.

  • Gece dolu mide ile uyuyanların yastığına salya akmasının sebebi de budur.
  • Diş çıkarma sırasında bebeğin hafif ishal olmasının sebebi de budur.
  • Diş çıkarma sırasında göz yaşarmasının sebebi de budur.
  • Diş çıkarma sırasında salya artmasının sebebi de budur.
  • Kabız bireylerin aşırı ve kolay terlemesinin sebebi de budur.
  • Sindirim kanalı dolu iken diş gıcırdatmanın sebebi de budur.

 

ORGANİK DOĞAL ANLAMINA GELMEZ

ORGANİK DOĞAL DEMEK DEĞİLDİR

Organik, doğal kelimesinin yerine yanlışlıkla kullanılmaktadır.  Doğadan elde edilen, hormonsuz, katıksız, katkısız anlamına kullanılmaktadır. Bu doğru değildir.
Organik, karbon kimyasına ait olan anlamına gelir. Hayatı oluşturan karbon elementinin  katıldığı kimyasal bileşiklere Oraganik adı verilir. Protein,  karbonhidrat organik bileşiktir. Domates organik bileşik değildir. Çünkü domates bir meyvedir, molekül değildir.

Organik domates, organik sebze, organik tahıl diye bir kavram yaratılamaz. Onun yerine DOĞAL veya KATKISIZ veya DOĞADAN kelimeleri kullanılmalıdır.